İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

19 filminden 1'i İzlenir çıktı, 14 dizisinden 6'sı İzlenir çıktı
Tiyatro oyuncusu, sinema oyuncusu ve yönetmeni Kani Kıpçak'ın kızıdır. Konservatuvar mezunu olan sanatçı, 1947 yılında bir çocuk filminde rol alarak sanat hayatına atıldı. Tiyatroya 1960 yılında başlayan sanatçı, birçok sinema filmi ve dizide de rol aldı. Yönetmen Zeki Ökten'in eşidir. Yıldız Kenter'in mezun ettiği ilk öğrencilerdendir. TV seyircilerince, özellikle, Bizimkiler dizisindeki Kızıl lakaplı Doktor Türkan rolüyle tanınır. Oyunculuğunun yanı sıra çok sayıda film ve dizi için seslendirme yapmış, bazı yapımlar için seslendirme yönetmeni olarak görev yapmış, bazı yapımların da sanat ekibinde yer almıştır.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Saf görüntüsüne inat, cin fikirli Seyyid (Kemal Sunal); büyük bir apartmanda kapıcılık yapmaktadır ama işler öyle bir hal almıştır ki; yönetici ve apartman sakinleri de dahil artık Seyyid’in hizmetindedir.

Para ve hırs yüzünden hızla kirlenen dünyada, suçlularla giriştiği amansız mücadelelerde büyük başarılar kazanan Ömer Komiser, kız arkadaşı Sibel'le nişanlanmak için İstanbul'a gelir. Roma'da yaşayan Elif ise doğum gününde ailesiyle birlikte olmak için İstanbul'a gelir. Ömer ile Elif aynı gece ölüm acısı yaşarlar. Ömer'in kız arkadaşı ve Elif'in babası cinayete kurban giderler. İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar. Gergin ve önyargılı bir tanışmanın ardından peşlerine düştükleri her ipucu yollarını kesiştirir. Ömer, Sibel'in katilini bulmaya, ona atılan iftiraları temizlemeye kararlıdır. Elif ise ömrünün en zor anlarını yaşarken, babasının göründüğünün aksine karanlık bir hayatı olduğu gerçeğiyle yüzleşir. Bu Elif'in yüzünde patlayan ne ilk ne de son tokat olacaktır. Elif, ailesi için tehlikelerle dolu, karanlık yolda kaybolmak üzeredir.

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.

Aykut Enişte 2, Gülşah ile evlenme arifesinde olan Aykut'un, ailenin eski eniştesinin ortaya çıkmasıyla başından geçenleri konu ediniyor. Aykut ve Gülşah’ın düğününe sayılı günler kala ortaya çıkan davetsiz misafir ailedeki tüm dengeleri değiştirir. Çünkü gelen ailenin eski eniştesidir. Aykut iyi niyeti ve saflığı yüzünden başına açılan belalardan kurtulabilecek midir? Yoksa Gülşah’ı kaybetmek üzere midir?

Mesut, büyük bir kısmı deprem ihtimali nedeniyle terk edilmiş bir adada, büyük bir evde tek yakını olan köpeğiyle birlikte yaşamaktadır. Bu süreçte görüştüğü tek kişi evi temizlemeye ve yemek yapmaya gelen yardımcısı Esma'dır. Esma bir gün ormanda yürürken elinde çantası, kimsesiz bir genç kadınla karşılaşır ve onu evine almaya karar verir. Aynı zamanda Mesut'un oğlu Adem hayatında zor bir dönemden geçmektedir. Evliliğinde yaşadığı sorunlar ve yakın zamanda ortaya çıkan hastalığı, onu bir türlü anlaşamadığı babasının evine dönmek zorunda bırakır. Böylece tüm karakterler Mesut'un evinde toplanmış olur ve durumlar gittikçe garipleşmeye başlar.

Celal Tan ünlü bir anayasa profesörüdür. Bir gün Celal Tan’ın ailesi onun için sürpriz bir doğum günü kutlaması hazırlar. Ancak genç karısı Özge’yi kıskanan Celal Tan eve gelir gelmez karısıyla kavgaya başlar. Kavga sırasında Celal Tan, Özge’yi öldürür. Tüm aile cinayete şahit olmuştur. Polisin soruşturması sırasında aile içinde dengeler bozulacak ve sırlar ortaya dökülecektir.


Kocası ile çoktan bitmiş bir evliliği zoraki sürdürme çabasında olan Tülay, bir gün hiç beklemediği bir olaya şahit olunca sarsılır. Oturduğu C Blok’un kapıcısının oğlu Halit ile hizmetçisinin, kocası ile kendisinin yatağında seviştiğine istemeden tanık olmak, Tülay’ın tutkudan ve aşktan uzak nasıl kupkuru bir hayat sürmekte olduğunu fark etmesini sağlar. Bu olaydan sonra bütün psikolojisi ve davranışları değişen Tülay, kendi içinde bilinçsiz bir arayışa girer. Fakat bu arayış, hem kendisi için hem de çevresindeki insanlar için çok fazla risk barındırmaktadır. Türk Sinemasının en önemli ve başarılı yönetmenlerinden biri olan Zeki Demirkubuz’un ilk çalışması olan C Blok, yönetmenin ilerki yıllardaki filmleri ile ilgili pek çok ipucu barındırıyor.

Aralarındaki yaş farkı nedeniyle birlikteliklerini çıkmaza sokan, orta yaşlı bir sinema oyuncusu kadınla, 20 yaşlarındaki bir gencin sevda öyküsü.

İlk Türk kadın tiyatro sanatçısı Afife Jale’nin hayatı anlatılır. Afife çocukluğundan beri özgürlüğüne düşkün, serbest bir kızdır. Ancak muhafazakâr bir aile çevresinde yaşamaktadır. On iki yaşına geldiğinde bütün itirazına rağmen çarşafa girmiştir. Babası, aile büyüklerinin desteğiyle Sanayi-i Nefise mektebinde resim okumasına müsaade etmiştir. Fakat Afife’nin gönlü tiyatrodadır. Önceleri, Afife Kumpanyası’nın oyunlarını ev içinde kurduğu küçük sahnede arkadaşları için sahneler. Önündeki en büyük engel babasıdır. Afife, Paşa Dedesi ve çocukluk arkadaşı ve aşkı Doktor Ziya’nın desteği ile babasına karşı durur. İçindeki arzuyu uzun süre bastıramayacaktır.

Genç bir kadın olan Nuran, iyi bir işte çalışan Orhan ile evlidir. Ancak Nuran'ın evliliği pek de yolunda gitmez. Kocasının kendisini aile dostları olan bir kadın ile aldattığı öğrenen Nuran çok üzülse de evliliğini kurtarmak için çabalamaya başlar. Nuran ne kadar uğraşsa da Orhan'dan beklediği karşılığı alamaz. Nuran'ın bu şartlar altında ilişkilerine devam etmesi pek de kolay olmaz.

Çocuğu olmayan iki karılı Mestan'ın (Halil Ergün) gözleri görmeyen, yetim Gülüşan'a (Yaprak Özdemiroğlu) duyduğu aşkı anlatıyor film. Gülüşan ona, iki karısının vermediği çocuğu verecektir. Bu inançla Gülüşan'ı narin bir çiçek gibi her işden sakındırır, diğer karılarında kıskançlığa neden olur bu durum. Üstelik Mestan çocuk sahibi olamayışının nedenini karılarına atmakta ve onlara kötü davranmaktadır.

Şaban Ali ile birlikte bir fabrikada işçi olarak çalışmaktadır. Birgün patronlarından zam istedikleri için işten atılırlar. Uzun zaman iş ararlar fakat bulamazlar. Necla ise Şaban'a kadınların daha kolay iş bulabileceğini söyler ve karı koca iddiaya girerler. Necla ertesi gün sekreter olarak işe başlar. Evdeki roller değişir. Necla evin erkeği, Şaban ise evin hanımı olmuştur. Fakat ikili Necla'nın yoğun çalışma saatlerinden dolayı mutsuzdurlar.

Sosyete Şaban, kendisini beğenmeyen beşik kertmesinin kalbine girmeye çalışan bir adamın hikayesini konu ediyor. Köylü Şaban Ağa, beşik kertmesi olan Peri adındaki kadınla evlenecekleri günün hayali ile yaşamaktadır. Güzel bir kadın olan Peri ise Şaban’ın varlığından bile haberdar değildir. Amerika’daki eğitimini tamamlamasının ardından ailesinin yanına geri dönen Peri, babasının ciddi bir maddi sıkıntı içinde olduğunu öğrenir. Babası, yaşadıkları bunalımdan çıkış yolunun kızının, zengin bir adam olan Şaban ile evlenmesinde görmektedir. Babasının içine düştüğü durumdan kurtarmak isteyen Peri, Şaban ile evlenmeyi kabul eder. Ancak, gereken parayı alındıktan sonra Şaban’dan kaçarak şehre, eski yaşantısına geri döner. Kendine yapılanlardan dolayı incinen Şaban, genç kızdan intikam almaya kararlıdır. Köylü yaşamından kurtulup, tam bir şehir insanına dönüşen Şaban, Peri’nin karşısına Dilaver Bey olarak çıkacaktır.

Saf köylü Osman, yanında ırgat olarak çalıştığı Hasan Ağa'nın kızı Emine'ye deliler gibi aşıktır... Bunu ağaya açıklayınca ağa öfkeden deliye döner. Ancak Osman ailesiyle birlikte kapısına dayanınca da yüklü miktarda başlık parası ister. Aşkından divane olan Osman yüzünden başlık parası arttıkça artar ve 600 bin liraya yükselir. Parayı biriktirmek için gurbete çalışmaya giden Osman tamamladığı başlık parasıyla köye dönerken soyulur. Dönüşte Emine'yi alamadığı gibi, toprakları elinden alınan babasının da ölümüne tanık olur. Tekrar şehire dönen Osman hem başlık parası biriktirmek, hem toprakları geri almak için çare aramaya başlar. İkinci İstanbul macerasında karşısına çıkan askerlik arkadaşı Şevket, ona kısa yoldan zengin olmasına yarayacak tokatçılığı öğretmeye başlar. Şevket'ten insanları ve hayatı tanımaya öğrenen Osman, ona saflığı ve iyiliği öğretecektir.

Yoksul Müslüm sevdiği kızı, Gülbahar'ı kaçırır ve iki sevgili evlenip küçük bir kasabaya taşınırlar. Geçim sıkıntısı çeken çift için yaşamak günden güne zorlaşmaktadır. Bir süre sonra iyice sıkıntıya düşen Müslüm, daha fazla para kazanabilmek için başka bir şehre işçi olarak gider. Burada birlikte çalıştığı toprak işçilerinden birinin altını çalınır ve bir talihsizlik sonucunda suçlu bulunan Müslüm hapse düşer. İnançlı ve dini değerlerine bağlı bir adam olan Müslüm bu dertten başını kurtarabilmek için Tanrı'ya adak adar. Eğer ki suçlu olmadığı tespit edilirse ilk doğacak çocuğunu kurban edecektir. Nitekim gerçek suçlu ortaya çıkar ve Müslüm köyüne geri döner. Burada karısını hamile bulan çaresiz adam adak sözünü hatırlar...

Film, zorluklara katlanarak evlenen üç çiftin evliliklerinde yaşadıklarını anlatır. Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin ve Leyla ile Mecnun aynı apartmanda yaşayan evli çiftlerdir. Hepsi de evliliklerinde benzer sorunlar yaşamaktadır. Bir gün Leyla ile Mecnun örnek aile olarak televizyon programına çıkarlar. Programın amacı aile içi geçimsizliği engellemektir. Ancak çift programda kavga etmeye başlar. Bu kavga neticesinde ülke ikiye ayrılır. Kadınlar örgütlenip Leyla'yı, erkekler de Mecnun’u destekler. Bir süre sonra çiftler barışır, fakat aralarındaki tartışmalar devam edecektir.

Başlık parası olmadığı için sevdiği kızla evlenemeyen fakir bir köylü, onun peşinden İstanbul’a gelir. Fakat bir türlü parayı denkleştirip babasının karşısına çıkamaz. Bu sırada tesadüfen tanıştığı küçük bir kızla olan dostluğu bütün işleri karıştırır. Ailesinden ilgi görmek isteyen kız, gence kendisini fidye karşılığı kaçırmasını söyler. Böylece hem kendisi sevilip sevilmediğini ölçecektir, hem de fakir genç fidye sayesinde sevdiği ve evlenmek istediği kıza kavuşacaktır. Fakat işler bir anda arapsaçına döner.

Saf görüntüsüne inat, cin fikirli Seyyid (Kemal Sunal); büyük bir apartmanda kapıcılık yapmaktadır ama işler öyle bir hal almıştır ki; yönetici ve apartman sakinleri de dahil artık Seyyid’in hizmetindedir.

Seyyar köftecilik yapan iyi niyetli ama çok meraklı Şaban bir gün zor durumdaki bir kıza yardım etmek isterken kendisini onunla evlenmiş bulur. Kızın akrabaları boşanırsa kızın mirasına konacaklardır. Şaban’ın akrabaları ise evli kalması ve bir çocuk yapmaları halinde mirasa konacakları hayalini kurmaktadırlar. İki arada bir derede kalan meraklı köfteci Şaban ise giderek kıza aşık olur.

Film, amcasının servetini tüketen bir genç kızla onu seven saf bir bahçıvanın hikâyesini anlatır. Serpil, ailesiyle birlikte amcasının serveti sayesinde lüks bir yaşam sürer. Amcası Süleyman Bey’den para alabilmek için kendisini dindar bir aile kızı gibi gösterir. Ancak Süleyman Bey, Serpil’in oynadığı oyunları öğrenir. Evlenmediği taktirde Serpil’i mirasından mahrum edeceğini söyler. Süleyman Bey’in saf bahçıvanı Apti ise Serpil’e âşıktır. Serpil, amcasının tehditleri nedeniyle Apti’yle evlenmek zorunda kalır. Ancak balayı için gittikleri Uludağ’da tanıştığı bir gençten hoşlanınca Apti’den kurtulmak için çare arayacaktır.

Leyla, ailesinin eksik ve yanlış eğitiminin sonucu, kültürüne yabancı bir kişi olmuştur. Viyana'daki müzik eğitimi sırasında kökenlerine bağlı Mehmet'le tanışır ve bir ilişki yaşamaya başlar. Ancak Leyla'nın ölçüsüz batı hayranlığı bu ilişkiyi bitirecektir.

4 adam, 1 kadın… Buydu Zuhal Soydaşlı’nın hikayesi. Üç erkek evladın annesi, bir türlü büyüyemeyen bir adamın karısıydı. Özetle; kendi evinin yalnızıydı. Son oğlunu kucağına aldıktan birkaç ay sonra Millî Eğitim Bakanlığı’ndaki görevinden emekli olmak zorunda kaldı Zuhal. Birkaç gün sonra da kocası Hasan Soydaşlı’nın onu aldattığını öğrendi. Oğullarıyla birlikte sığabileceği bir yuva uğruna, çalışmaktan başka çaresi yoktu Zuhal’in. Çocuklarıyla birlikte ayakta, hayatta kalmaya çalıştığı şehrin ta kendisiydi Zuhal. Ankara’ydı o. Denizi yoktu, boğazı yoktu. Hiçbir zaman da olmayacaktı. Ama direnişti, mücadeleydi. Çünkü anne olmak başlı başına, “tek başına” bir mücadeleydi.

Atike Hınçlıer'in "Yürek Çıkmazı" romanından uyarlanan dizi, kişilik bozukluğu yaşayan bir adamın ve hayata çocuklarıyla birlikte dört elle sarılmaya çalışan bir kadının dramatik hikayesini anlatıyor.

Zeynep... Eski İstanbul mahallelerinden birinde yaşayan Esen Ailesi’nin beş çocuğundan biri. Zeynep’e çocukluğundan beri aşık bir adam Murat ve İstanbul’un köklü ve zengin ailelerinden birinin genç varisi Kenan. Murat’ın evlilik teklifinden hemen sonra Kenan’la tanışan Zeynep bir yol ayrımındadır. Bir tarafta kendisini seven ama ona karşı büyük bir aşk hissetmediği Murat, diğer tarafta uzak durmak istese de çekimine karşı koyamadığı Kenan... Açık denizler ve güvenli limanlar arasında bir seçim yapmaya çalışan Zeynep, aşkı yeniden sorgulamaya başlar. Kenan ve Murat arasındaki düşmanlık giderek yükselirken arada kalan Zeynep olur. Aşk ve Gurur, Kenan ve Murat arasındaki düşmanlığın içinde kendini var etmeye çalışan Zeynep’in hikayesidir.

Bazı bağlar vardır, hiç kopmayan... Anne çocuk gibi, kadim dostluklar gibi, gerçek aşklar gibi... 'Cennetin Gözyaşları' bu kopmayan bağların kadim öyküsü. Kopmayıp kördüğüm haline gelen bağların. Çünkü kimse kaderinden kaçamaz.

Para ve hırs yüzünden hızla kirlenen dünyada, suçlularla giriştiği amansız mücadelelerde büyük başarılar kazanan Ömer Komiser, kız arkadaşı Sibel'le nişanlanmak için İstanbul'a gelir. Roma'da yaşayan Elif ise doğum gününde ailesiyle birlikte olmak için İstanbul'a gelir. Ömer ile Elif aynı gece ölüm acısı yaşarlar. Ömer'in kız arkadaşı ve Elif'in babası cinayete kurban giderler. İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar. Gergin ve önyargılı bir tanışmanın ardından peşlerine düştükleri her ipucu yollarını kesiştirir. Ömer, Sibel'in katilini bulmaya, ona atılan iftiraları temizlemeye kararlıdır. Elif ise ömrünün en zor anlarını yaşarken, babasının göründüğünün aksine karanlık bir hayatı olduğu gerçeğiyle yüzleşir. Bu Elif'in yüzünde patlayan ne ilk ne de son tokat olacaktır. Elif, ailesi için tehlikelerle dolu, karanlık yolda kaybolmak üzeredir.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Yazlıkçılar, 1993-1998 yılları arasında, önce TRT 1'de, 1994 yılından itibaren de Star TV'de yaz aylarında yayınlanmış tv dizisi. Oyuncu kadrosunun ağırlıklı kesimi Bizimkiler dizisinin oyuncularından oluşan dizin çekimleri önce Tekirdağ'a bağlı Kumbağ'da, daha sonra Burhaniye'ye bağlı Ören'de yapıldı.

Türkiye'nin adalet sistemini konu alan televizyon dizisi. Kemal Sunal'ın ilk dizisidir. Türk yargı sistemi ironik bir şekilde ti'ye alınmıştır. Rüşvet, yolsuzluk, adam kayırma, sorunların mahkemede çözülememesi ve kavga gibi sorunlar dizide yer alır. İstanbul'da hayatını normal şartlarda ilerleten bir aileyi konu alır. Ailenin reisi, Mübaşir Rıza bir adliyede çalışmaktadır. Adliyede ve günlük hayatta başına gelenler yaşanmaktadır.

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.

Bir dönemin ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu Cahide Sonku'nun hayatı...


Zülal ve Nejat üvey teyze çocuklarıdır. Küçüklükten beri beraberdirler ve birbirlerine içten içe tutkundurlar. Aşklarını bir türlü itiraf edemezler ve hayat onları farklı yerlere sürükler.

Refik Halid Karay’ın aynı adlı eserinden uyarlanan drama…