İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 filminden 1'i İzlenir çıktı, 19 dizisinden 5'i İzlenir çıktı
1954 yılında Ahmet ve Rabia Sürer'in kızı olarak dünyaya geldi. Eğitimini Bursa Anadolu Kız Lisesi'nde tamamladı. 1979 yılında Erden Kıral'ın Bereketli Topraklar Üzerinde filmi ile sinema hayatına adım atan sanatçı, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde iki kez "En İyi Kadın Oyuncu" ödülü kazandı. İlk evliliğini 1981 yılında Bülent Kayabaş ile yaptı. Daha sonra 16 Haziran Hareketi adlı silahlı sol örgütün lideri olduğu gerekçesiyle müebbet hapse mahkûm edilen Sarp Kuray ile evlendi. Kadın hakları ile yakından ilgili olan Sürer, politik duruşuyla da bilinmektedir. 2007'de İstanbul'da gerçekleşen 1 Mayıs kutlamalarına katılan sanatçı, polis tarafından gözaltına alındıktan bir gün sonra serbest bırakıldı.

Dizi, birbirlerinden oldukça farklı karakterde olan ve bambaşka hayatlar yaşayan bir grup insanın yollarının kesişmesiyle değişen yaşamlarını konu ediyor. Bu karakterler ya yeni bir yola yürümek ya da karmaşık bir geçmişle hesaplaşmak zorunda kalacaklardır.

İnci, düşünceleri nedeniyle cezaevine girmiş siyasi bir hükümlüdür. Annesinin cezası nedeniyle hapishanede büyümek zorunda kalan Barış ise kadınlar koğuşunda bütün mahkumların neşe kaynağıdır. Barış ile İnci arasında gelişen özel bağ, duvarlar arasında koskoca bir dünya yaratmalarını sağlar.

Dizi, varlıklı bir aile olan Soykanlar’ın başına geçen Aslan’ın, kendisiyle aynı yerden yaralı psikolog Devin’le tanışmasıyla aile içinde değişen dengeleri, gelişen olayları ve ‘aile’ kavramının en tartışmalı yönlerini ele alacak.

Yılmaz ve Elif aynı mahallede büyümüş ve birbirini seven iki aşıktır. Evlenecekleri düşünülürken zaman içinde hayat onları başka bir yöne savurur. Tekiner Holding'in veliahdı Ömer, Elif'e aşık olur ve onunla evlenir. Bu durumu asla kabullenmeyen Yılmaz ise Tekinerlerin kızı Filiz ile yakınlaşmaya başlar. Zamanla Yılmaz ve Filiz arasında büyük bir aşk başlar.

Bu belgesel,Tuncel Kurtiz'in farklı sanatsal üretimlerini ilk kez tüm boyutlarıyla yansıtırken arka planında da Türkiye'nin siyasi gerçeğine yer verir

2020 yılında vizyona giren Nasipse Olur'un devam filmi.

Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş döneminde, kasvetli bir İstanbul konağına isteksiz bir şekilde gelin olarak giden Fikriye, çok geçmeden bu konak hakkındaki cadı söylentilerini işitir ve konağın gizemli sahibi Naşit Nefi Efendi ile geçmişin karanlık sırlarına doğru bir yolculuğa çıkarlar.

Dilan amcasının emlak ofisinde çalışıp annesiyle yaşamaktadır. Yakında 30 yaşına basacaktır ama potansiyelini gerçekleştirememiş gibi hisseder. Sorunun ne olduğunu bulmaya çalışırken bir belgesel ekibi onu takip eder.

Sarhoş edici bir fanteziden tehlikeli bir ilişkiye uzanan zengin ve evli bir kadın, yayımlanmamış bir romanı eline aldıktan sonra hayatının geri dönülmez bir şekilde paramparça olduğunu fark eder.

Kocasını kaybeden Sultan, yalnızlıktan kurtulmak için yeniden evlenmek ister. Oğlunun itirazlarına ve kızının "erken" olduğu yönündeki eleştirisine rağmen kararlıdır. Bekar bir kadın olarak ayakta kalabilmek için toplumsal normları yıkarak evini pansiyona çevirir, pazarda tezgah açar ve erkek egemen işlere girer. Onun bu cesur duruşu, kasabadaki diğer kadınlara ilham olur ve kadınların bağımsızlık mücadelesini başlatır.

Hayatta sahip olduğu her şeyi kaybettikten sonra artık kötü bir adam olmaya karar veren Sadık, bir köşkte işlenen tuhaf cinayeti çözmeye çalışır. Aksiyon dolu üçlemenin ikinci filmi.

Cici, 1980'li yıllarda İç Anadolu'da yaşayan bir ailenin hayatına odaklanıyor. Aile, yaşadıkları acı kaybın ardından, yıllarca yaşadıkları yerden ayrılıp, şehre göç etmeye karar verir. Aradan geçen 30 yılın ardından, geçmişin izlerini taşıyan çiftlik evine geri döndüklerinde aile, yıllarca üstü kapalı duran gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.

İstanbul'un merkezinde yalnız yaşayan ve başarılı bir avukat olan Zuhal, bir gün evinde bir kedi sesi duymaya başlar. Gecelerce onu uyutmayan bu sesin kaynağını bulmak için apartmanda çaresiz bir arayışa çıkan Zuhal, o güne dek hiç iletişim kurmadığı komşularının tek tek kapılarını çalar. Kediyi bulamadıkça daha da absürtleşen bu arayış, bildiği doğruların peşinden giden Zuhal için yeni bir uyanışın da başlangıcı olacaktır.

Hayatında kısa süre içerisinde birçok olumsuz gelişmeye yaşayan Günfer, onun bu kötü günlerine şahit olan Gökhan'ın da yardımı ile tüm bu felaketlerden sıyrılmaya çalışır.

İnci, düşünceleri nedeniyle cezaevine girmiş siyasi bir hükümlüdür. Annesinin cezası nedeniyle hapishanede büyümek zorunda kalan Barış ise kadınlar koğuşunda bütün mahkumların neşe kaynağıdır. Barış ile İnci arasında gelişen özel bağ, duvarlar arasında koskoca bir dünya yaratmalarını sağlar.

Doğu Anadolu’ya tayini çıkan ebe Mürvet’le (Hülya Koçyiğit), kanun kaçağı Şehmuz’un (Tarık Akan) ilişkilerini anlatır.

Bütün Türkiye’nin tanıdığı Meryem Tunalı’nın kayboluşuyla başlayan hikaye, bir mahalleden yükselen büyük bir dönüşümün izini sürüyor. Küçük yaşta ailesini kaybeden ve kaderin sert yüzüyle tanışan Meryem’in, kalbinde büyüttüğü tek bir aşk vardır: Kadir. Yıllar sonra güç, para ve ihtirasla şekillenen Kadir’in dünyasıyla, saf duygularla hayata tutunan Meryem’in yolları yeniden kesişir. Ancak bu karşılaşma, bir aşk hikayesinden çok daha fazlasını beraberinde getirir: Sırlar, hesaplaşmalar ve geri dönüşü olmayan kararlar…

Çocuklarına bakmak için mesleği olan avukatlığa ara veren Nehir'in, kocası Serdar ile mutlu giden evliliğinde bir gün Serdar'ın ortadan kaybolmasıyla gelişen olayları konu alıyor.

Dizi, varlıklı bir aile olan Soykanlar’ın başına geçen Aslan’ın, kendisiyle aynı yerden yaralı psikolog Devin’le tanışmasıyla aile içinde değişen dengeleri, gelişen olayları ve ‘aile’ kavramının en tartışmalı yönlerini ele alacak.

Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.

Ozan, yaz tatilini kayınpederinin lüks villasında, ailesiyle geçirmek için bir sayfiye kasabasına gelir. Aslı’ysa, aynı kasabada ortağı olduğu restoranı ayakta tutmaya çalışan genç ve evli bir kadındır. Ozan’ın küçük kızının ölümle burun buruna geldiği bir anda ikilinin yolları kesişir. Her ikisi de, hiç beklemedikleri bir yerde aralarındaki çekimi hisseder. Çünkü bazı yaralar, ancak aynı yarayı taşıyan biri onu fark edene kadar saklı kalabilir… Birbirlerinin hayatında deprem etkisi yaratacak gizli bir ilişki başlamıştır. Aslı ve Ozan'ın hayatı tutkuyla, ihanetle, ölüm kalım anlarıyla dolu bir deneyimle sonsuza dek değişmiştir.

Dizi, birbirlerinden oldukça farklı karakterde olan ve bambaşka hayatlar yaşayan bir grup insanın yollarının kesişmesiyle değişen yaşamlarını konu ediyor. Bu karakterler ya yeni bir yola yürümek ya da karmaşık bir geçmişle hesaplaşmak zorunda kalacaklardır.

Cihan, büyük bir heyecanla üniversiteye hazırlanmaktadır. Hayal ettiği gibi üniversiteyi kazandığında başka bir heyecanın da içinde bulur kendini: “Aşk”. Yaşamaya yeni başladığını hisseden Cihan, aslında tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanmıştır ve bunu ilk öğrenen annesi Figen olur. Figen, kızının ömrü yettiğince onun hayatını benzersiz ve kızının hak ettiği gibi geçirebilmesi için çetin bir mücadeleye girişir.

İstanbul’un en belalı mahallerinden Çukur’un kontrolü Koçova ailesinin elindedir. Koçovalıların Çukur’u yönetirken en önemli kuralları da uyuşturucuya asla izin vermemeleridir. Ancak gözünü bu mahalleye dikmiş ve bu yasağı kırmaya hazırlanan yeni bir grubun ortaya çıkması ile mevcut düzen bozulur.

Uluslararası bağlantıları olan bir suç örgütünü çökertmek için görevlendirilen bir istihbarat ajanının hayat hikayesine odaklanıyor. Ali Kemal sözde sigorta şirketi yöneticisi karısı Esra ve kızı Tuğba’yla yaşayan sıradan biridir. Ancak ülkenin ekonomisinden politikasına kadar bir çok spekülasyonu yapabilecek olan iş adamı Ekrem’in peşindeki gizli bir devlet ajanıdır. İstihbarat müdürü Melek, Ali Kemal’i çocuk esirgeme kurumunda keşfetmiştir. Kardeşleri Sevda ve Nejat’la çocuk esirgeme kurumunda büyüyen Ali Kemal, halen daha kardeşlerini koruyup kollamaktadır. Fakat çevresindeki herkes onun bir ajan olduğunu bilmemektedir. Diğer yandan Ali Kemal’in başındaki işler yetmiyormuş gibi karısı Esra’nın kız kardeşi Ece ile kocası Suat’ın İstanbul’a yanlarına gelmesi yeni sorunlar açar başına. Babasının katilini bulmak için mücadele ederken, her zaman doğruların peşinde koşar. Ekrem’in bir türlü ele geçirilememesinden dert yanan Melek başka bir çözüm yolu bularak Ali Kemal’e Ekrem’in kız kardeşi Zeynep’i kendisine aşık etmesini ister.

Şehirden uzak sakin bir kasabada yaşayan emekli bir polis ve ailesi, şoke edici sırlarla dolu gizemli bir cinayete gırtlaklarına kadar batar.

Hicran; bütün insanlar arasında bir insan. Bütün kadınlar arasında bir kadın. Doğup büyüdüğü yuvada söz dinleyen bir çocuk. Sonra bir genç kız. Seven, aşık olan, kırılan bir yürek sonra da. Bütün anneler arasında bir anne. Sürüklenen bir hayatın içinde bir kadın. Bu hayat, günün birinde seçim yapmaya zorlar Hicran’ı. “Ben senin annen değilim” der, kızına. “Peki, sana ne diyeyim anne?” sorusuna yanıtı ise, çaresizlik ve isyan dolu bir fısıltıdır: “Bana artık Hicran de...”

Beyazperdenin unutulmaz karakterlerinden biri olan Tatar Ramazan, yeniden hayat buluyor. Yıllar önce Kadir İnanır'ın canlandırdığı karakteri, bu kez Bülent İnal oynuyor. Birbirlerine aşık olan Süreyya ve Ramazan'ın aşkı, Ramazan'ın bir cinayet işlediği iddiasıyla yarım kalır. Ramazan hapse girince, hamile olduğunu öğrenen Süreyya, kendinden büyük biriyle evlenmek zorunda kalır. İki aşığın yolları yeniden kesişecektir..

Şeyhmus ve Sultan'ın büyük aşkı, Şeyhmus'un siyasi nedenlerle 90'larda Fransa'ya gitmek zorunda kalmasıyla evlendikleri gün yarım kalır. Sultan yıllarını Kendirlerin gelini olarak, Şeyhmus'u bekleyerek geçirir. Şeyhmus ise Fransa'da kendine yeni bir hayat kurmuş, evlenmiş, çocuk sahibi olmuştur. Şeyhmus karısının ölümünün ardından, oğlu ile birlikte memlekete döner ama Sultan'a dönmez. 15 yıldır bu günü bekleyen Sultan'ın canına tak eder ve Kendirlerin evini terk eder. Onu bir türlü affetmeyen babasının ocağına sığınmak isteyen Sultan, o kapının da yüzüne kapanmasıyla, hayatla yalnız başına mücadele etmesi gerektiğini anlar ve onun için yeni bir hayat başlar.

1930’ lu yıllarda başlayıp, 1940’larla devam eden ve Ege’de geçen hikaye, babası bir iftira yüzünden haksız yere idam edilen Mehmet’in, idam kararını veren Hakim Mümtaz Bey’e duyduğu kini ve intikam hikayesini anlatıyor. Mehmet babasının idamından sonra annesiyle beraber kasabadan sürülmüştür. Yıllar sonra oldukça varlıklı bir halde eski kasabasına dönüp, babasının suçsuzluğunu kanıtlama peşinde olan Mehmet bindiği trende Leyla adında güzel bir genç kızla tanışır; babasının Mümtaz Bey olduğundan habersizdir. Mehmet, bir yandan Leyla’ya duyduğu ilgiye engel olamaz, diğer yandan da içindeki nefreti yenemez. Mehmet, aşkı ve intikam hırsı arasında kalacak, bu arada karşısına çıkan ve Leyla’dan çok farklı bir kişiliğe sahip olan Zeliha, onu bambaşka bir yola sürükleyecektir...
Görsel yokYağmur, varlıklı bir ailenin kızıdır. İtalya’da yaşamaktadır. Anne ve babasından sonra ablası da ölünce Türkiye’ye döner. Döndüğünde beş parasız kaldıklarını öğrenir. Üstelik servetlerini tüketen eniştesi hapse girmiş ve ablasının küçük kızı Eylül ortada kalmıştır. Aile avukatları gözden kaçan bir arsanın tapusunu Yağmur’a uzatır. Yağmur’un, yeğeni Eylül’ü de yanına alarak arsayı satmak için gittiği kasabada, onu bir onur savaşı bekler.

Hatay'da geçen dizi, iki ailenin dört kuşağa varan hikâyesini anlatmaktadır. Asi Kozcuoğlu (Tuba Büyüküstün) ve Demir Doğan (Murat Yıldırım)'ın aşk hikâyesi ve aileleri arasındaki gerginlik dizinin ana temasını oluşturmaktadır. Kozcuoğlu ailesi nesillerdir Hatay'daki topraklarında yaşamaktadır. Çiftliğin sahibi İhsan Kozcuoğlu (Çetin Tekindor) ve kızı, Asiye, hayatlarını çiftliklerini ayakta tutmaya adamışlardır. Hayatları Demir Doğan'ın başarılı bir iş adamı olarak şehre gelmesiyle değişir. Demir'in annesi, Emine (Elif Sümbül Sert) ve teyzesi Süheyla (Tülay Günal) yıllar önce Kozcuoğlu çiftliğinde çalışmışlar ve Emine Asi (Orontes) nehrine atlayarak intihar etmiştir. Demir'in Asi'ye olan ilgisi ve ilişkileri, teyzesinin ve kızkardeşi Melek ( Elif Sönmez)'in de hikâyeye dahil olması ile her bölümde yeni zorluklarla sınanacaktır.

Yılmaz ve Elif aynı mahallede büyümüş ve birbirini seven iki aşıktır. Evlenecekleri düşünülürken zaman içinde hayat onları başka bir yöne savurur. Tekiner Holding'in veliahdı Ömer, Elif'e aşık olur ve onunla evlenir. Bu durumu asla kabullenmeyen Yılmaz ise Tekinerlerin kızı Filiz ile yakınlaşmaya başlar. Zamanla Yılmaz ve Filiz arasında büyük bir aşk başlar.

Sait Faik Abasıyanık'ın yaşamı ve eserlerinden yola çıkarak II. Dünya Savaşı sonrası Burgaz Adası ve Beyoğlu'nda yaşayan yoksul Türk ve Rum asıllı vatandaşların yaşamlarını konu alan dört bölümlük bir drama dizisi.

Bütün kasabada mertliğiyle tanınan Halil, Ali Kaptan'a olan borcu yüzünden Rıza ve Olimpia'nın da aralarında bulunduğu işçilerle birlikte Ali Kaptan'ın kaçakçılık işinde çalışmak zorunda kalır. Bu sıralarda Çengi Eleni'yle yakınlaşmaya başlar. Borcunu ödeyene kadar bu "haram iş"te çalışmak zorunda olmaktan başka çaresi yoktur. Ta ki, kasabaya yeni kaymakam gelinceye dek...