İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

20 filminden 5'i İzlenir çıktı, 5 dizisinden 4'ü İzlenir çıktı
Steven John Carell (born August 16, 1962) is an American actor and comedian. He played Michael Scott in The Office (2005–2011), NBC’s adaptation of the British series created by Stephen Merchant and Ricky Gervais, where Carell also worked as an occasional producer, writer and director. Carell has received numerous accolades for his performances in both film and television, including the Golden Globe Award for Best Actor – Television Series Musical or Comedy for his work on The Office. He was recognized as "America's Funniest Man" by Life magazine. Carell gained recognition as a correspondent on The Daily Show with Jon Stewart from 1999 to 2005. He went on to star in several comedy films, including Anchorman: The Legend of Ron Burgundy (2004) and its 2013 sequel, as well as The 40-Year-Old Virgin (2005), Evan Almighty (2007), Get Smart (2008), Date Night (2010), Crazy, Stupid, Love (2011), and The Way, Way Back (2013). He also voice acted in Over the Hedge (2006), Horton Hears a Who! (2008) and the Despicable Me franchise (2010–present). Carell began to shift into more dramatic roles in the 2010s, with his role as wrestling coach and convicted murderer John Eleuthère du Pont in the drama film Foxcatcher (2014) earning him, among various honors, nominations for the Academy Award for Best Actor, the Golden Globe Award for Best Actor – Motion Picture Drama and the BAFTA Award for Best Actor in a Supporting Role. He also starred in Little Miss Sunshine (2006), The Big Short (2015), and Battle of the Sexes (2017), the last two earning him his eighth and ninth Golden Globe Award nominations, respectively. In 2018, he re-teamed with Anchorman and The Big Short director Adam McKay for the Dick Cheney biographical film Vice, in which he portrayed Donald Rumsfeld, and played journalist David Sheff in the drama film Beautiful Boy. Carell returned to television as the co-creator of the TBS comedy series Angie Tribeca (2016–2018), which he developed with his wife, Nancy Carell. He starred as Mitch Kessler in the Apple TV+ drama series The Morning Show (2019–present), for which he received a nomination for the Primetime Emmy Award for Outstanding Lead Actor in a Drama Series. He also returned to comedy with the lead role of General Mark R. Naird in the Netflix sitcom Space Force (2020–2022).

Çalışanlarının mutluluğunu gözeterek şirket kurallarını esnetmeye çalışan, ara sıra masumane oyunların kurbanı, kaba ve taş kalpli bir şef: Michael Scott. Hepsinin kendince takıntıları olan farklı yaş gruplarından personeliyle ile The Office çalışanlarının hayatlarına şöyle bir göz atıyor; bıkkın aynı zamanda yetenekli satış elemanı Jim, onun sosyopat, yalaka düşmanı Dwight, kibar ve dürüst resepsiyonisti Pam ve isteksiz, kayıtsız stajyeri Ryan.

Hoover ailesinin her bireyi denemekten yılmayan sıcak insanlardır. Bir Volswagen minübüse doluşup ailelerinin en küçük bireyinin hayalini gerçekleştirmek için California’ya doğru yola çıkarlar. Bu üç günlük traji komik yolculuk sürprizlerle ve aile fertlerin hayal bile edemeyeceği bir sonla tamamlanacaktır. Küçük Gün Işığım bilinen kalıpları kıran bir Amerikan yol komedisi.

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

Renk renk çiçeklerle çevrili, güleryüzlü komşuluk ilişkilerinin sürdüğü banliyöde, bu yaşantıyı bozacak bir sır saklıdır. Banliyönün en bakımsız ve çirkin evinde yaşayan Gru, küçük köleleri ile birlikte dünyanın kaderini değiştirecek bir plan yapmaktadır. Gru, dünyanın uydusu Ay'ı çalmaya karar vermiştir.Üç küçük yetim olan Margo, Edith ve Agnes, bu kötü kalpli adamla karşılaştıklarında ise, hiç kimsenin göremediği bir ayrıntıyı fark ederler: Gru onlar için potansiyel bir baba adayıdır.

Gru ve Lucy ile kızları Margo, Edith ve Agnes'in Gru ailesinin yeni üyesi, babasına eziyet etmeye kararlı Gru Junior'ı kucaklarına almasıyla yeni bir bölüme başlıyor. Gru, yeni bir düşman olan Maxime Le Mal ve onun çekici ama tehlikeli kız arkadaşı Valentina ile karşı karşıya kalır ve ailece kaçmak zorunda kalırlar.

Film, unutulmuş HARK'ları çocuklarla yeniden buluşturmak için büyülü bir maceraya atılırken, herkesin hayalî arkadaşlarını ve bu süper güçle neler yaptığını görebildiğini keşfeden bir kızın hikâyesini konu alıyor. Elizabeth (Bea) adındaki küçük bir kız, insanların artık göremediği, terk edilmiş veya unutulmuş hayalî arkadaşları görme yeteneğine sahip olduğunu keşfeder. Bu yeteneğini fark ettikten sonra Bea, yan komşusu Calvin (Cal) ile iş birliği yaparak, bu sevimli ve yardıma muhtaç varlıkları tekrar hayata döndürmek ve onları eski çocuklarıyla veya yeni sahipleriyle yeniden bir araya getirmek için büyülü bir maceraya atılır.

Gru, henüz daha 12 yaşında bir çocukken, yani kötülüklerin ustası olmamışken, yaşadığı bodrumdan bütün dünyaya hakim olma hayallerini kurar. Yüreklere korku salan haydutların oluşturduğu Hırçın Altılılar çetesi lidelerini ekipten atınca, Gru onlara katılmaya çalışır. Ancak kısa sürede kötülüklerin can düşmanı haline gelir. Gru kaçış yolunda başının çaresine bakmak için uğraşırken, Minyonlar da onu kurtarmak için bir yeni kavga sporu öğrenmek için kolları sıvar. Ve Gru da en kötülerin bile dostlarının yardımına muhtaç olduklarını görür.

Nick parçalanmış bir ailenin çocuğudur. Annesi Vicki ile babası David boşanmıştı ve mahkeme onun velayetini annesine vermiştir. İyi bir baba olan David boşanmanın ardından oğlundan uzak kalsa da onunla ilgilenmeyi ihmal etmez. İyi bir çocuk ve başarılı bir öğrenci olan Nick’in hayatındaki değişim kısa sürede ailesinin de dikkatini çeker. Oğlundaki değişimlerin nedenini anlamaya çalışan David acı bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Nick, kristal meth bağımlısıdır. David, oğlunu iyileştirmeye kararlıdır ve her ne olursa olsun onu içine düştüğü bataklıktan kurtaracaktır.

Film, 2001-2009 yılları arasında George W. Bush'un başkan yardımcılığını yapan, 11 Eylül sonrası Afganistan ile Irak işgallerindeki sorumlulukları başta olmak üzere ABD siyasi tarihinin en büyük yetkilerine sahip başkan yardımcısı olarak anılan Dick Cheney'nin güce erişim sürecini ve bu gücü nasıl kullandığını anlatıyor.

Gru, insanlığı tehdit eden son kötüyü ele geçirmekte başarısız olunca Anti-Kötüler Birliği’nden kovulur. Artık büyük bir kimlik krizinin ortasındadır. Ancak, gizemli bir yabancı ortaya çıkar ve Gru’ya uzun zaman önce kaybettiği ikiz erkek kardeşinin haberini verir. Kardeşi, ikizinin çılgın adımlarını umutsuzca takip etmek isterken eski bir süper kötü de kötü olmanın ne kadar iyi bir his olduğunu yeniden keşfedecektir.

Dünyanın bir numaralı kadın tenis oyuncusu Billie Jean King ile eski şampiyon Bobby Riggs arasında 1973 yılında oynanan tenis maçı tarihe “The Battle of the Sexes” olarak geçti. Bu muhteşem maç tüm zamanların en çok izlenen spor müsabakası oldu. Zamanın ruhunu yakalayıp, cinsiyet ayrımcılığı üzerine dünya çapında bir gündem yaratan bu müsabaka, aynı zamanda feminist hareketi de teşvik etti. Medyanın baskısı altında olan King ve Riggs, kort dışında çok daha kişisel ve karmaşık sorunlarla uğraşıyorlardı. Eşinin de desteğiyle kurumlara karşı eşit ödemeler için savaşan King, aynı zamanda kendi cinsiyetiyle ilgili de boğuşmalar yaşıyordu. Bu arada Riggs de mirasını ve şöhretini, eski zamanlardaki ihtişamını tekrar yaşamak için riske atıyordu. Billie ve Bobby birlikte; tenis kortlarının çok ötesine geçen ve dünyanın dört bir yanında erkeklerle kadınlar arasındaki tartışmaları canlandıran bir kültürel gösteriye hizmet ettiler.

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

Tarih öncesi çağlardan beri kendilerine kötü bir efendi arayışında olan Minyonlar; Dracula'dan Firavun'a, Napolyon'dan, dinozorlara kadar birçok kişiye hizmet etmeye çalışsalar da hepsi bir gün yok olmuştur. Hizmet edecek bir efendi bulamayınca Antartika'da kendi hallerinde yaşamaya başlayan minyonların kaderi 1960'lı yıllarda değişir. Çünkü 3 kişilik maceracı bir minyon ekibi, Amerika'ya doğru yola çıkar.

12 yaşındaki Alexander'ın (Ed Oxenbould) başına her türlü talihsiz olay gelmektedir. Üstelik Alex, bunun sadece kendi başına geldiğine inanmaktadır. Doğum gününün gecesi bir dilek tutar, tüm ailesinin kötü bir gün geçirmesini diler. İnanılmaz bir şekilde dileği kabul olur ve annesi, babası ve kardeşleri feci bir güne uyanırlar. Hepsinin başına türlü şanssızlıklar gelmektedir ve Alex bu durumdan kendini sorumlu tutar.

Du Pont’un dünyası ve yoğun ilgisinden etkilenen Mark, onu bir baba figürü olarak kabul eder ve beğenisini kazanmak için çabalar. Başlangıçta destekleyici olan du Pont’un değişken karakteri ilerleyen dönemlerde Mark’a oyun psikolojisi uygular ve eğitimini olumsuz etkiler. Du Pont’un Mark ve Dave kardeşlere azalan ilgisi ve artan paranoyası üçlü arasında beklenmeyen bir trajediye yol açar.

Eski süper kötü Gru, suç dolu geçmişini bir kenara bırakır ve evlatlık edindiği kızları Margo, Edith ve Agnes ile birlikte sakin bir hayata adım atar. Gru, kurduğu işiyle ve ailesiyle vaktini geçirirken, bazı gizemli olaylar yaşanmaya başlar. Anti-Villain League isimli son derece gizli bir örgüt, Gru'yu tehlikeli bir olayı araştırması için göreve çağırır ve ona bu görevde Minyonlar'ın yanı sıra bu organizasyonun en iyi ajanı olan Lucy de yardım edecektir. Gru artık iyi adamlarla anlaşma imzalamış ve dünyanın kurtuluşu için mücadele eden birine dönüşmüştür. Lucy ile birlikte kötücül bir süper gücün peşine düştükleri bu avda, çeşitli suçlularla da mücadele etmek zorunda kalacaklardır.

Dışarıdan bakıldığında Cal Weaver'ın (Steve Carell) kusursuz bir hayatı vardır: mükemmel bir işe, harika bir eve sahiptir ve gençlik aşkı karısı olmuş, ona sevimli çocuklar vermiştir. Fakat Cal'in gördüğü Amerikan rüyasından karısı Emily'nin (Julianne Moore) onu aldattığını ve dahası ayrılmak istediğini öğrenerek uyanır.Artık 40'ında yalnız bir adam olan Cal çapkınlıkta ve flörtleşmekte genç Jacob (Ryan Gosling), o kadar iyi değildir. Bir barda taşıtığı Jacob'ta gerçekten şeytan tüyü vardır ve Cal'a bekar bir hayat sürdürmenin püf noktalarını bu adam öğretecektir. Bir yandan da ergenliğe giren çocuklarıyla ilişkisini dengelemeye çalışan Cal kendini bir aşk üçgenini çözmeye çalışırken bulur!

Claire ve Phil Foster yaşadıkları hayattan ve rutin evliliklerinden sıkılmış bir çifttir. Ancak bir restaurantta başlayan yanlış anlama bu sıradan çifti inanılmaz bir maceraya sürükler. Rüşvetçi polisler, acımasız mafya babaları ve çılgına dönmüş bir taksi şöförüyle uğraşmak zorunda kalan çifti, hiç unutamayacakları vahşi bir kovalamacaya beklemektedir.

Renk renk çiçeklerle çevrili, güleryüzlü komşuluk ilişkilerinin sürdüğü banliyöde, bu yaşantıyı bozacak bir sır saklıdır. Banliyönün en bakımsız ve çirkin evinde yaşayan Gru, küçük köleleri ile birlikte dünyanın kaderini değiştirecek bir plan yapmaktadır. Gru, dünyanın uydusu Ay'ı çalmaya karar vermiştir.Üç küçük yetim olan Margo, Edith ve Agnes, bu kötü kalpli adamla karşılaştıklarında ise, hiç kimsenin göremediği bir ayrıntıyı fark ederler: Gru onlar için potansiyel bir baba adayıdır.

Horton, bir toz zerresinden gelen yardım çığlığını işitince bu esrarengiz varlığın derdine derman olmak ister. Kimseyi görmemesine rağmen ona yardım etmeye karar verir. Görünce anlar ki, toz zerreciği Kimlerşehri'nde yaşayan Kimler'in evidir. İyi yürekli fil Horton, Kimler'i korumaya karar verir ama bu durum, talihsiz ve saf kahramanımıza zerrenin üzerinde herhangi bir şeyin hayatta kalabileceğini reddeden komşularının eziyetinden başka bir şey kazandırmayacaktır.

Tanrı ve sevgili kulları arasındaki sıra dışı ilişkinin 2003 yılındaki Bruce Nolan'ın hikayesi ile sona erdiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Macera, ilk filmde kendini beğenmiş gazeteci olarak tanıdığımız Evan'ın hikayesi ile devam ediyor. Gazeteciliği bırakmış ve siyasete atılmış olan Evan, bu uğurda tüm yaşamını değiştirmiştir. Evini Buffalo'dan Virginia'ya taşımış ve kendisine yeni bir çevre edinmiştir. Fakat bir gün hiç beklenmedik bir ziyaretçinin karşısına çıkması ile hayatı birden ilginç bir yol alır. Tanrı, insan kılığında karşısına gelerek Evan'dan Nuh'un Gemisi'nin bir benzerini inşa etmesini ister. Bu ilginç istek sonrası işe koyulan Evan'ın garip tavırları, başta ailesi olmak üzere herkesin dikkatini çekecektir.

Hoover ailesinin her bireyi denemekten yılmayan sıcak insanlardır. Bir Volswagen minübüse doluşup ailelerinin en küçük bireyinin hayalini gerçekleştirmek için California’ya doğru yola çıkarlar. Bu üç günlük traji komik yolculuk sürprizlerle ve aile fertlerin hayal bile edemeyeceği bir sonla tamamlanacaktır. Küçük Gün Işığım bilinen kalıpları kıran bir Amerikan yol komedisi.

Kırk yaşındaki Andy halen cinsel ilişki yaşamamıştır. Oysa hayatının diğer kısımları gayet başarılı bir biçimde devam etmektedir. Elektronik mağazasında çalışmaktadır. Çizgi roman koleksiyonuna sahiptir. Zevkle döşenmiş bir evde yaşar ve iyi arkadaşları vardır. Bir gün arkadaşları Andy’nin yegane sorunu olan şu seks meselesini çözmeye karar verirler. Ona ellerinden geldiğince destek vererek kendine güvenmesini sağlamak için uğraşırlar. Andy uzun süre bunlardan etkilenmez ta ki 3 çocuk annesi Trish ile karşılaşana dek. Arkadaşları nihayet amaca ulaştıklarını düşünürlerken ikilinin, ilişkilerine “seks yok” kuralı koyarak başladıklarını öğrenirler.

Yerel bir TV kanalı olan Eyewitness TV'de haber muhabiri olan Bruce, New York'da, genelde insana odaklanan, herkesi mutlu eden haberleriyle tanınmaktadır; ancak o emekli olmak üzere olan haber spikerinin yerine geçmek ya da en azından önemli uluslar arası haberleri sunmak ister. Aslında Bruce'un temel sorunu, yaşamındaki pek çok şeyden tatmin olmaması, çevresindekileri mutlu etmesine karşı, kendisinin çok mutsuz olmasıdır.. Bir gün, Niagara Şelaleleri'yle ilgili bir haber kutlamanın haberini yapmak için bölgeye giden Bruce, canlı yayına saniyeler kala, TV kanalındaki en büyük rakibinin, haber spikerliğine yükseldiğini öğrenince çılgına döner ve milyonlarca izleyicinin önünde kendini tutamayarak küfreder. Doğal olarak işinden olan Bruce'un hayatında her şey -bu sefer şikayet etmeye değecek şekilde- kötü gitmeye başlar: Bir çete tarafından feci şekilde dövülür, arabasını çaldırır, vs. Kötü kader için yakardığı Tanrı, sesini duyunca, Bruce için her şey değişmeye başlar..

On a college campus, an author navigates a complicated relationship with his daughter.

Üç evli çiftin uzun yıllara dayanan dostluğu, çiftlerden birinin boşanmasıyla sınanır ve üç ayda bir yaptıkları hafta sonu kaçamakları karmaşık bir hâl alır.

Alan Strauss, seri katil olduğu ortaya çıkan hastası tarafından esir alınan bir terapisttir. Alan, zaman tükenirken Sam'in cinayetlerine suç ortağı olmadan ya da daha kötüsü kendisi hedef haline gelmeden önce onu durdurmak için umutsuzca mücadele eder.

Dört yıldızlı bir general, Amerikan ordusunun en yeni departmanı olan Uzay Kuvvetlerini göreve hazırlamak üzere isteksizce eksantrik bir bilim insanıyla iş birliği yapar.

Çalışanlarının mutluluğunu gözeterek şirket kurallarını esnetmeye çalışan, ara sıra masumane oyunların kurbanı, kaba ve taş kalpli bir şef: Michael Scott. Hepsinin kendince takıntıları olan farklı yaş gruplarından personeliyle ile The Office çalışanlarının hayatlarına şöyle bir göz atıyor; bıkkın aynı zamanda yetenekli satış elemanı Jim, onun sosyopat, yalaka düşmanı Dwight, kibar ve dürüst resepsiyonisti Pam ve isteksiz, kayıtsız stajyeri Ryan.