İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Şebnem Hassanisoughi (d. 7 Aralık 1985) İstanbul doğumlu Türk sinema, dizi oyuncusu. Babası İran Azerisi'dir. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü Tiyatro Ana Sanat Dalı ve Kadir Has Üniversitesi Film ve Drama Yüksek Lisans Program eğitimleri almıştır.

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

Aşkın ve nefretin, dostluğun ve düşmanlığın, iyiliğin ve kötülüğün en uçlarda yaşandığı bir hikaye... Poyraz, dibi görmüş bir adam. Hayatta sevdiği, değer verdiği her şeyi ailesini, mesleğini, karısını ve oğlunu kaybetmiş. Bütün bu dertlerle dalga geçerek ayakta kalmış. Canından çok sevdiği oğlunu, kayınpederi Ünsal’dan almak için çaresizlik içinde düşünürken, oğlunu almak için eski amiri Mümtaz, ona bir teklif yapar. Bahri Umman adlı bir mafya babasının yanına girecek ve ona bilgi sağlayacaktır. Çaresiz kalan Poyraz, bu teklifi kabul etmek zorunda kalır. Bu arada Ayşegül diye bir kızla tanışmıştır. Poyraz, kendi başını belaya sokma konusunda uzman olduğundan, Ayşegül’ü de her belanın içine katmayı başarır. İkili, ilk andan itibaren birbirlerinden hoşlanmışlardır. Ne var ki bu iki yaralı, yorgun ve yalnız insan için aşk imkansız gibi görünmektedir. Çünkü Ayşegül, Poyraz’ın patronu Bahri Umman’ın kızıdır ve üstelik Poyraz bu gerçeği Ayşegül’den saklamak zorundadır.

Başarılı doktor İnan Kural, öfkeli bir hasta yakını tarafından vurulur. Mucize eseri kurtulur ama uyandığında son 12 senesini hatırlamamaktadır. Bu sürede ailesini kaybettiğini öğrenen İnan, şimdi mesleğini de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Düpedüz yabancısı olduğu bir hayata uyanan İnan, parçalanmış hayatını birleştirmeye karar verir. Hayatının son döneminde mucize dediği aşkı Elif, yıllar önce ayrıldığı eski eşi Aylin, onun kardeşi Toprak ve kırdığını bile hatırlamadığı tüm kalpleri onarırken, hastaların hayatı ve ölümle mücadele ettiği, zorlu ama inadına umutlu bir yolculuğa çıkar.

Dışarıdan pırıltılı görülen plaza dünyası, içerde egoların ve hırsların çarpıştığı bir arenadır. Kadınlar Dünya Serbest Dalış rekortmeni Aydan, aniden kendini bu dünyada ve yeni ailesinin içinde bulur. Onun gelmesi ile ailenin kirli geçmişi ve aile üyelerinin gerçek yüzleri ortaya çıkar. Ve ailede acımasız bir taht kavgası başlar. Aydan bu kavgada kendi değerleri ve aşkı ile ayakta kalacak mı, yoksa güç ve para onu da mı zehirleyecektir?

Yasemin Derin Türkiye'nin en meşhur kadın oyuncularından biridir. Ancak yıllardır ikili bir hayat yaşamaktadır. Kendini şöhretiyle kamufle eden Yasemin'in bu hiç beklenmedik ikinci hayatı onu sırlarla dolu bir maceranın ortasına sürükler.

Köklü bir aileden kaçırılıp sokaklara düşen bir çocuğun, yıllar sonra evine dönmesi ile kendini yeniden var etme mücadelesini anlatıyor.

Evli ve iki çocuk babası olan tuhafiyeci Yusuf, 50’li yaşlarının başında orta yaş bunalımına girer. Bedeninin yaşlanmasını kafasına takan Yusuf, hem dış görünüşünü hem de yaşam tarzını değiştirmek ister. Yusuf’un en büyük hayali ise, Meryem ile evlendiği günden beri oturduğu evden ayrılıp, deniz kenarında bir eve taşınmaktır. Hayalini gerçekleştirmeye çalışan Yusuf, evi almak için mücadele ederken kendisini beklenmedik durumların içinde bulur.

Dünya gizemli bir salgının etkisi altındadır. Dil ve konuşma yoluyla yayılan bu salgından sadece eski bir dil bilimci olan Murat Siyavuş etkilenmez. Salgınla Mücadele Kurumu, hastalıktan kurtulan tek kişi olan Murat'ın peşine düşünce genç adam, saklandığı kurtarılmış bölgeden çıkmak zorunda kalır. Korunaklı alanından çıkan Murat Siyavuş, salgının etkisi altına aldığı İstanbul'un gizemli yerlerinde hastalığın mirası olan “sıcak kafa”sının sırrını ortaya çıkarmak için zorlu bir mücadeleye girişir.

Bir iş görüşmesi. Dört aday. İşi kapmak için gizem dolu sınavlardan geçip bütün hünerlerini göstermek zorunda kalan adaylar, bir süre sonra bu acımasız metotun bir parçası haline gelir.

Rüya Kıran o sabah Berlin'deki evinden Suriye'ye doğru yola çıktığında ölümü çoktan göze almıştır. Aynı sabah, “bir daha dönmem,” diyerek ailesini terk eden Yusuf Alacan'ın altı yıl sonra ilk kez Antakya'ya, baba evine döneceği gündür. Yine o gün, Yusufların arazisinden Suriye'ye geçmeye çalışan kaçak bir konvoy yakalanmış, Mit görevlisi Selma Çelik Atmaca lakaplı uluslararası büyük bir kaçakçının peşine düşmüştür. O akşam Yusuf ve Rüya'nın yolları Suriye sınırında çakışır. Rüya karşıya geçebilmek için Boran'la buluşmaya, Yusuf ise arazideki sorun yüzünden kaçırılan babasını kurtarmaya gelmiştir. Yusuf'un tetiği çekmesiyle birlikte kıyamet kopar. Boran Yusuf'un babasını, Yusuf ise babasına karşılık Rüya'yı rehin alır. İkisinin de bilmediği, konvoyun sahibi Atmaca lakaplı uluslararası kaçakçının, Berlin'de çok sevilen bir lokantacı olan Rüya'nın babası Ayaz Kıranolduğudur.

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

Aşkın ve nefretin, dostluğun ve düşmanlığın, iyiliğin ve kötülüğün en uçlarda yaşandığı bir hikaye... Poyraz, dibi görmüş bir adam. Hayatta sevdiği, değer verdiği her şeyi ailesini, mesleğini, karısını ve oğlunu kaybetmiş. Bütün bu dertlerle dalga geçerek ayakta kalmış. Canından çok sevdiği oğlunu, kayınpederi Ünsal’dan almak için çaresizlik içinde düşünürken, oğlunu almak için eski amiri Mümtaz, ona bir teklif yapar. Bahri Umman adlı bir mafya babasının yanına girecek ve ona bilgi sağlayacaktır. Çaresiz kalan Poyraz, bu teklifi kabul etmek zorunda kalır. Bu arada Ayşegül diye bir kızla tanışmıştır. Poyraz, kendi başını belaya sokma konusunda uzman olduğundan, Ayşegül’ü de her belanın içine katmayı başarır. İkili, ilk andan itibaren birbirlerinden hoşlanmışlardır. Ne var ki bu iki yaralı, yorgun ve yalnız insan için aşk imkansız gibi görünmektedir. Çünkü Ayşegül, Poyraz’ın patronu Bahri Umman’ın kızıdır ve üstelik Poyraz bu gerçeği Ayşegül’den saklamak zorundadır.

Hicran; bütün insanlar arasında bir insan. Bütün kadınlar arasında bir kadın. Doğup büyüdüğü yuvada söz dinleyen bir çocuk. Sonra bir genç kız. Seven, aşık olan, kırılan bir yürek sonra da. Bütün anneler arasında bir anne. Sürüklenen bir hayatın içinde bir kadın. Bu hayat, günün birinde seçim yapmaya zorlar Hicran’ı. “Ben senin annen değilim” der, kızına. “Peki, sana ne diyeyim anne?” sorusuna yanıtı ise, çaresizlik ve isyan dolu bir fısıltıdır: “Bana artık Hicran de...”

Beyazperdenin unutulmaz karakterlerinden biri olan Tatar Ramazan, yeniden hayat buluyor. Yıllar önce Kadir İnanır'ın canlandırdığı karakteri, bu kez Bülent İnal oynuyor. Birbirlerine aşık olan Süreyya ve Ramazan'ın aşkı, Ramazan'ın bir cinayet işlediği iddiasıyla yarım kalır. Ramazan hapse girince, hamile olduğunu öğrenen Süreyya, kendinden büyük biriyle evlenmek zorunda kalır. İki aşığın yolları yeniden kesişecektir..

Hikâyenin odağında Anadolu vilayetinden Tarlabaşı, İstanbul'a yeni taşınan Trabzonlu Toptaş ailesinin yeni yaşam yerlerinde yaşadıkları maceralar konu edinilmiştir. Toptaşlar birbirine bağlı ve güçlü, tipik bir Karadeniz ailesidir. Ailenin İstanbul'a taşınmasının ardından ilk kaybı Meryem'in (Nazan Kesal) eşini, çocukların ise babalarını kaybetmeleri olur. Meryem kayınpederi ve çocuklarıyla dul kalır ve aile, art arda yaşadıkları beklenmedik olaylar Toptaş ailesini yavaş yavaş zorunlu göçe doğru ilerler. Yeni bir yaşam umuduyla apar topar İstanbul'a gelen aile bu şehrin getireceği zorluklara dayanmaya çalışırlar. İstanbul'a geldiklerinde seks işçiliği yapan bir kadın olan Aysel (Gökçe Bahadır) ve onun transseksüel arkadaşı Duygu (Ayta Sözeri) ile komşu olurlar.

Mardin'in en güçlü aşiretlerinden olan Bahtiyanların konağında, konaktakilerden daha güvenilen bir adam vardır. Aziz Bahtiyan'ın sağ kolu Nadir, ağasına duyduğu sadakat ve sözü dinlenirliği ile tüm yöre halkı tarafından sayılan ve sevilen biri olmuştur. Karısı ve oğluyla konağın müştemilatında yaşayan Nadir, Mardin'e Aziz Ağa'nın oğlu Civan Bahtiyan aracılığı ile büyük bir kumara gelen Kudret ve kızkardeşi yüzünden zor anlar yaşar. Haksızlığın ve ihanetin en büyüğünü yaşayan Nadir ve onun yanındakiler için firar başlar.