İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


A Strange Sight to Behold: The Van Lake Monster
Film · 2022 · 76 dk · Belgesel
Kısa Cevap: Vakit varsa izlenir — deneysel, düşündürücü bir belgesel.
Van Gölü Canavarı mitini mitolojiden güncel insanlık durumuna uzanan eleştirel bir denemeye çeviriyor. Fikri cesur; ama üslubu deneysel ve polarize edici, herkesin sabrına göre değil.
Yönetmen: Behçet Güleryüz
Son kontrol: 14 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: Ötekileştirme ve toplumsal eleştiri temaları düşündürücü bir dil kullanıyor.
Van Gölü Canavarı efsanesini tarihsel kalıntılardan popüler kültüre pek çok boyutuyla ele alan film, insanların birbirini başkalaştırıp canavarlaştırması yerine farklılıkların bir aradalığını savunuyor.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

Develeri ve çoban köpekleriyle kış aylarını Mersin sahillerinde, yaz aylarını ise Konya ve Karaman'ın yaylalarında sürekli hareket halinde geçiren Sarıkeçililerin yaşam hikâyesi.

Samsara, Sanskritçede "sonsuz döngü" veya "yeniden doğuş döngüsü" anlamına gelir ve belgesel de bu temayı işler. 25 farklı ülkede 5 yıl boyunca çekilmiş etkileyici görüntülerle doğanın, insan yaşamının, modern dünyanın ve ruhani geleneklerin bir döngü içinde nasıl birbiriyle bağlantılı olduğunu gözler önüne serer. Diyalogsuz anlatım, yalnızca görüntüler ve müzikle sağlanır, bu da izleyiciye derin bir görsel ve duygusal deneyim sunar. Doğal güzelliklerden kutsal mekanlara, modern sanayiden tüketim toplumunun karmaşasına, ölümden yeniden doğuşa kadar geniş bir perspektifte insanlığın varoluşunu inceler. Özellikle fabrika işçileri, şehir yaşamı, savaş, doğa felaketleri, dini ritüeller ve farklı kültürlerden insanlar gibi temalar üzerinde durarak, medeniyetin gelişimi ve ruhaniyet arasındaki ilişkiyi sorgular.

Bazen Hep Birlikte, Çıplak Ayaklar Kumpanyası’nın kurucularından dansçı ve koreograf Mihran Tomasyan’ı takip ederek hem Tomasyan’ı hem İstanbul’u keşfeden performatif bir belgeseldir.

Diyalogsuz ve görsel anlatımıyla ön plana çıkan belgesel niteliğinde bir film olup, insanlık, doğa ve medeniyet arasındaki ilişkiyi keşfeder. Dünya genelinde 6 kıtada, 24 farklı ülkede çekilmiştir. Baraka kelimesi Arapça kökenli olup "nefes", "hayat gücü" veya "bereket" anlamına gelir. İnsanlığın doğa ile olan bağını, modern dünyanın getirdiği değişimleri ve insanın kendine verdiği zararları gözler önüne seren bir sanat eseri olarak kabul edilir. Herhangi bir anlatıcı veya diyalog kullanmadan, yalnızca görüntüler ve müzik aracılığıyla derin bir hikâye anlatır. Doğanın saf güzelliği ile insan eliyle yaratılan kaos arasındaki karşıtlığı vurgulayan film, izleyiciye düşündürücü bir deneyim sunar. Her sahnesi ustalıkla çekilmiş olan Baraka, sinematografi açısından büyüleyici bir başyapıttır ve insanlık tarihine dair güçlü bir mesaj vermektedir: Doğa ile uyum içinde yaşamayı unutan bir medeniyet, kendi kendini yok etmeye mahkumdur.

Doğu sınırındaki düzensiz geçişler ne durumda? Düzensiz göçmenlerde ilk sırada görünen Afgan uyruklular, sınırdan kaçak geçirilen göçmenlere ve Afganistan’dan gelen uyuşturucu geçişine aracılık mı

Belgesel niteliğindeki film, ABD’de siyahi vatandaşların kanun önündeki pozisyonlarına ve hapishane koşullarına dikkat çekiyor. Son zamanlarda medyaya da sıkça yansıyan, Amerika’daki polislerin siyahilere karşı olan orantısız şiddet olayları tüm ülkede ve dünya çapında büyük tepki görmüştü. Hüküm giymiş mahkumların güçlü bir oranının siyahilerden oluştuğunu da belirten yönetmen bunun yalnızca suçla değil aynı zamanda Amerika’nın yargı sistemiyle de ilgisine dikkat çekiyor.