İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

23 filminden 4'ü İzlenir çıktı, 2 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Stellan John Skarsgård, 13 Haziran 1951 tarihinde Göteborg, İsveç'te dünyaya gelmiş, hem Avrupa sanat sinemasındaki cesur rolleri hem de Hollywood'un en büyük yapımlarındaki unutulmaz performanslarıyla tanınan, kuşağının en saygın ve çok yönlü aktörlerinden biridir. Kariyerine henüz genç bir yaşta İsveç'te başlayan Skarsgård, 1970'ler ve 80'ler boyunca tiyatro, televizyon ve sinemadaki rolleriyle ülkesinin en tanınan yıldızlarından biri haline geldi. Aynı zamanda, kendileri de başarılı oyuncular olan Alexander, Gustaf, Bill ve Valter Skarsgård'ın babası olarak, sinema dünyasının en önemli ailelerinden birinin patriğidir. Uluslararası alanda ilk dikkat çeken performanslarından birini "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" (The Unbearable Lightness of Being, 1988) filmiyle sergileyen Skarsgård, kariyerinin en önemli sanatsal iş birliklerinden birini Danimarkalı aykırı yönetmen Lars von Trier ile gerçekleştirdi. "Dalgakıran" (Breaking the Waves, 1996), "Karanlıkta Dans" (Dancer in the Dark, 2000), "Dogville" (2003) ve "Melankoli" (Melancholia, 2011) gibi filmlerdeki zorlayıcı ve karmaşık rolleri, onun korkusuz bir sanatçı olarak ününü pekiştirdi. Skarsgård, sanat filmlerindeki derinlikli performanslarının yanı sıra, Hollywood'un en büyük gişe canavarlarında da kilit roller üstlenerek inanılmaz bir denge kurdu. "Karayip Korsanları" (Pirates of the Caribbean) serisinde canlandırdığı 'Bootstrap Bill' Turner, "Mamma Mia!" filmlerindeki neşeli Bill Anderson ve Marvel Sinema Evreni'nde hayat verdiği Dr. Erik Selvig karakterleriyle dünya çapında milyonlarca izleyicinin tanıdığı ve sevdiği bir yüz haline geldi. Bu rolleri, onun her türde ne kadar rahat ve etkili bir oyuncu olduğunun kanıtıdır. Kariyerinin ileri dönemlerinde de eleştirel beğeni toplayan projelere imza atmaya devam eden Skarsgård, 2019 yapımı HBO dizisi "Chernobyl"deki Boris Shcherbina rolüyle Altın Küre Ödülü'nü kazandı. Star Wars evreninde geçen "Andor" (2022-) dizisindeki etkileyici Luthen Rael karakteriyle de büyük övgü topladı. Son yıllardaki en ikonik performanslarından birini ise Denis Villeneuve'ün yönettiği "Dune" serisinde (2021-2024) sergiledi. Bu seride canlandırdığı, fiziksel olarak tanınmaz hale geldiği korkutucu ve devasa Baron Vladimir Harkonnen karakteri, modern sinemanın en unutulmaz kötü adamları arasına şimdiden girmiştir. Stellan Skarsgård, sanat ve popüler sinema arasında kurduğu eşsiz köprü ile yaşayan en büyük aktörlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Tehlike, hile ve entrikalarla dolu bir çağda Cassian Andor, zalim Galaktik İmparatorluk'a karşı mücadelede yaratacağı farkı keşfedecek. Cassian, onu asi bir kahramana dönüştürecek bir yola girer.

Can Dostum’da Will Hunting, toplumdaki genel zeka seviyesinin çok çok üzerinde bir zeka seviyesine sahip, MIT’de temizlikçi olarak çalışan genç bir çocuktur. Temizlik yaptığı bir akşamlardan, bir sınıfın tahtasında yazılı olan bir matematik sorusuna denk gelir. Çözülmesi neredeyse imkânsız olan bu soruyu rahatça çözen Will, sessiz sedasız ortadan kaybolur. Kısa zaman içerisinde soruyu yazan profesör tarafından keşfedilen Will, bu başarıyı diğer sorularda da sürdürecektir. Ancak bir kavga nedeniyle hapis cezasına çarptırılan gencin, bu beladan kurtulabilmek için profesöre ihtiyacı vardır.

"Yenilmezler", 2012 yılında vizyona giren ve Marvel Sinematik Evreni'nin önemli bir parçasını oluşturan aksiyon dolu bir süper kahraman filmidir. Nick Fury, S.H.I.E.L.D. (Stratejik Yurt İçi, Müdahale, Lojistik ve Savunma) ajansının yöneticisi olarak, dünya üzerinde büyük bir tehlike olduğunu fark eder: Loki, Asgard'ın prensi ve kötü niyetli bir varlık, dünyayı ele geçirmek için bir plan yapmaktadır. Loki, uzaydan gelen Chitauri ordusunu kullanarak insanlığı tehdit etmektedir. Fury, bu durumu engellemek için "Yenilmezler" adlı bir ekip kurmaya karar verir. Bu ekipte, Iron Man (Tony Stark), Captain America (Steve Rogers), Thor, Hulk (Bruce Banner), Black Widow (Natasha Romanoff) ve Hawkeye (Clint Barton) yer alır. Her biri farklı yeteneklere ve geçmişe sahip olan bu kahramanlar, başlangıçta birbirleriyle çatışmalar yaşasalar da, zamanla bir takım olmayı öğrenirler.

Paul Atreides, Arrakis gezegeni için mücadeleye devam ediyor ve Fremen halkının liderliğini üstleniyor. Paul, Harkonnen ailesinin saldırısından kurtulduktan sonra, Fremenlerle birlikte yaşamaya başlar. Fremenlerin yardımıyla, Arrakis'in kontrolüne yeniden sahip olmak ve evrenin kaderini değiştirmek için mücadele eder. Paul, Arrakis gezegeninin Fremen halkı tarafından Mesih olarak kabul edilir. Fremen'ler, Paul'ün liderliğinde Arrakis gezegenini özgürleştireceklerine ve galakside eşitlik ve adaleti sağlayacaklarına inanırlar.

Paul Atreides, Arrakis gezegeni için mücadeleye devam ediyor ve Fremen halkının liderliğini üstleniyor. Paul, Harkonnen ailesinin saldırısından kurtulduktan sonra, Fremenlerle birlikte yaşamaya başlar. Fremenlerin yardımıyla, Arrakis'in kontrolüne yeniden sahip olmak ve evrenin kaderini değiştirmek için mücadele eder. Paul, Arrakis gezegeninin Fremen halkı tarafından Mesih olarak kabul edilir. Fremen'ler, Paul'ün liderliğinde Arrakis gezegenini özgürleştireceklerine ve galakside eşitlik ve adaleti sağlayacaklarına inanırlar.

Dune, kendi ailesi ve halkının geleceğini garanti altına almak için evrendeki en tehlikeli gezegene seyahat etmek zorunda olan, kavrayışının ötesinde büyük bir kaderin içine doğmuş, parlak ve yetenekli genç Paul Atreides'in hikayesini anlatıyor. Kötücül güçler, gezegenin var olan en değerli kaynağı için -insanlığın en büyük potansiyelini ortaya çıkarabilecek bir maden- çatışmaya tutuşmuşken, yalnızca korkularını yenebilenler hayatta kalacaktır.

2008 yılının kült müzikal filmi Mamma Mia'nın devam halkasında; karakterlerin dününü ve bugününü araştırmak, geçmişte oluşan ilişkilerin günümüze nasıl etki ettiğini göstermek üzere zamanda geri ve ileri gidiliyor. Bir yandan Donna’nın gençlik çağlarını ve Sophie’nin üç babasıyla nasıl tanıştığını göreceğimiz geçmişe giderken, bir yandan da Sophie’nin tıpkı Donna gibi genç yaşta hamile kaldığını ve tıpkı annesinin almak zorunda olduğu riskleri kendisinin de alması gerektiğini fark ettiği geleceğe gideceğiz.

Eski dünya 1 numarası olan İsveçli profesyonel tenisçi Björn Borg ve kariyeri boyunca 77 ATP kupası kazanmış en büyük rakibi John McEnroe'nun arasındaki amansız mücadeleyi ve 1980 yılında Wimbledon Turnuvası'ndaki karşılaşmalarını anlatan film ikilinin birbirinden zıt kişiliklerine de yakın markajdan bakma olanağı tanıyor.

Öğretmen Perry Makepeace ve sevgilisi Gail Perkins Fas’ta tatilde bulundukları sırada Dima adlı bir Rus’la tanışırlar. İlk bakışta dost canlısı bir zengin gibi görünen adamın başka niyetleri olduğu kısa zamanda anlaşılır, Dima Rus mafyasının bir üyesidir ve patronu tarafından ölümüne karar verilmiştir. Kendisi ve ailesini kurtarabilmek için tek umudu, mafyanın Londra’daki bütün kara para aklama faaliyetlerini İngiliz MI6 servisine sızdırarark İngiltere’den korunma ve sığınma talep etmektir.

Annesinin ölümünün ardından babası başka bir kadınla evlenen Ella, iyi niyetle üvey annesine ve onun iki kızına elinden geldiğince yardım etmektedir. Ancak tüccar babasının beklenmedik ve erken ölümü, onu hizmetçiliğe ve hiç istemediği bir hayata sürükler. Günün birinde ormanda karşılaştığı ve sarayda bir çırak zannettiği, ancak prens olduğundan habersiz olduğu yakışıklı genç ise onun kalbini çalacak ve yeniden umutla dolmasını sağlayacaktır. Sarayda düzenlenecek bir balodan haberi olduğundan büyük bir heyecan duyar, ancak üvey annesi gitmesine izin vermez. Ancak bir mucize, ona dilenci kılığında iyi kalpli bir periyi getirecektir.

Yaşlanmakta olan bekar Seligman, evinin yakınındaki bir ara sokakta kanlar içinde baygın bir kadın bulur. Kadının adı Joe'dur ve kendi kendine nemfoman teşhisi koymuştur. Joe, nazik yabancının dairesinde iyileşmeye çalışırken çocukluğundan genç yetişkinliğine kadar olan cinsel hayatının geçmişini anlatmaya başlar. Seligman ise çay içerek onu dikkatlice dinlemeye başlar.

Joe, Seligman'a bir nemfoman olarak hayatının hikayesini anlatmaya devam ediyor. Bu kez yetişkinlik yıllarına odaklanır; ihmalkâr bir anne oluşunu, sadomazoşizmle ilişkisini ve vahşice dövülmesine neden olan durumu anlatır. Bu arada Seligman Joe'ya açılmaya başlar.

Bu epik macera, günümüz Yeryüzü'nden Asgard'ın kozmik diyarına kadar Marvel evrenini baştan sona geziyor. Hikayenin merkezinde, pervasız davranışlarıyla kadim bir savaşı yeniden kızıştıran, kudretli fakat kibirli bir savaşçı, Mighty Thor yer alıyor. Thor'un babası Odin, bu olaydan sonra onu Dünyaya, insanlarla birlikte yaşamaya göndermiştir. Kötü kardeşi Loki'nin Odin'i tahttan indirmesini, iktidarı ele geçirmesini ve Asgard'ın her yerine zulüm getirmesini engellemek için Thor Dünyadayken hazırlık yapmalıdır. Dünyayı ele geçirmek için en karanlık güçler gönderilince, Thor gerçek bir kahraman olmanın ne demek olduğunu öğrenir.

"Yenilmezler", 2012 yılında vizyona giren ve Marvel Sinematik Evreni'nin önemli bir parçasını oluşturan aksiyon dolu bir süper kahraman filmidir. Nick Fury, S.H.I.E.L.D. (Stratejik Yurt İçi, Müdahale, Lojistik ve Savunma) ajansının yöneticisi olarak, dünya üzerinde büyük bir tehlike olduğunu fark eder: Loki, Asgard'ın prensi ve kötü niyetli bir varlık, dünyayı ele geçirmek için bir plan yapmaktadır. Loki, uzaydan gelen Chitauri ordusunu kullanarak insanlığı tehdit etmektedir. Fury, bu durumu engellemek için "Yenilmezler" adlı bir ekip kurmaya karar verir. Bu ekipte, Iron Man (Tony Stark), Captain America (Steve Rogers), Thor, Hulk (Bruce Banner), Black Widow (Natasha Romanoff) ve Hawkeye (Clint Barton) yer alır. Her biri farklı yeteneklere ve geçmişe sahip olan bu kahramanlar, başlangıçta birbirleriyle çatışmalar yaşasalar da, zamanla bir takım olmayı öğrenirler.

Asılsız bir iddia ile suçlanan Mikael Blomkvist (Daniel Craig), adını temize çıkartmak için elinden geleni yapmaya and içer. İsveç’in zengin endüstri patronları arasında yer alan Henrik Vanger ise, çok sevdiği ve uzun zamandır kayıp olan yeğeni Harriet’ın ortadan kaybolmasının ardındaki gerçeği aydınlatması için gazeteci Blomkvist'i görevlendirir. Başı zaten dertte olan gazeteci, yeğenin ölümünden muhtemelen sorumlu olan ailenin malikanesine doğru yol alır.Bu sırada, Milton Güvenlik adına çalışan sıra dışı "hacker" Lisbeth Salander (Rooney Mara) da Blomkvist’in geçmişini araştırmakla görevlendirilir. Yolları kesişen ikili geçmişten bugüne uzanan bir cinayetler zincirini çözmeye çalışırken, aralarında hassas bir güven köprüsü de oluşacaktır...

Dünyada birçok kahraman vardır... Ama sadece bir tanesi tanrıdır. Kendi dünyası Asgard'dan Dünya'ya sürülmüş olan kibirli savaşçı Thor'un (Chris Hemsworth), kaybettiği güçlerini geri kazanabilmesi için mücadele etmesi gerekmektedir. Kendisini yok etmek üzere gönderilen işgal kuvvetlerinin takibindeki göklerden kovulmuş Fırtına Tanrısı ayağa kalkıp savaşmalı ve gerçek bir kahraman olmanın bedelini öğrenmelidir. Eleştirmenlerin heyecan verici, eğlenceli ve "cool" olarak tanımladığı gişe rekortmeni filmde, Natalie Portman ve Anthony Hopkins de rol alıyor.

Çok eski, gizli bir kardeşlik örgütü. Dünyayı yok edecek ölümcül yeni bir silah, akıl almaz bir hedef. Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Galileo zamanından beri Katolik Kilisesi'nin bağnaz inançlarını lanetleyerek bilimin yararlarını yücelten gizli örgüt İlluminati'nin, hala faaliyette olup cinayetler işlediğini öğrenince şok geçirir. Parlak bir fizikçi olan Leonarda Vetra, cinayete kurban gitmiştir. Tek gözü oyulmuş ve göğsü örgütün sembolüyle dağlanmıştır. Bilim adamının son buluşu güçlü ve çok tehlikeli enerji kaynağı karşımadde çalınmış ve yeni Papa seçiminin gerçekleşeceği gün Vatikan Şehri'nin altına saklanmıştır. Langdon, Vetra'nın meslektaşı ve aynı zamanda kızı olan Vittoria ile medeniyeti yok olmaktan kurtarmak amacıyla Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda soluk soluğa koşuşturarak 400 yıllık izi sürerek İlluminati'nin izini bulmaya çalışırlar.

Babasının kimliğini keşfetmeyi ümit eden genç bir kız olan Sophie Sheridan’ın öyküsü, ünlü pop grubu Abba’nın hit şarkıları eşliğinde anlatılıyor. Sophie Sheridan evlenme aşamasına gelmiş genç bir kızdır. Nikâhtan bir gün öncesinde annesi Donna’nın 20 yıl önce ziyaret ettiği Yunan adalarında yaşadığı geçmişinden üç erkek birden getirir.

Önceki filmde Kaptan Jack Sparrow, Davy Jones'un sandığında kapana kısılmıştır. Will Turner ve Elizabeth Swann, efsanevi Kaptan Barbossa'nın yardımıyla Jack'i kurtarmak ve Davy Jones'un hayalet gemisi Uçan Hollandalı'nın lanetinden kurtulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar. Bu kez, korsanlar Doğu Hindistan Ticaret Şirketi'nin acımasız lideri Lord Cutler Beckett'a karşı savaşıyor. Beckett, Davy Jones'u kontrol ederek denizlere hükmetmeyi amaçlar. Will, Elizabeth ve Barbossa, Jack'i kurtarmak ve korsanlar arasındaki birliği sağlamak için egzotik ve tehlikeli yerlerde dolaşırlar. Yolculukları sırasında, korsan lordları toplamak ve bir araya getirerek korsanların geleceğini belirlemek zorunda kalırlar.

Kaptan Jack Sparrow, lanetli hayalet gemi Uçan Hollandalı'nın kaptanı Davy Jones'a kan borcu olduğunu öğrenir. Davy Jones, mürettebatı ve gemisiyle birlikte denizlerin korkulan bir hayalet korsanıdır. Jack, borcunu ödeyemezse, Davy'nin kölesi olarak sonsuza kadar onun hizmetinde kalmaya mahkum olacaktır. Jack, bu durumdan kurtulmak için Ölü Adamın Sandığı'nı bulması gerektiğini anlar. Sandığa sahip olan kişi, Davy Jones'un kalbini kontrol edebilir ve onu kontrol altında tutabilir. Bu macerada, Jack'e Will Turner ve Elizabeth Swann de eşlik eder. Üçlü, deniz canavarları, hırsızlar ve lanetli korsanlarla dolu bir maceraya atılır.

Paul Schrader'in yönettiği film, 2004 tarihli "Exorcist: The Beginning" adlı filmin ilk versiyonudur. Renny Harlin'in filmi çok başarılı bulunmayınca, filmin bu ilk çekilen versiyonunun gösterilmesine izin verilmiştir. Öteki filme göre daha diyalog ağırlıklı ve vahşetten uzaktır.

2. Dünya Savaşı bitmiştir. Savaşın etkilerini üzerinden atamayan Merrin, gizemli bir Bizans kilisesiyle ilgili bir arkeolojik kazının liderliğini yapmak durumunda kalır. Kilisenin hemen altında çok daha antik bir yer altı türbesi olduğunu keşfeden Merrin, burada kendini korkunç bir felaketle karşı karşıya bulur.

Tarihçiler başlangıçta yüzyıllar boyunca Kral Arthur'un gerçekten yaşamadığını, sadece bir efsane olduğunu düşündüler. Ancak bu efsanenin çıkış noktasında, kendi kişisel tutkularıyla halkına hizmet arzusu arasında sıkışıp kalmış gerçek bir kahraman vardı.Roma İmparatoru Marcus Aurelius tarafından Britanya'ya gönderilen Arthur'un, tek amacı bir an önce Britanya'dan ayrılmak ve Roma'nın barış ve huzurlu ortamına dönmekti. Ancak geri dönüş yolculuğuna çıkmadan önce son bir görev üstlendi. Yuvarlak Masa Şovalyeleri olarak bilinen yardımcıları Lancelot, Galahad, Bors, Tristan ve Gawain ile birlikte Britanya'da son bir kurtarma operasyonu yapmaları gerekiyordu.

30'ların Amerika'sında Rock dağlarında bir kasabadayız. Peşindeki gangsterlerden kaçan güzeller güzeli Grace, bir kasabaya sığınmak zorunda kalır. Kadına acıyan kasaba halkı, başlangıçta iyi niyetlerle kadına sahip çıkar ve arasına alır. Fakat kadının konumunun kendileri açısından da bir tehlike arz etmesiyle aralarındaki ilişki farklı boyutlar kazanmaya başlayacaktır. Grace, kasabalının öteki yüzünü görmeye başlar ve çaresiz bir şekilde kendini kurban olarak bulur.

Sam, uluslararası gizli ajanlardan oluşan ekibiyle birlikte çalışan ve en esrarengiz ve en sıkı korunan belgeleri bile ele geçirmesiyle tanınan Amerika'lı bir kiralık ajandır. Soğuk savaşın bittiği sakin dönemlerde Sam ve ekibinin durumu belirsizleşir ve kendilerine en yüksek parayı verenler adına çalışmaya başlarlar.

Can Dostum’da Will Hunting, toplumdaki genel zeka seviyesinin çok çok üzerinde bir zeka seviyesine sahip, MIT’de temizlikçi olarak çalışan genç bir çocuktur. Temizlik yaptığı bir akşamlardan, bir sınıfın tahtasında yazılı olan bir matematik sorusuna denk gelir. Çözülmesi neredeyse imkânsız olan bu soruyu rahatça çözen Will, sessiz sedasız ortadan kaybolur. Kısa zaman içerisinde soruyu yazan profesör tarafından keşfedilen Will, bu başarıyı diğer sorularda da sürdürecektir. Ancak bir kavga nedeniyle hapis cezasına çarptırılan gencin, bu beladan kurtulabilmek için profesöre ihtiyacı vardır.

1970lerin Kuzey İskoçya’sında tutucu bir kasabada Bess, kendisinin bile hayal edemeyeceği bir güzellikte aşk yaşar. Kocasının bir an önce geri dönmesi için dua eden bu çocuksu kadın, ertesi gün Jan’ın iş kazası geçirdiği haberiyle sarsılır ve Tanrı isteğini yerine getirdiği için kendini suçlu bulur.

Tehlike, hile ve entrikalarla dolu bir çağda Cassian Andor, zalim Galaktik İmparatorluk'a karşı mücadelede yaratacağı farkı keşfedecek. Cassian, onu asi bir kahramana dönüştürecek bir yola girer.

1986 senesinde Sovyet nükleer santralinde meydana gelen patlama sonrası santral işçileri ve itfaiyeciler faciayı kontrol altına almaya çalışır.