İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

17 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Sezin Akbasogullari is a Turkish theater and film actress. She got his first stage experience in the play titled "Yine Basladilar Sarkilarina", which they performed with the high school theater team. She graduated from Bilkent University, Department of Theatre. She appeared on television for the first time with the character Ceren Aslanbas in the TV series Beyaz Gelincik. She shared the best actress award with Nergis Öztürk at the 17th Golden Boll Film Festival for her role in the movie Kavsak, directed by Selim Demirdelen. IMDB mini bio by; yusufpiskin

Bir gün “Cesur” adında yakışıklı ve gizemli bir adam, sakin ve huzurlu bir kasaba olarak bilinen “Korludağ” ın ortasına bomba gibi düşer. Daha ilk adımını attığında karşısına güzeller güzeli “Sühan” çıkar. Bu sıra dışı karşılaşmadan sonra aralarında karşı koyamadıkları bir çekim oluşur. Ama bilmedikleri bir şey vardır. Bu iki gencin mutluluk hayali geçmişten beri düşman olan ailelerinin karşı çıkmasıyla imkansız bir aşka dönüşür.

Behzat Ç, 1985 yılında Polis Akademisi'nden mezun olmuş, cinayet bürosunda görev yapmakta olan bir polistir. Hizmet verdiği süre içerisinde almış olduğu cezalar nedeni ile hep başkomiser olarak kalmıştır. Behzat'ın eski eşi ile yaşadığı problemler kızına karşı ilgisiz kalmasına sebep olur. Bir süre sonra kızı Berna, intihar eder. Behzat, bu olaydan sonra yıkılır. Behzat Ç. ve ekibinde yer alan polisler Harun, Hayalet, Akbaba, Eda, Selim ve Cevdet, sezon boyunca bir yandan Behzat'ın kızının ölümü ile ilgili olabilecek kişiler ile ilişki kurarken bir yandan da her bir bölümde yaşanan farklı cinayetlerin çözümü ile uğraşırlar.

Tarihsel kalıntılardan bilimsel araştırmalara, popüler kültürden çocukluk anılarına pek çok boyutu olan Van Gölü Canavarı günümüz insanlık durumuna eleştirel ve ironik bir gözle bakıyor. Urartu mitolojisine ve Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’ne konu olan canavarın göz ardı edilmiş geçmişi, günümüzle bağlantılandırılıyor ve Seyirlik Bir Gariplik vaat ediyor. Van Gölü Canavarı’nın çağları aşan mitolojik geçmişini canavar imgesiyle birleştiren film, yaşamın tüm canlılara sunduğu açıklığın içinden, insanların birbirini başkalaştırıp canavarlaştırması yerine farklılıkların biraradalığını savunuyor.

Şale Apartmanı, içerisinde türlü insanların barındığı bir apartmandır. Herkes tarafından sevilen bir kapıcı, mutlu bir evliliğe sahip bir çift, mahallelinin kedilerinin sevgilisi yaşlı teyze ve meraklı komşular… Günlerden bir gün genç bir kadının hastaneye kaldırılması ve ardından bir başka kadının taşınması apartmanın hareketlenmesine neden olur. Yeni komşu sığınma evinden gelen genç bir kadındır. Sıkıntılı bir geçmişe sahip olan kadın, yeni erkek arkadaşı ile birlikte hayatında yeni bir başlangıç yapar. Kurduğu yeni dünyasında kendisini hiç olmadığı kadar güvende hisseder. Peki gerçekten de güvende midir? Şale Apartmanı’na taşınarak hayatına birçok insanı katan kadın gerçekte kime güvenmelidir?

Kendi deyimiyle, henüz hiçbir kitabı yayınlanmamış yazar Arif tam da kadınları ve aşkı anlamaya çalıştığı bir sırada Müzeyyene rastlar. Arif kadınların kendisinden hep bir şeyler beklemesinden bıkmıştır. Fakat Müzeyyen çoktan kendi hayatını kurmuştu. Arife göre, kadınlar kendilerinden söz etmeyi severler. Fakat Müzeyyen hep Arifi konuşturur Müzeyyen saçlarını kendisi keser, iyi bir kadın olmak istemez, konuşurken gözlerini kaçırmaz Bir yandan kitabını bitirmeye çalışan Arif bir yandan da Müzeyyenin gizemli ve tutkulu dünyasında dolaşır. Sonunda Müzeyyen Arife büyük acılar ve bu acıların içinde de aradığı cevapların bazılarını verecektir

Evlilik yolundayken altı ay önce ayrılma kararı alan güvenilir ünlü mimar Deniz ve fenomen bir editör olan Güneş, tesadüfen karşılaştıkları günün akşamında telefonlarına düşen bir mesajla hayatlarını değiştirecek bir yolculuğun içine çekilirler. Bu yeni macera onları eski ilişkilerindeki eksik parçaların peşine düşürecek ve aşkı hatırlatacaktır.

Hayatı boyunca anne ilgisi ve sevgisinden mahrum kalan Seniha, abisi Halit’e karşı derin bir kıskançlık duygusuyla büyür. Çünkü güzellik takıntısı olan annesine göre Seniha, çirkin ördek yavrusudur. Soylu ve zengin ailesine hiç yakışmıyordur. Abisi Halit ise tam tersi. O her anlamda annesinin gurur kaynağıdır. Halit, en iyi okullarda okuyup, ailenin tüm olanaklarını kullanır çünkü. Ülkenin hem en başarılı avukatı olur hem de en çapkın bekârı… Seniha ise yaşadığı derin değersizlik duygusuyla battıkça batar. Okulunu bitirememiş, hiç evlenmemiş ve neredeyse kendi evinde hizmetçi konumuna gelmiştir. Abisinin deyimiyle “Bayan Hiç Kimse” olmuştur artık…

Kırk yılın dostu; Korkmaz (Timuçin Esen) ve İskender (Şevket Çoruh). İskender’in oğlu bir kaza sonucu vefat eder. Suçlanan ise Korkmaz’ın 22 yıl önce kaybettiği ve yıllardır aradığı oğlu, Metin (Genco Özak). Artık iki dost karşı karşıyalar; biri oğlu öldüğü için, diğeri ise oğlu ölmesin diye…

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Kılıcın parlattığı, kalemin aydınlattığı bir çağın öyküsü...

Ablası Alev'in gayri meşru dünyaya getirdiği çocuğu Zeynep'i öldürmeye teşebbüs etmesinin ardından Zeynep'e sahip çıkan Damla, yıllar sonra Alev'in hapisten çıkarak, kızını geri istemesiyle, hayatını verdiği Zeynep'i kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. İki kız kardeşin verdiği annelik mücadelesinin arasına bir de Zeynep'in öz babası Adnan girecektir.

Bir adam bir kadını sever ve dünya değişir. Ama hayatı kökten değiştiren, aşkı değil, aşkına ulaşabilmek için cesaret edebildikleridir. O kişiye duyduğu aşkın acımasızlığında öylesine büyük fırtınalar başlatır ki, sonunda, dokunduğu her şeyi yıkar. Ve bazen.. Hayatın kendini yenilemesi için önce her şeyin yıkılması şarttır. Çok satan Fi - Çi - Pi üçlemesinden Nüket Bıçakçı tarafından senaryolaştırılan, tutkunun peşinden koşanların, yanma pahasına ateşe uçanların ve acıdan geçerek süregelen yaşama karşı dik duranların hikayesi...

İlişkileri lisede yapılan acımasız bir "şakaya" dayanan ve 20 yıl sonra hayatın yollarını yeniden kesiştirdiği dört kadının güç mücadelesinde eski kinler ve hırslar ortaya çıktıkça aralarında cinayete kadar varan korkunç bir hesaplaşma başlar. Merve Aksak (Aslıhan Gürbüz), Oya Toksöz (Gökçe Bahadır), Arzu Kaymaz (Tülin Özen) ve Pelin Kaner'in (Bade İşcil) karıştığı bu vakâyı (ya da vakâları), Cinayet Büro Başkomiseri Kemal (Tansu Biçer) ve yardımcısı Derya (Hayal Köseoğlu) çözmeye uğraşırlar ancak bu dört kadının çetrefilli dünyasını aydınlatmak düşündüklerinden daha zor olacaktır.

Bir gün “Cesur” adında yakışıklı ve gizemli bir adam, sakin ve huzurlu bir kasaba olarak bilinen “Korludağ” ın ortasına bomba gibi düşer. Daha ilk adımını attığında karşısına güzeller güzeli “Sühan” çıkar. Bu sıra dışı karşılaşmadan sonra aralarında karşı koyamadıkları bir çekim oluşur. Ama bilmedikleri bir şey vardır. Bu iki gencin mutluluk hayali geçmişten beri düşman olan ailelerinin karşı çıkmasıyla imkansız bir aşka dönüşür.

Geçen on yılın ardından hapisten çıkan Kenan Korhan, doğup büyüdüğü mahalle olan Atmaca Deresi’ne geri döner. Fakat hiçbir şey bıraktığı gibi değildir. Kızı Yağmur, evden ayrılmış, kendisine ailesinden uzakta yeni bir hayat kurmuştur. Oğlu Adnan, acımasız düzene ayak uydurmuş, haksızlıkla savaşma çabasını yitirmiş, neredeyse safını değiştirmiştir. Kenan’ın tek amacı dağılmış ailesini yeniden bir araya toplamaktır. Ama bu hiç kolay olmayacaktır.

Üç kızıyla beraber mutlu bir hayat sürdüren Neriman'ın en büyük sorunu yakında sünnet olacak torununa nasıl bir düğün yapacağıdır. Oysaki büyük bir felaket kapılarında beklemektedir. Henüz hayatlarının ne kadar değişeceğinin farkında değillerdir. Neriman ve kızları yeni hayatlarına nasıl tutunacaktır?

Başarılı bir cerrah olan Mehmet mesleğinin zirvesindeyken çok sevdiği eşini kaybeder. Her hastasının hayatını kurtarabileceğine inanan doktor Mehmet, eşini kurtaramaz. Yaşadığı bu trajik olaydan sonra Mehmet doktorluğu bırakırken, kızı Elif'i ise babaannesi Leman Hanım büyütür. Leman'ın vefatından sonra yedi süresince birbirini hiç görmeyen baba-kız, şimdi yeni bir hayata başlamak zorunda kalacaktır. Mehmet iyi bir baba olarak, kızına bakabilmek için doktorluğa geri döner. Baba-kız kendi hayatlarından "gidenlere" alışmaya çalışırken, hayatlarından "gidenlerle" başa çıkmaya çalışan insanlarla yolları kesişecektir... Herkes gidenlerin ardından yeni tutundukları insanlarda yaralarına derman bulmaya çalışırken, hep birinin dileği aynıdır: "sen de gitme".

Behzat Ç, 1985 yılında Polis Akademisi'nden mezun olmuş, cinayet bürosunda görev yapmakta olan bir polistir. Hizmet verdiği süre içerisinde almış olduğu cezalar nedeni ile hep başkomiser olarak kalmıştır. Behzat'ın eski eşi ile yaşadığı problemler kızına karşı ilgisiz kalmasına sebep olur. Bir süre sonra kızı Berna, intihar eder. Behzat, bu olaydan sonra yıkılır. Behzat Ç. ve ekibinde yer alan polisler Harun, Hayalet, Akbaba, Eda, Selim ve Cevdet, sezon boyunca bir yandan Behzat'ın kızının ölümü ile ilgili olabilecek kişiler ile ilişki kurarken bir yandan da her bir bölümde yaşanan farklı cinayetlerin çözümü ile uğraşırlar.

Parlak bir eğitim hayatından sonra genç yaşta doktor olan Kamuran Bey, babası Hakkı Bey, kardeşi Atilla ve üç çocuğuyla birlikte yaşamaktadır. Karısı vefat etmiştir. Evi ve muayenehanesi arasında rutin bir hayatı vardır. Kamuran’ın çocukları Emre, Selin ve Batu… Küçük oğlu Emre bir futbol aşığıdır. Selin sorumluluklardan kaçan hafif hırçın bir genç kızdır. Batu üniversite sınavlarına hazırlanmaktadır ancak yaşam tarzıyla diğer ev sakinlerinden farklıdır. Kamuran’un muayenehane ortağı Doktor Sevilay ise Kamuran’ı elde tutabilmek için babasına bir klinik açtırmış ve böylelikle her zaman Kamuran’la birlikte olma fırsatı yakalamıştır…

Mehmet Kandemir, ailesine düşkün bir kişidir. Bir trafik kazası sonucunda eşini ve oğlunu kaybeder. Dahası, kazaya ve dolayısıyla eşiyle oğlunun ölümüne neden olmakla suçlanır. Oysaki durum böyle değildir. Kazaya neden olan kişi, güçlü ve saygın birinin sarhoş bir şekilde araç kullanan oğludur. Hemen deliller ortadan kaldırılır, sahte belgeler hazırlanır. Üstelik tüm bunlar, polisle ortaklaşa bir şekilde gerçekleştirilir. Artık her şey Mehmet'in aleyhinedir ve sonunda onu hapse atarlar. Bunu gururuna yediremeyen Mehmet hapishaneden kaçar ve kendisini aklamak, oğlunun ve eşinin katili olmadığını ispatlamak için tüm gücüyle mücadele eder; fakat bu Mehmet için hiç de iyi olmaz. Bir cinayet daha onun üzerine yıkılır ve babasını kaybeder. Bu ara onun suçsuz olduğuna inananlar da yok değildir: Bir avukat, bir doktor ve birkaç emniyet görevlisi Mehmet'e bu haklı mücadelesinde yardımcı olur.

Bembeyaz bir deniz görünümündeki uçsuz bucaksız pamuk tarlalarıyla Aslanbaşlar, Adana'nın en zengin ailelerinden biridir. Binlerce dönüm pamuk tarlasının sahibi olan bu aile büyük bir çiftlik evinde yaşamaktadır. Aslanbaş Holding'in esas gözbebeği pamuktur. Pamuk gözbebeği olsa da diğer alanlarda da başarıyı yakalamışlardır. Aslanbaşların hizmetinde binlerce kişi çalışmaktadır. Tarlalarda ırgatlar, çiftlik evinde hizmetçiler, fabrikada işçiler, holdingteki çalışanlar Aslanbaş Ailesi; ana-babaları ölmüş olan dört erkek kardeşten oluşur. Bütün olaylar; Ömer'in ilk kez "Beyaz Gelincik Ceren" ile karşılaşmasıyla başlar. Ondan sonrası; bir bir ortaya dökülen sırlar, bazen aşk bazen iktidar için söylenen yalanlar, merak içinde sonu beklenecek gelişmeler…

Aslı ve Yusuf genç bir çifttir. Aslı, akciğer kanseri tanısıyla hastaneye yatar. Bu durum ikisinin de içine kapanmasına neden olur ve ilişkileri kötüye ditmektedir. Aslı’nın hastanede Elena isimli bir oda arkadaşı vardır, kocasından şiddet görmüş olan Elena taburcu olduktan sonra başka kimsesi olmadığı için Yusuf’u arar ve ikili suçluluk duygusuna rağmen yakınlaşmaya başlar.