İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

36 filminden 15'i İzlenir çıktı, 4 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Thomas Jeffrey Hanks (doğum: 9 Temmuz 1956), Amerikalı bir oyuncu ve film yapımcısıdır. Hem komedi hem de dram türündeki rolleriyle tanınan Hanks, dünya çapında en popüler ve en tanınabilir film yıldızlarından biri olarak kabul edilir ve geniş çevrelerce bir Amerikan kültür ikonu olarak görülür. Hanks, başrollerini üstlendiği Splash (1984) ve Big (1988) adlı komedi filmleriyle çıkış yaptı. Philadelphia (1993) filminde AIDS hastası bir eşcinsel avukatı ve Forrest Gump (1994) filminde ortalamanın altında zekâya sahip genç bir adamı canlandırarak art arda iki yıl En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü kazandı. Hanks, yönetmen Steven Spielberg ile beş filmde iş birliği yaptı: Saving Private Ryan (1998), Catch Me If You Can (2002), The Terminal (2004), Bridge of Spies (2015) ve The Post (2017). Ayrıca, onu yönetmen, yapımcı ve senarist olarak öne çıkaran Band of Brothers (2001) adlı mini diziye de imza attı. Hanks’in diğer dikkat çeken filmleri arasında romantik komediler Sleepless in Seattle (1993) ve You've Got Mail (1998); dramlar Apollo 13 (1995), The Green Mile (1999), Cast Away (2000), Road to Perdition (2002) ve Cloud Atlas (2012); biyografik dramlar Saving Mr. Banks (2013), Captain Phillips (2013), Sully (2016) ve A Beautiful Day in the Neighborhood (2019) yer almaktadır. Ayrıca, Robert Langdon film serisinde baş karakteri canlandırmış ve Toy Story film serisinde Şerif Woody karakterine ses vermiştir.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir. Oyuncağı çok seven Andy, eski gözdesi Şerif Woody'e olan ilgisini yitirir. Bir gün Buzz yanlışlıkla pencereden aşağı uçunca, herkes Woody'nin onu öldürdüğüne inanır. Woody, kendisini kurtarabilmek için Buzz'ın arkasından giderek onu geri getirmeye karar verir. Fakat ikiliyi dış dünyada büyük tehlikelerle dolu maceralar beklemektedir.

Çok sevilen “Oyuncak Hikayesi” filmlerinin yaratıcıları, yeniden oyuncak kutusunu açıp Oyuncak Hikayesi 3 ile sinemaseverleri Woody, Buzz ve oyuncak karakterlerden oluşan sevimliğ çetenin dünyasına davet ediyor. Serinin üçüncü bölümünde Andy, üniversiteye gitmeye hazırlanmaktadır, sandık oyuncakları ise belirsiz gelecekleri yüzünden endişe içinde kalır.

Bir adam düşünün... Ömrü boyunca modern kent çevresinde yaşamış; 747'lerle dünyayı dolaşmış ve sürekli bilgisayar ortamında çalışarak yaşamını sürdürmüş. Ve bir gün bindiği uçak denize düşünce Fiji'de ıssız bir adada dört yıl tek başına yaşamak zorunda kalmış. Adada tek başına yaşayan bu adamın bilinç düzeyi tümüyle değişir mi yoksa modern dünyaya dönünce yine aynı kişi mi olur? Hayatının dönüm noktası olan bu olay yaşanmadan evvel sadece işine gömülü bir hayat sürdüren, kız arkadaşı dahil çevresinde sevdiği herkesi ihmal eden bu adam için eski hayatını sürdürmek mümkün olacakmıdır? Yoksa önünde yepyeni bir hayat mı durmaktadır?

Martin Short; klasik sahneler, yeni röportajlar ve yıldızlarla dolu, hiç yayınlanmamış özel videolar içeren bu belgeselde neşeli hayatının önemli anlarını anımsıyor.

Bonnie'nin hediye olarak aldığı bir Lilypad tablete takıntılı hale gelmesiyle birlikte, Buzz, Woody, Jessie ve diğer oyuncaklar için işler iyice karmaşıklaşır; zira artık oyun saatini tehdit eden yepyeni bir tehlikeyle mücadele etmek zorundadırlar.

Oldukça eksantrik bir ailenin geleneksel şirketi gizemli bir casusluk olayına karışır. Ailenin son derece karizmatik reisi Zsa-Zsa Korda, belirsiz koşullar altında birkaç uçak kazasından sağ kurtulur. Ancak bunların kaza olmadığı, aksine onu ve hayatının eserini yok etmeyi amaçlayan hedefli saldırılar olduğu yönündeki kanıtlar hızla artar. Bu sırada aile içindeki gerginlikler artmaya devam eder. Zsa-Zsa'nın, artık bir rahibe olarak inzivaya çekilen kızı Liesl'le ilişkisi özellikle kırılgandır. Ancak baba ve kızı birlikte riskli bir yolculuğa çıkarlar ve bu yolculuk sırasında çözülememiş birçok çatışma ortaya çıkar ve uzun yıllardır süregelen sadakatler sınanır.

Richard Young satılığa çıkarılan evine yıllar sonra geri döner. Evinin her köşesine baktığında hayatından izler görür ve yaşadığı anlar her bir noktada yeniden canlanmaya başlar. Ancak eşi benzeri olmayan bu ev, sadece Richard Young’ın değil, kuşaklar boyunca pek çok kişinin hayatında iz bırakmıştır. Bu evin anıları, geçmişten günümüze yüzyıllarca sürecek bir yolculuğun başlangıcı olur.

Tek eğlencesi kendisinden bıkmış komşularını eleştirmek ve acımasızca yargılamak olan huysuz dul Otto Anderson’un dayanılmaz hikâyesini anlatıyor. Otto’nun yan dairesine hayat dolu genç ve neşeli bir aile taşındığında, Otto dişine göre bir rakiple, kıvrak zekâsı ve ağzı burnunda karnı ile Marisol ile karşılaşıyor. Marisol ve Otto’nun arasında Otto’nun hayatını ters yüz edecek bir dostluk başlıyor.

Pinocchio, gerçek bir çocuk olmak isteyen tahtadan bir kuklanın hikayesini konu ediyor. Gepetto Usta'nın ahşaptan yaptığı Pinokyo’nun en çok istediği şey gerçekleşir ve insan olur. Ancak yalana meyilli olan Pinokyo’nun her yalan söylediğinde burnu uzar. Bu durum Gepetto ile kurduğu baba oğul ilişkisini de etkiler.

Yıkım sonrası bir dünyada geçmekte olan bilim kurgu filmi bir robotu temel alıyor. Ölmekte olan yaratıcısının köpeğini korumak için yaratılan robot, bu sürede sevgiyi, dostluğu ve insan olmanın ne demek olduğunu keşfediyor.

Film, Borat Sagdiyev adlı kurgusal bir Kazak televizyon muhabirinin gerçek maceralarına odaklanan 2006 komedisinin devamı niteliğini taşıyor. Ancak bu kez, Borat'ın maceralarına kızı Tutar da eşlik ediyor.

Paulette Jiles’in aynı isimli romanından uyarlanan filmde, Amerikan İç Savaşı’ndan 5 yıl sonra, kimi kimsesi olmayan savaş gazisi Yüzbaşı Jefferson Kyle Kidd, kasaba kasaba gezerek okuma yazması olmayan insanlara haberleri okumaktadır. Bir gün Kidd’in yolu, 6 yıl önce Kiowa kabilesi tarafından ebeveynlerinin öldürüldüğü ve onlar tarafından büyütülen 10 yaşındaki Johanna Leonberger ile kesişir. Daha önce hiç deneyimlemediği bu dünyaya düşman olarak büyüyen Johanna’nın hayatta kalan son akrabalarına verilmesi gerekmektedir. Kidd, çocuğu kanunun belirlediği vasilerine teslim etmeyi kabul eder. Acımasız vahşi doğada ikisi de ev diyebilecekleri bir yer bulmak için yüzlerce kilometre yol kat ederken, hem zorlu doğa şartları hem de peşlerine düşen haydutlara karşı mücadele edeceklerdir.

Kaptan Ernest Krause, 37 gemilik uluslararası bir konvoya liderlik ederek, Atlantik’in tehlikeli sularını aşıp binlerce askeri ve acilen ihtiyaç duyulan malzemeleri Müttefik kuvvetlerine ulaştırıyor.

Bir geri dönüşüm projesi ile yaratılan Forky, oyuncak olduğunu asla kabul etmez. Tek kullanımlık bir kaşıktan yapılma bir oyuncak olsa da o oyuncak olmadığı konusunda ısrarcıdır. Kendisini Bonnie’nin odasına ait hissetmeyen Forky, dünyadaki amacının ne olduğunu düşünmeye başlar. Kendisini oyuncaklardan biri olarak görmediği için Bonnie’nin yanında kalmak zorunda hissetmeyen Forky, dünyadaki amacını kaşık olarak yerine getirmeye karar verir. Ancak onun oyuncak olarak üstesinden gelmesi gereken bambaşka bir görevi vardır.

1971'de Pentagon belgeleri etrafında dönen gerçek olaylardan esinlenilmiş bir yasal süreci konu alan filmde, Washington Post çalışanları editör Ben Bradlee (Tom Hanks) ve yayıncı Kay Graham (Meryl Streep), ordu analisti Daniel Ellsberg tarafından yazılan ve sızdırılan Pentagon belgelerini yayınlama kararı alırlar. Belgelerin, Johnson yönetiminin Vietnam Savaşı'nda ABD askerlerinin rolü hakkında kamuoyuna ve kongreye yalan söylediğini, Nixon yönetiminin gizlice savaşı tırmandırdığını ortaya koymaları büyük skandal yaratır. Nixon yönetimi The Post'un bunları yayınlamasını durdurmaya çalışır ve ABD Savunma Bakanı Yardımcısı William Rehnquist davayı Yüksek Mahkeme’ye sunar. Belgelerin yayınlanabilmesi ve özgür basın kavramının korunabilmesi için gazete ile ordu arasında büyük bir hukuk mücadelesi verilecektir.

Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar fakat hiçbirşey hatırlamaz. Kendini bir anda ipuçlarını Dante’nin cehenneminde bularak çözmesi gereken korkunç bir senaryonun içinde bulur. Semboller zinciri Langdon’ı insanlık tarihini sonsuza dek değiştirebilecek çok farklı bir mekâna sürükler. Burası üç imparatorluğun merkezi olmuş, insanlık tarihi kadar eski, dünyanın incisi İstanbul’dur.

Alan Clay (Tom Hanks) elindeki her şeyi kaybetmiş bir iş adamıdır. Yeniden çıkış yapabilmek, henüz inşaatı başlamamış teknoloji kompleksinin yapımını üstlenebilmek için yanındaki genç arkadaşlarıyla birlikte Suudi Arabistan'a gider. Alıştığından bambaşka bir dünya ve kültürle yüz yüze gelen Clay, içinde bulunduğu duruma uyum sağlamaya ve bir çıkış yolu bulmaya çalışacaktır. Öte yandan Çinliler'in de aynı işi yapmaya talip olması, işini zorlaştıracaktır.

Sully, 15 Ocak 2009’da arızalanan yolcu uçağını Hudson Nehri’ne indirmeyi, bir nevi imkansızı başarıp kahraman haline gelen pilot Chesley Sullenberger’i konu ediniyor. Kaptan Sully elverişsiz koşullarda uçağı Hudson Nehri'ne indirmeyi başarıp 155 yolcunun hayatını kurtarmıştı. Fakat her ne kadar medya ve halk tarafından usta uçuş yeteneği, cesareti ile gündeme gelse de bazı yetkililer tarafından açılan soruşturma nedeniyle itibarını ve işini kaybetme tehlikei ile yüz yüze gelecektir. Filmin başrolünde efsane oyuncu Tom Hanks yer alırken filmin yönetmenliğini ise Oscar ödüllü yönetmen Clint Eastwood üstleniyor. Ayrıca filmin hikayesi Sulenberger ve Jeffrey Zaslow'un "Highest Duty" adlı kitabından uyarlandı.

Noel sonrası bir oyun tarihi ve oyuncaklar, korkunç ve agresif yeni dinozor oyuncaklarına karşı çıkmak zorundalar. Kısa metraj animasyon...

Travers 1961 yılında Disney’in çok sevdiği kahramanını beyazperdeye taşıma arzusunu tartışmak için Londra’dan Hollywood’a gider. Disney menajerin film için düşündüklerinden şüphelenen ve kendi geçmişiyle mücadele eden ciddi ve uzlaşmaz altmış yaşlarında bir kadınla karşılaşır. California’da kaldığı süre boyunca Travers 1906 yılında Avustralya’da geçen çocukluğunu anlatır. Öyle bir zamandır ki sadece yazımını şekillendirmemiş aynı zamanda 1934’te yazdığı kitaba da ilham vermiştir. Çok sevdiği babası Travers Goff kızına sevgi ve aydınlanma sunmuştur. Disney’e filmin telif haklarını vermeye çok da istekli olmayan Travers ünlü Hollywood masalcısının filmi yapmak için kendi sebepleri olduğunu fark eder...

Oyuncaklar yolculuk esnasında, beklenmedik bir hadise ile yol kenarındaki bir motele süreklenirler. İçlerinden bir tanesi kaybolduğunda diğerleri de onu bulmaya çalışırken bu gizemin içinde kaybolurlar. Aynı kaderi paylaşmadan önce bu korkunç olayı çözüme kavuşturmaları gerekmektedir.

Zavallı Rex, bütün oyuncaklar onu oyunbozan gibi görmektedir. Fakat Bonnie onu banyo vaktine getirince, şatafatlı bir Köpük Banyosu cümbüşü yaparak popülerliğini sıfırdan yüze çıkarır! Eziklik günlerini geride bırakarak jakuzinin kralı olan, efsanevi Partizor Rex'in ta kendisidir.

Bonnie yarıyıl tatiline çıkıp Barbie'yle Ken'i geride bırakınca diğer oyuncaklar bir araya gelerek onlara mükemmel bir Hawaii kaçamağı ayarlarlar.

Buzz Işıkyılı'nın çocuk menüsü oyuncağı versiyonu onun yerini alınca, Buzz bir fast food restoranında bırakılır. Bonnie'nin oyuncakları Buzz'ın sinir bozucu 10 cm'lik taklidiyle baş etmek zorunda kalırken, gerçek Buzz restoranda, atılmış oyuncaklara ait bir terapi grubunda hapis kalmıştır. Woody ve tayfası arkadaşlarını kurtarmak için planlar yaparken, Buzz da oyuncak psikoterapisinden kaçmaya çalışır.

Çok sevilen “Oyuncak Hikayesi” filmlerinin yaratıcıları, yeniden oyuncak kutusunu açıp Oyuncak Hikayesi 3 ile sinemaseverleri Woody, Buzz ve oyuncak karakterlerden oluşan sevimliğ çetenin dünyasına davet ediyor. Serinin üçüncü bölümünde Andy, üniversiteye gitmeye hazırlanmaktadır, sandık oyuncakları ise belirsiz gelecekleri yüzünden endişe içinde kalır.

Çok eski, gizli bir kardeşlik örgütü. Dünyayı yok edecek ölümcül yeni bir silah, akıl almaz bir hedef. Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Galileo zamanından beri Katolik Kilisesi'nin bağnaz inançlarını lanetleyerek bilimin yararlarını yücelten gizli örgüt İlluminati'nin, hala faaliyette olup cinayetler işlediğini öğrenince şok geçirir. Parlak bir fizikçi olan Leonarda Vetra, cinayete kurban gitmiştir. Tek gözü oyulmuş ve göğsü örgütün sembolüyle dağlanmıştır. Bilim adamının son buluşu güçlü ve çok tehlikeli enerji kaynağı karşımadde çalınmış ve yeni Papa seçiminin gerçekleşeceği gün Vatikan Şehri'nin altına saklanmıştır. Langdon, Vetra'nın meslektaşı ve aynı zamanda kızı olan Vittoria ile medeniyeti yok olmaktan kurtarmak amacıyla Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda soluk soluğa koşuşturarak 400 yıllık izi sürerek İlluminati'nin izini bulmaya çalışırlar.

Simgebilimci Profesör Robert Langdon'a bir toplantı için Paris'tedir. Gece oteline gelen bir telefonla polis tarafından Louvre müzesine çağrılır. İsa'nın Son Yemeği'nin sergilendiği salonda bir cinayet işlenmiştir. Kanının son damlasıyla cinayet mahalline şifreli ipuçları bırakan kurban, Langdon'u aynı gün telefonla aramış bulunan Müze müdüründen başkası değildir.Polis müfettişi Bezou Fache için Langdon sadece şifreleri çözecek isim değil, potansiyel katilin ta kendisidir. Fransız polisinin şifre çözme uzmanı genç ve güzel Sophie Neveu olaya karıştığında, herşey, göründüğünden çok daha karmaşık ve tarihin akışını değiştirebilecek bir sırrın etrafında düğümlenmeye başlayacaktır.Dan Brown'un histeri derecesinde çok satan kitabından uyarlanan Ron Howard imzalı filmde Langdon'u Tom Hanks'in, Fransız Müfettiş Fache'ı ise Jean Reno'nun canlandıracak olması gibi sürprizler var.

Victor Navorski Amerika yolundayken ülkesinde askeri darbe olması üzerine New York'un Uluslararası Havaalanında mahsur kalıyor. Pasaportu artık geçersiz olduğu için Amerika'ya girme hakkını yitirmiş durumda olan Victor ne ülkesine geri dönebiliyor ne de Amerikaya girebiliyor. ülkesindeki savaş bitinceye kadar havaalanı terminalinin transit yolcular salonunda beklemek zorunda kaldığında başına gelmeyen kalmıyor.

Amerika’daki ekonomik buhran döneminde tetikçilik yaparak hayatını kazanan Michael Sullivan, John Rooney’nin hesabına çalışmaktadır. Fakat Rooney’nin oğlu, babasına kendisinden daha yakın olan bu adamı harcayacak türden dolaplar çevirir. Sullivan, hiç istemediği halde kendi oğlunun da olaya karışması sonucu tehlikeli bir açmaza düşer. Olayların gelişmesiyle birlikte, hem cinayet mahali fotoğrafçısı hem de suikastçı olan Maguire, Sullivan’ın peşine takılır. Sullivan, ne pahasına olursa olsun oğlunu korumak zorundadır.

Bir adam düşünün... Ömrü boyunca modern kent çevresinde yaşamış; 747'lerle dünyayı dolaşmış ve sürekli bilgisayar ortamında çalışarak yaşamını sürdürmüş. Ve bir gün bindiği uçak denize düşünce Fiji'de ıssız bir adada dört yıl tek başına yaşamak zorunda kalmış. Adada tek başına yaşayan bu adamın bilinç düzeyi tümüyle değişir mi yoksa modern dünyaya dönünce yine aynı kişi mi olur? Hayatının dönüm noktası olan bu olay yaşanmadan evvel sadece işine gömülü bir hayat sürdüren, kız arkadaşı dahil çevresinde sevdiği herkesi ihmal eden bu adam için eski hayatını sürdürmek mümkün olacakmıdır? Yoksa önünde yepyeni bir hayat mı durmaktadır?

Andy'nin tatil için bir kovboy kampına gitmesi sonucu oyuncakları kendi başına kalırlar. Bu sırada paradan başka bir şey düşünmeyen Al McWhiggin adlı kolleksiyoncu, Woody'yi kaçırır. Kaçırılan Woody geçmişine ilişkin bazı gerçeklerle yüzyüze gelerek eski ve yeni arkadaşları arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.

Edgecomb, hikayesini anlatırken bir huzurevinde yaşamaktadır ve hapishanedeki görevinin üzerinden yıllar geçmiştir. Hapishanedeki hücrelerinden alınan idam mahkumlarının elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına giderken yürüdükleri, bir millik yeşil yolda yaşananlara her defasında tanık olan Edgecomb, ömrü boyu unutamayacağı olaylara tanık olur. Edgecomb, yıllar boyunca sayısız idam mahkumu nakleder ama hiç birisi onu John Coffey kadar etkilemez. Oldukça iri yarı bir adam olan Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkum olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça ince, kırılgan ve düşünceli bir yapıya sahip olan Coffey, bazı doğaüstü güçlere sahiptir. Edgecomb'un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sorması ile aralarında bir diyalog başlar.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Lovell, Jack Swigert ve Fred Haise'den oluşan Apollo 13 ekibi, NASA'nın yürüttüğü beşinci uzay görevinin sırasında "yarı yolda" oksijen tanklarından birinin patlaması yüzünden güç ve oksijen sıkıntısı çekmeye başlarlar ve aracın Dünya'ya dönmesi risk altına girer. Geri kalan oksijeni idareli kullanırken donma ve havasızlıktan ölme tehlikelerini göze alan ekip ne pahasına olursa olsun yörüngeden kurtularak Dünya'ya dönmeyi deneyeceklerdir. Fakat Houston'daki komuta merkezindeki görevliler hasar görmüş olan aracın atmosferden geçerken yanarak parçalanabileceğini tahmin etmektedir.

Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir. Oyuncağı çok seven Andy, eski gözdesi Şerif Woody'e olan ilgisini yitirir. Bir gün Buzz yanlışlıkla pencereden aşağı uçunca, herkes Woody'nin onu öldürdüğüne inanır. Woody, kendisini kurtarabilmek için Buzz'ın arkasından giderek onu geri getirmeye karar verir. Fakat ikiliyi dış dünyada büyük tehlikelerle dolu maceralar beklemektedir.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

Scott Turner'ın yaşadığı küçük kasabadan taşınıp gerçek davalarla ilgileneceği büyük şehre gitmesine sadece 3 gün kalmıştır, fakat tam yola çıkmaya hazırlandığı esnada arkadaşı Amos Reed cinayete kurban gider.Cinayetin tek tanığı ise Amos Reed'in deli fişek köpeği Hooch'tur. Köpek toplama ekipi Hooch'un deli fişekliğine teslim olunca Turner hiç istemese de zorunlu olarak ona bakmaya başlar. Temizlik hastası Turner ve dağınık deli fişek Hooch beraber yaşamaya başlarlar ancak Hooch'un deli fişekliği Turner'ı hayattan bezdirir...

Tom Hanks'in 1988 yılında en iyi aktör dalında Oscar® ödülüne aday gösterildiği bu komedi fiminde, Hanks, 30 yaşındaki bir adamın vücuduna sıkışmış 12 yaşındaki bir çocuğu canlandırıyor... Bir karnavalda genç Josh Baskin (Hanks) büyümeyi diler. Ertesi sabah uyandığında dileğinin gerçekleşmiş olduğunu görür. Arkadaşı Billy'nin yardımıyla (Jared Rushton), Josh bir oyuncak firmasında işe başlar. Ancak yaşadığı her tecrübeden sonra John çocukluğun sade zevklerini özlemeye başlar...

Oscar Ödüllü oyuncu Tom Hanks, bir deniz kazasında rüyalarının kadını tarafından gizemli bir şekilde kurtarılana kadar asla aşık olamayacağına inandırılmış bir işkoliktir. Allen ve Madison neşeli ve kalpleri ısıtan çok romantik bir dönem geçirirler. Ancak mutlulukları birisi "Deniz Kızı" diyene kadar sürer. Dünya Madison'ın sırrını keşfettiğinde, bu durum iki yeni aşık için batmak ya da yüzmek anlamına gelmektedir.

Each week celebrity guests join Irish comedian Graham Norton to discuss what's being going on around the world that week. The guests poke fun and share their opinions on the main news stories. Graham is often joined by a band or artist to play the show out.