İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 Temmuz 1978 yılında Ankara'da doğdu. İzmir'de Karşıyaka Şemikler Lisesi'nden mezun oldu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nü 2001 yılında bitirdi. 2001-2002 sezonunda Tiyatro Anadolu'da oyuncu olarak çalıştı. 2002 yılında İstanbul'a yerleşti ve Semaver Kumpanya'nın kuruluş çalışmalarında yer aldı. Semaver Kumpanya'nın en tanınan oyuncularından biridir. İstanbul'a yerleştiği yıldan itibaren tiyatro oyunculuğunun yanı sıra çeşitli sinema, televizyon ve seslendirme çalışmaları da yapmaktadır. Ali Aydın'ın yönetmenliğini yaptığı Küf adlı sinema filmdeki rolüyle 2012 yılındaki 49. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazanmıştır.

İstanbul’un en belalı mahallerinden Çukur’un kontrolü Koçova ailesinin elindedir. Koçovalıların Çukur’u yönetirken en önemli kuralları da uyuşturucuya asla izin vermemeleridir. Ancak gözünü bu mahalleye dikmiş ve bu yasağı kırmaya hazırlanan yeni bir grubun ortaya çıkması ile mevcut düzen bozulur.

Tarihî Pera Palas Oteli ile ilgili bir yazı hazırlarken kendini bir anda geçmişte bulan gazeteci Esra, Türkiye'nin kaderini değiştirebilecek bir komployu durdurmalıdır.

Cemal, Akhisar'da babası ile aynı evde yaşayan ve aynı berber dükkanında çalışan genç bir adamdır. Herkesin birbirini tanıdığı bu kasabada, gayet sıradan gibi görünen insanların bazı olağanüstü güçleri vardır. Ama hiçbiri süper kahraman değildir, bilakis sıradan problemleri olan, sıradan insanlardır.

Ankara'da saygın bir sanatçı çift olan Derya ve Aziz, 13 yaşındaki kızlarıyla birlikte mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak son tiyatro oyununun başarılı galasından sonra hayatları devletin keyfi gücüyle altüst olur. Bir gecede işlerini ve dolayısıyla geçim kaynaklarını kaybederler. Şimdi ideallerini ve inançlarını yaşamın gerçek gereklilikleriyle uzlaştırmak gibi zor bir görevle karşı karşıyalar. Ani işsizlik onların sadece mali güvenliğini değil aynı zamanda evliliğini de test eder. Kariyerlerini ilerletmek için birlikte yeni fırsatlar ararken idealleri ile günlük yaşamın pratik ihtiyaçları arasındaki çatışmalarla boğuşurlar. Dışarıdan gelen baskı ve sürekli belirsizlik, ilişkilerini giderek daha fazla zorlar.

On dört yaşındaki Ahmet, babasının isteğiyle orta sınıf yaşamının rahatlığını geride bırakmak zorunda kalır ve kendini ailevi beklentiler, dini yükümlülükler ve sıkı sıkıya bağlı olduğu çocukluk dönemi arasında gidip gelmek zorunda kaldığı bir erkekler yurdunda bulur.

Cici, 1980'li yıllarda İç Anadolu'da yaşayan bir ailenin hayatına odaklanıyor. Aile, yaşadıkları acı kaybın ardından, yıllarca yaşadıkları yerden ayrılıp, şehre göç etmeye karar verir. Aradan geçen 30 yılın ardından, geçmişin izlerini taşıyan çiftlik evine geri döndüklerinde aile, yıllarca üstü kapalı duran gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.

İstanbul karantina altındadır. Felek ve Kerim, bu dönemde yapılabilecek en güzel vurgun yolunu bulur. İnsanların bilgisayarına erişip kendilerini devlet yetkilisi olarak tanıtacak, onlara "suçlar"ını itiraf ettireceklerdir. Ne var ki söz konusu şehir İstanbul’dur ve burada her türden insan yaşar!

Kronoloji, bir çiftin hayatına odaklanıyor. Hakan ile Nihal, dışarıdan bakılınca mutlu bir evliliğe sahip oldukları görülen bir çiftir. Ancak Nihal'in ansızın ortadan kaybolması, çiftin ilişkilerinin de düşünüldüğü kadar sorunsuz olmadığını ortaya çıkarır. Polis ile birlikte karısını aramaya çalışan Hakan, bu süreçte ilişkileri ile ilgili gerçeklerle yüzleşmeye başlar.

Basri, demir yollarında yol bekçisi olarak çalışmaktadır ve yalnızdır. Tek oğlu olan Seyfi tam 18 yıl önce, okuduğu üniversitede öğrenciyken gözaltına alınmış ve o günden sonra hiç kimse Seyfi'den başka bir haber alamamıştır. Bu durumda ne ölüdür Seyfi ne sağ, ne vardır ne de yoktur. Basri'nin oğlu kaybolduktan altı yıl sonra karısı da ölmüştür. Basri, oğlunun kayıbından sonra yavaş yavaş toplumdan soyutlamaya başlamıştır kendini. Onu günden güne çepeçevre saran bir umut yaşatmıştır bugüne kadar. Her gün kontrol etmek için üzerinde yürüdüğü tren yolları, on sekiz yıldır aralıksız, her ayın başında ve ortasında oğlunu bulmaları için yazdığı dilekçeler… Anadolu'nun bereketli toprakları ve onu sarıp sarmalayan uçsuz bucaksız tren yolları, umut ve vicdan…

Cemal, Akhisar'da babası ile aynı evde yaşayan ve aynı berber dükkanında çalışan genç bir adamdır. Herkesin birbirini tanıdığı bu kasabada, gayet sıradan gibi görünen insanların bazı olağanüstü güçleri vardır. Ama hiçbiri süper kahraman değildir, bilakis sıradan problemleri olan, sıradan insanlardır.

Aldıkları bir iş teklifi sonrasında Yozgat'a taşınan müzik öğretmeni ve şarkıcı Yavuz ve öğrencisi Neşe hayatlarının önemli bir dönüm noktasına adım atmak üzeredir. İcra ettikleri müzik türüyle bu yeni şehirde kimsenin ilgisini çekemeyen ikilinin çabalarına, buraya taşındıkları ilk günlerde tanıştıkları Sabri'nin yardımları da eklenir ancak sonuç yine olumsuzdur. Bu olumsuz sonuç beklenmedik gelişmeleri de beraberinde getirir...

Celal Tan ünlü bir anayasa profesörüdür. Bir gün Celal Tan’ın ailesi onun için sürpriz bir doğum günü kutlaması hazırlar. Ancak genç karısı Özge’yi kıskanan Celal Tan eve gelir gelmez karısıyla kavgaya başlar. Kavga sırasında Celal Tan, Özge’yi öldürür. Tüm aile cinayete şahit olmuştur. Polisin soruşturması sırasında aile içinde dengeler bozulacak ve sırlar ortaya dökülecektir.

Aydın, İstanbul’a yeni tayin edilmiş bir polis memurudur. Şehir kadar sosyal hayata da yabancılık çekmektedir. En büyük sıkıntısı yalnızlıktır. Şekerci dükkânında çalışan Mehtap’la uzaktan uzağa ilişki kurmaya çalışır. Fakat ilgisine karşılık alamaz. Tıpkı hastalığından dolayı arkadaşları tarafından dışlanan Osman ve diğerleri gibi… Her insan, hayatı boyunca birinden ötekine savrulup durur.

Bütün hayatını bir mucize bekleyerek geçiren Fikri Şemsigil, sonunda bu mucizeyi yaşar ve 'Güneşin Oğlu' olduğunu öğrenir. Fakat yaşadığı mucize, düşündüğünün aksine Fikri Bey'in hayatını alt üst eder. Fikri Bey'in ruhu artık, çevresindeki insanların bedenlerine girip çıkmaktadır. Ve sonunda Fikri Bey, bu kez, yıllarca beklediği mucizeden kurtulmak için, gerçeklerin peşine düşmek zorunda olduğunu anlar. Olaylar çığırından çıkmıştır. Peki, karşı apartmandaki komşusu dünyalar güzeli kız ne olacaktır?

Filmde olaylar 14'üncü yüzyılda Bursa'da geçer. Anadolu'daki bütün devlet ve beylikler Moğol saldırısından yılmış, halk akın akın Moğollar' dan kaçıp Bursa'ya yerleşmektedir. Karagöz, Moğol vergi memurlarından kaçıp annesiyle Bursa'ya gelmiştir. Cahil ancak çok zeki, özellikle de kızdığında söz ve hareketleriyle etrafındakileri güldüren bir Türkmen göçeridir. Hacivat ise devletler arasında haber götürüp-getiren bir postacıdır. Zeki, lafazan, sefahat ve eğlenceye düşkün bir fırsatçıdır. Düştüğü zor durumlardan konuşması sayesinde kurtulur. Hacivat, Karagöz'ün hasta ineğini satın alınca tanışırlar. Hacivat, Karagöz'deki doğal yeteneğin farkına varır ve bundan yararlanmak ister.

Zülfikar Karslı, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle otogardaki eski gücünü yitirirken, herkes gözünü yurt dışından döneceği söylenen oğlu Zafer’e dikmiştir. Babasından kalan borçlarla boğuşan seyyar tamirci Timur’un yolu bu sırlarla dolu aileyle kesişir ve hiç bilmediği bir kaderin içine, Zülfikar Karslı'nın veliahtı Zafer Karslı olarak adım atar. Zülfikar'ın çocukları Kudret, Derya, Cennet, Zafer ve Zafer'in eşi Reyhan için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Tarihî Pera Palas Oteli ile ilgili bir yazı hazırlarken kendini bir anda geçmişte bulan gazeteci Esra, Türkiye'nin kaderini değiştirebilecek bir komployu durdurmalıdır.

Toplumdaki yozlaşmanın çözümünü kendi adaletini sağlayarak arayan Ercüment Çözer’in yolu, toplumdaki sapkınlık ve kötülüklerin içine sıkışmış iki genç olan Helen ve Savaş ile kesişir. Helen ve Savaş başlarına gelen olaylar sebebiyle adaletin elinden kaçanların peşine düşmeye karar verir. Bunu öğrenen Ercüment Çözer ise saygısızlara savaş açan bu ikiliye kendini polis olarak tanıtarak onların güvenini kazanmaya çalışır.

İstanbul’un en belalı mahallerinden Çukur’un kontrolü Koçova ailesinin elindedir. Koçovalıların Çukur’u yönetirken en önemli kuralları da uyuşturucuya asla izin vermemeleridir. Ancak gözünü bu mahalleye dikmiş ve bu yasağı kırmaya hazırlanan yeni bir grubun ortaya çıkması ile mevcut düzen bozulur.

Aşk, ihanet, vicdan, adalet ve intikamın iç içe girdiği, hayatı bir anda değişen insanların birbirlerine dokunan hikayelerini izleyicisiyle buluşturmaya hazırlanıyor. Hayatının en güzel dönemlerini, hayallerini, geleceğini ve sevdiği kadını işlemediği bir suç yüzünden kaybederek müebbet mahkumu olan ”Dağhan” ın acı dolu hayatını izleyeceğiz. Dizide Fahriye Evcen ise; yıllarca artan suçluluk duygusundan kurtulmak isteyen, bu yüzden de Dağhan’ın müebbetine son verecek olan avukat “Selvi” karakteri ile izleyici karşısına çıkacak.

İlişkileri lisede yapılan acımasız bir "şakaya" dayanan ve 20 yıl sonra hayatın yollarını yeniden kesiştirdiği dört kadının güç mücadelesinde eski kinler ve hırslar ortaya çıktıkça aralarında cinayete kadar varan korkunç bir hesaplaşma başlar. Merve Aksak (Aslıhan Gürbüz), Oya Toksöz (Gökçe Bahadır), Arzu Kaymaz (Tülin Özen) ve Pelin Kaner'in (Bade İşcil) karıştığı bu vakâyı (ya da vakâları), Cinayet Büro Başkomiseri Kemal (Tansu Biçer) ve yardımcısı Derya (Hayal Köseoğlu) çözmeye uğraşırlar ancak bu dört kadının çetrefilli dünyasını aydınlatmak düşündüklerinden daha zor olacaktır.

Sait, Nazım, Turgut, Orhan ve Aziz… Beş kardeşten oluşan bu aile, eski bir mahallede, dededen kalma ahşap bir konakta birlikte yaşamaktadırlar. Kardeşlerin en büyüğü Sait, depremde anne ve babalarını kaybettiklerinden beri ailenin babası gibidir. Tüm kardeşleri, her türlü zorluğa rağmen bir arada tutmayı başarmıştır. Duygusal gazeteci Nazım, mahallenin imamı Turgut, şarkıcılık hayalleri kuran bodyguard Orhan ile at yarışı tutkunu havai Aziz; hepsi Sait'in çocuğu gibidirler ve birbirlerinden ayrı bir yaşam sürmeyi hayal bile etmemektedirler. Ta ki Sait bir gün kardeşlerine, evleneceğini açıklayana kadar…

Bir gün uyanırsınız ve hayatınız birdenbire tersine döner... Mutlu bir aileniz vardır, biricik çocuğunuzun sırlarla dolu ölüm haberi gelir, dünya başınıza yıkılır... Başarılı bir politikacısınız, belediye başkanlığına doğru koşarken isminiz bir cinayete karışır... Hayatınızı değiştirme arifesinde bir komisersiniz, her şeyi ardınızda bırakıp daha güzel bir hayata adımlayacağınız gün, çözmeniz gereken bir cinayetle karşı karşıya kalırsınız, suçluyu bulmadan gidemeyeceğinizi bilirsiniz... Gencecik ve hayat dolu bir genç kızsınız, yarınlara umutla bakarken birdenbire gözleriniz sonsuza dek karanlığa gömülür, öldürülürsünüz. Kader ağlarını öyle bir örer ki hayatınız hiç ummadığınız bir şekilde değişiverir... Peki, kötü kimdir? Kader mi?

Leyla ile Mecnun'un yapımcılarından bir fantastik drama. Hikayesini Güzel ve Çirkin'den esinlenen dizi, İstanbul'un dehlizlerinde yaşayan bir adam ve yerin üstündeki güzel bir kadının hikayesini anlatacak. Televizyonda sunuculuk yapan Yağmur'u, ekranda ilk gördüğü andan itibaren özel bir ilgi ile takip eden Şubat, Haberler dediği bu genç kadının hayatına girer ve şimdiye kadar hayatlarında onları biraraya getirebilecek birçok şeyin yaşandığını farkederler. Şubat her geçen gün Haberler'e biraz daha bağlanırken, Yağmur yıllar önce öldürülen babasının katilini bulma peşindedir..

Hayatın hırsızlık yapmak zorunda bıraktığı bir genç kız, Mavi… İdealleri olan ama uygulamaların hayal kırıklığına uğrattığı genç bir polis komiseri, Çınar… Lüks arabaları parçalayan, şaşırtıcı bir zekaya sahip şeytani bir çete reisi, Aksak… Sürükleyici, duygusal bir öykü. Büyük, çarpıcı bir aşk hikâyesi. Hayat koşullarının, kaderin hırsızlığa mecbur ettiği Mavi ile Ahlak ve Kumar Masası’nda dedektif olarak görev yapan Çınar’ın ümitsiz aşklarının hikayesi...