İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Saving Mr. Banks
Film · 2013 · 126 dk · Dram, Komedi, Tarih
Kısa Cevap: İzlenir — oyunculuğa dayalı sıcak bir dram.
Emma Thompson ve Tom Hanks'in performansları ve duygusal alt katmanı filmi taşıyor. Disney'in kendi hikayesini fazla parlatması ve öngörülebilir gidişatı zayıf yanı; yine de içten bir dram.
Resmi Fragman · YouTube üzerinden oynatılır.
Yönetmen: John Lee Hancock

Emma Thompson
P.L. Travers

Tom Hanks
Walt Disney

Colin Farrell
Travers Robert Goff

Paul Giamatti
Ralph

Ruth Wilson
Margaret Goff

Jason Schwartzman
Richard Sherman

Bradley Whitford
Don DaGradi

B.J. Novak
Robert Sherman

Kathy Baker
Tommie
Lily Bigham
Biddy

Melanie Paxson
Dolly

Andy McPhee
Mr. Belhatchett

Rachel Griffiths
Aunt Ellie

Ronan Vibert
Diarmuid Russell
Son kontrol: 20 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: Alkol bağımlısı bir baba ve çocukluk travmaları işleniyor; küçük çocuklar için duygusal açıdan ağır olabilir.
Yazar P.L. Travers, çok sevdiği kitabını beyazperdeye taşımak isteyen Walt Disney'le görüşmek için Hollywood'a gider; kendi geçmişiyle yüzleştiği bu süreçte çocukluğuna dair anılar canlanır. Perde arkasını ve kişisel bir yası bir arada anlatan bir dram.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

Dünyanın bir numaralı kadın tenis oyuncusu Billie Jean King ile eski şampiyon Bobby Riggs arasında 1973 yılında oynanan tenis maçı tarihe “The Battle of the Sexes” olarak geçti. Bu muhteşem maç tüm zamanların en çok izlenen spor müsabakası oldu. Zamanın ruhunu yakalayıp, cinsiyet ayrımcılığı üzerine dünya çapında bir gündem yaratan bu müsabaka, aynı zamanda feminist hareketi de teşvik etti. Medyanın baskısı altında olan King ve Riggs, kort dışında çok daha kişisel ve karmaşık sorunlarla uğraşıyorlardı. Eşinin de desteğiyle kurumlara karşı eşit ödemeler için savaşan King, aynı zamanda kendi cinsiyetiyle ilgili de boğuşmalar yaşıyordu. Bu arada Riggs de mirasını ve şöhretini, eski zamanlardaki ihtişamını tekrar yaşamak için riske atıyordu. Billie ve Bobby birlikte; tenis kortlarının çok ötesine geçen ve dünyanın dört bir yanında erkeklerle kadınlar arasındaki tartışmaları canlandıran bir kültürel gösteriye hizmet ettiler.

Tek eğlencesi kendisinden bıkmış komşularını eleştirmek ve acımasızca yargılamak olan huysuz dul Otto Anderson’un dayanılmaz hikâyesini anlatıyor. Otto’nun yan dairesine hayat dolu genç ve neşeli bir aile taşındığında, Otto dişine göre bir rakiple, kıvrak zekâsı ve ağzı burnunda karnı ile Marisol ile karşılaşıyor. Marisol ve Otto’nun arasında Otto’nun hayatını ters yüz edecek bir dostluk başlıyor.

Hoover ailesinin her bireyi denemekten yılmayan sıcak insanlardır. Bir Volswagen minübüse doluşup ailelerinin en küçük bireyinin hayalini gerçekleştirmek için California’ya doğru yola çıkarlar. Bu üç günlük traji komik yolculuk sürprizlerle ve aile fertlerin hayal bile edemeyeceği bir sonla tamamlanacaktır. Küçük Gün Işığım bilinen kalıpları kıran bir Amerikan yol komedisi.

Doğu Almanya yıkılmadan önce kalp krizi geçiren ve 8 ay komada kalan anne, dışarda olup bitenlerden habersizdir. Doktor en ufak bir şokta annenin ölebileceğini söyler. Bunun üzerine oğlu ona yapay bir dünya oluşturur. Hatta bunun için arkadaşıyla birlikte çektiği haber bültenlerini annesine izletir. Doğu Almanya'nın yıkılması ile sosyalizme inanan insanların hayallerinin yıkılışına dikkat çeken film dünyadaki politik sistemleri de eleştirmektedir.

Toprak sahibi zengin bir baba olan Matt King, eşinin trajik bir bot kazası geçirmesinden sonra, geride kalan iki kızı ile ilişkisinin hiç de hayal ettiği gibi olmadığını farkeder. Matt, kızları ile olan ilişkisini düzeltmeye kararlıdır fakat gittikçe kötüye giden akıl sağlığı onun için hayatı oldukça zorlaştıracaktır.

Genç serseri Lu, özgürlük tutkusundan dolayı bir karavanda kıt kanaat geçinerek, yaşar. Bu günlük mücadele Lu’nun ayrıcalıklı erkek arkadaşı Nico için yorucu bir hale gelmiştir ve bir gece onu terk etmiştir. Lu şans eseri ihmalkâr bir anne ile karşılaştığında bir anlık dürtüyle bebeği onun ellinden “kurtarır”. Elinde bir bebekle kalakalan Lu, çareyi tanıdığı tek sorumluluk sahibi birey olan Nico’nun suratsız annesi Margo’ya gitmekte bulur. Margo bebeğin kendi torunu olduğunu düşünür. Farklı sınıflara ve dünya görüşlerine sahip olan Margo ve Lu sevgi dolu bir ikili olurlar. Bu ikili bir arada kalarak geçici bir aile olmak zorundadırlar. Polis bebeği kaçıran Lu’nun ensesindedir ve Margo bu durumla ilgili ne yapacağını bilemez.