İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
1953-1997 yılları arasında Devlet Tiyatroları'nda oyuncu olarak görev yaptı. Londra Royal Shakespeare Academy'de de bir süre çalışmalara katılan Kurtoğlu, 1982-1985 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde ders verdi. 1997 yılından beri özel tiyatrolarda oyuncu olarak çalışmalarını sürdüren Kurtoğlu, 100'ü aşkın oyunda çeşitli roller üstlendi.

Osmanlı İmparatorluğu'nun adım adım adım çöküşe gittiği gerçeğini algılayamayan ve bu nedenle düşman işgaline rağmen İstanbul Hükümetini samimi bir çabayla savunmayı sürdüren bir din adamı (Çetin Tekindor) Kuvayi Milliye'nin ilk tohumlarının atıldığı Akşehir'e gelir. Görevi, sarayın otoritesini tanımayan bu yeni hareketi, din adamı kimliğini kullanarak daha doğuş sürecindeyken provoke etmektir. Ancak, kahramanımız zaman içinde gördükleri ve yaşadıklarıyla giderek bilinçlenecek, ulusal kurtuluş ordusunun en önde gelen mücahitlerinden birine dönüşecektir. Kendisine silahlı cihadı öğreten deli dolu çete reisi (Erol Taş), yaşadığı uzun dönüşüm sürecinin ardından ona şöyle der: "Ben buraların ağasıyım. Sen de artık ağa oldun. Ama bir bölgeye iki tane ağa olmaz. Ben varken sen de bundan böyle Küçük Ağa olarak anılacaksın."

Başrollerinde Zuhal Olcay, Haluk Bilginer ve Müşfik Kenter'in olduğu dizide, zengin ailesinin karşı çıkmasına rağmen evlendiği ve çok sevdiği eşinin ölümünden sonra bunalıma giren ve küçük kızı ile İstanbul'un arka sokaklarında yaşama tutunmaya çalışan hüzünlü bir kadının hikayesi anlatılıyor.

1993 yılında yayınlanan Borsa dizisi, Türk televizyon tarihinde yayınlanmış ilk borsa ve finans temalı televizyon dizisi olma özelliği taşımaktadır. TurkInvest sponsorluğu ve Hürriyet Production ortak yapımı ile yayınlanan dizinin yönetmen koltuğunda Kartal Tibet yer alıyor.

Dizi, 1930'ların İstanbul'unda geçen, zengin bir ailenin yaşamını ve bu çevrede işlenen bir cinayeti konu alır.

Doktor Cemal ve diğer hastane personelinin özverili çalışması…

Tarık Buğra'nın "Osmancık" adlı romanından uyarlanan ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu anlatan dizi.

Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek adlı eserinden uyarlanan "Ateşten Günler”.

Başrollerinde Zuhal Olcay, Haluk Bilginer ve Müşfik Kenter'in olduğu dizide, zengin ailesinin karşı çıkmasına rağmen evlendiği ve çok sevdiği eşinin ölümünden sonra bunalıma giren ve küçük kızı ile İstanbul'un arka sokaklarında yaşama tutunmaya çalışan hüzünlü bir kadının hikayesi anlatılıyor.

Bulgaristan'da Türklere yapılan zulümden kaçan bir ailenin Türkiye'ye sığınmaları üzerine Bulgar makamları tarafından rehin tutulan küçük kızları Aysel'in acıklı öyküsü...

Küçük yaşta gördüğü kötü muamelelerden dolayı acıma duygusu olmayan bir öğretmen, babasının vefatından sonra onun günlüğünü okuyarak babası ve hayatı hakkındaki gerçekleri öğrenir.

Yalnızlığını yenip öbür yarısını bulmak için Saraybosna'ya gelen genç bir adam ve yapayalnız genç bir kız aynı kentte karşılaşır. Saraybosna'da, yüzyıllar öncesinde kalan büyük bir aşkın öyküsünü dinlemeye başlarlar. Öykü geçmiş zamanların, eski güzel günlerin sevdalılarının öyküsüdür. Ayın 14'ünde, dolunay vakti aynaya bakıp kısmetini, Aliş'i gören Zeynep, babasının zengin bir dostuna kendisi için söz verdiğinden habersizdir. Aralarındaki sınıf farkının engel olacağından habersiz iki genç Saraybosna'da bir düğünde tanışır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun adım adım adım çöküşe gittiği gerçeğini algılayamayan ve bu nedenle düşman işgaline rağmen İstanbul Hükümetini samimi bir çabayla savunmayı sürdüren bir din adamı (Çetin Tekindor) Kuvayi Milliye'nin ilk tohumlarının atıldığı Akşehir'e gelir. Görevi, sarayın otoritesini tanımayan bu yeni hareketi, din adamı kimliğini kullanarak daha doğuş sürecindeyken provoke etmektir. Ancak, kahramanımız zaman içinde gördükleri ve yaşadıklarıyla giderek bilinçlenecek, ulusal kurtuluş ordusunun en önde gelen mücahitlerinden birine dönüşecektir. Kendisine silahlı cihadı öğreten deli dolu çete reisi (Erol Taş), yaşadığı uzun dönüşüm sürecinin ardından ona şöyle der: "Ben buraların ağasıyım. Sen de artık ağa oldun. Ama bir bölgeye iki tane ağa olmaz. Ben varken sen de bundan böyle Küçük Ağa olarak anılacaksın."