İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Onur Ünlü (24 Haziran 1973; Izmit, Türkiye), Türk yönetmen, senarist, yapımcı, oyuncu, şair ve müzisyendir.

Cemal, Akhisar'da babası ile aynı evde yaşayan ve aynı berber dükkanında çalışan genç bir adamdır. Herkesin birbirini tanıdığı bu kasabada, gayet sıradan gibi görünen insanların bazı olağanüstü güçleri vardır. Ama hiçbiri süper kahraman değildir, bilakis sıradan problemleri olan, sıradan insanlardır.

Leyla ile Mecnun dizisi ani bir kararla yayından kalkınca, dizinin yapımcılarından Funda ve yönetmen Onur durumu oyunculara açıklar. Bütün dizi ekibi işsiz kalmıştır. İşi ve birbirleriyle çalışmayı seven ekip durumu kabullenmekte güçlük yaşar. Ali, canlandırdığı Mecnun karakterinin etkisinden bir türlü kurtulamamaktadır. Serkan’ın bir yanı hâlâ “İsmail Abi”dir. Evli ve bir çocuk babası Osman ise dizideki karakteri Yavuz gibi bütün vaktini arkadaşlarıyla geçirmektedir. Cengiz herkesin gözünde hâlâ Erdal Bakkal’dır. Ahmet, tıpkı İskender gibi bütün ekibin babası konumundadır. Kimse rolünden tam olarak çıkamamıştır ve her biri gündelik hayata adapte olmakta zorluk çekmektedir. Oyuncular Leyla ile Mecnun'un senaristi Burak'a giderek yeni bir dizi yazmasını isterler. Üç yıldır aynı diziyi yazmakta olan Burak'ın yeni bir proje üzerinde düşünecek vakti olmamıştır. Herkes kara kara ne yapacağını düşünmeye başlar.

Şükran, 10 yaşındayken geçirdiği kazanın ardından sakat kalır. Artık yetişkin bir kadın olan Şükran, insanlar ile arasında bir bağ kurmaya çalışsa da bir türlü başarılı olamaz. Karşı cins ile kurduğu ilişkilerde her daim mutsuz olan Şükran, hemcinsine yönelmeye karar verir. Ancak burada da durum pek farklı olmaz. Büyük bir çaresizlik içinde olan Şükran'ın durumu aslında diğer insanlardan çok da farklı değildir.

Mete, zengin bir babanın şımarık oğludur. Taşkınlıklarına son vermek isteyen babası onu sıra dışı bir cezaya çarptırır. Mete, zamanda yolculuk yaparak 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nda kurmaca bir köye gönderilir ve bir seyis olarak yaşamaya zorlanır. Mete köyde, hayatını tamamen değiştiren Asena ile karşılaşır.

Ünlülerin mahallesi Cihangir’in en ünlüsüdür Yılmaz. Popüler sinemacılarla oyuncuların uyuşturucu satıcısı ve yakın arkadaşıdır. İstanbul’da başlayan uyuşturucu operasyonları sonrasında satacak uyuşturucu bulamaz ve içinde artık sevilmeyeceğine dair bir paranoya hasıl olur. Bu paranoya ona her geçen gün daha büyük riskler aldıracak, Yılmaz sevilme vahametiyle yavaş yavaş yok olacaktır.

Hayattaki tek tutkusu cansız şeylerin fotoğrafını çekmek olan kırk yaşındaki Günel, şirket çekilişinde kazandığı bedava Kıbrıs tatilinde, enerjik ve sempatik fakat biraz da geçmişi karanlık Şefik’le tanışır. Lüks villada, havuz kenarında, birayla başlayan tatil, Günel’in bacağını kırmasıyla tatsızlaşır. Tek avuntusu İstanbul’daki komşusuyla aynı adı taşıyan ve tıpkı onun gibi hemşire olan Nazlı’yla tanışmaktır. Sıkıntıdan komşu villadaki Şefik’i gözleyen Günel beklenmedik bir… cinayete mi şahit olur? Sıcak hava ve aldığı ilaçlar yüzünden bir türlü emin olamaz.

Şükran, 10 yaşındayken geçirdiği kazanın ardından sakat kalır. Artık yetişkin bir kadın olan Şükran, insanlar ile arasında bir bağ kurmaya çalışsa da bir türlü başarılı olamaz. Karşı cins ile kurduğu ilişkilerde her daim mutsuz olan Şükran, hemcinsine yönelmeye karar verir. Ancak burada da durum pek farklı olmaz. Büyük bir çaresizlik içinde olan Şükran'ın durumu aslında diğer insanlardan çok da farklı değildir.

Belediyede temizlik hizmetlerinde görevli olan Rıza, annesine son derece düşkündür. Bu düşkünlüğü, çok istemesine rağmen evlenip bir yuva kurmasına da mani oluyordur. Karşı apartmana taşınan Serpil adlı çocuklu ve dul bir kadının hayatına girmesiyle, Rıza’nın evlilik hayalleri yeniden alevlenir, fakat bir yandan da suçluluk duygusu gittikçe artıyordur. Öyle ki, bir süre sonra gerçek hayatla bağı iyice kopmaya, annesine daha da bağlanmaya başlar. Rıza artık annesinin öldüğünün bile farkında olmadan onunla yaşamaya devam ediyor, bir yandan da umutsuzca Serpil’le ilişki kurmaya çalışıyordur.

İstanbul’un Cihangir semtinde yaşayan bir grup sanatçının zaten yeterince karmaşık olan ilişkileri, hayatlarına giren bir el kamerası nedeniyle iyice garip bir hal alır. Tüm kadınların âşık olduğu narsist bir yönetmen, birbirlerine kabloyla bağlı iki ev arkadaşı, aynı zamanda morg olan bir tiyatro sahnesi, ölüleri dirilten bir hemşire ve ekibin bazen sağ bazen sol, bazen de iki kolu olmayan torbacısı; Onur Ünlü’nün zaman ve mekânla oynadığı deneysel anlatısının kahramanlarıdır. Söz konusu kamera kimisi için iyi bir fırsatken kiminin sonunu getirecektir.

Cemal, Akhisar'da babası ile aynı evde yaşayan ve aynı berber dükkanında çalışan genç bir adamdır. Herkesin birbirini tanıdığı bu kasabada, gayet sıradan gibi görünen insanların bazı olağanüstü güçleri vardır. Ama hiçbiri süper kahraman değildir, bilakis sıradan problemleri olan, sıradan insanlardır.

Celal Tan ünlü bir anayasa profesörüdür. Bir gün Celal Tan’ın ailesi onun için sürpriz bir doğum günü kutlaması hazırlar. Ancak genç karısı Özge’yi kıskanan Celal Tan eve gelir gelmez karısıyla kavgaya başlar. Kavga sırasında Celal Tan, Özge’yi öldürür. Tüm aile cinayete şahit olmuştur. Polisin soruşturması sırasında aile içinde dengeler bozulacak ve sırlar ortaya dökülecektir.

Aydın, İstanbul’a yeni tayin edilmiş bir polis memurudur. Şehir kadar sosyal hayata da yabancılık çekmektedir. En büyük sıkıntısı yalnızlıktır. Şekerci dükkânında çalışan Mehtap’la uzaktan uzağa ilişki kurmaya çalışır. Fakat ilgisine karşılık alamaz. Tıpkı hastalığından dolayı arkadaşları tarafından dışlanan Osman ve diğerleri gibi… Her insan, hayatı boyunca birinden ötekine savrulup durur.

Bütün hayatını bir mucize bekleyerek geçiren Fikri Şemsigil, sonunda bu mucizeyi yaşar ve 'Güneşin Oğlu' olduğunu öğrenir. Fakat yaşadığı mucize, düşündüğünün aksine Fikri Bey'in hayatını alt üst eder. Fikri Bey'in ruhu artık, çevresindeki insanların bedenlerine girip çıkmaktadır. Ve sonunda Fikri Bey, bu kez, yıllarca beklediği mucizeden kurtulmak için, gerçeklerin peşine düşmek zorunda olduğunu anlar. Olaylar çığırından çıkmıştır. Peki, karşı apartmandaki komşusu dünyalar güzeli kız ne olacaktır?