İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

9 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
1964 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Tuncay Beyazıt tiyatroya Haldun Dormen tiyatrosunda Kare As ile adım atmıştır. Öncesinde Halk Evleri ve amatör gruplar ile tiyatro oyunlarında sahne almıştır. Türk Telekom Tiyatrosu’nda 15 yıl kadar görev almıştır. Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Deli Dumrul, İl Postino, Arkadaşım Kadın Oldu, Herkes Mi Aldatır?, Bunlar Delirmiş Olmalı, Söylev, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Tozlu Çizmeler adlı tiyatro oyunlarında yer almıştır. Rol aldığı bazı filmler arasında Kabadayı, Gönül Yarası, Kelebek, Anadolu Kartalları, Kurbanlık, Kara Kedi (GDO) yer alırken, rol aldığı bazı diziler arasında ise Ruhsar, Ramazan Güzeldir, Kayıp Aranıyor, Arka Sokaklar, İstanbul Şahidimdir, Üvey Baba, Kardeş Payı, Yanık Koza, Kunduracı ve Komşular gibi diziler vardır.

Beni Sev, iki kadın ve bir adam arasında yaşanan bir aşk üçgenini konu ediyor. Cansu Tosun’un rehberlik yapan, neşeli bir kadın olan Yasemin karakterine hayat verdiği filmde Tolga Güleç, babasının ölümüyle hayatta yalnız kalan ve bu zamana kadar İstanbul dışında yaşamamasına karşı kasabaya taşınmak zorunda kalan Emre’yi canlandırıyor.

İki kardeş olan Özcan ve Sercan tefeciye olan senet borçlarını ödemek için, Müslüm dayılarının kendilerine olan borcunu almaya giderler. Dayı parayı vermek için elini cebine attığı an kalp krizi geçirir ve ölür. Dayının cebinde onlara ait para vardır ama henüz çıkarıp vermemiştir. Parayı dayılarının cebinden aldıkları gibi tefeciye borç ödemesine giden kardeşleri büyük bir sürpriz beklemektedir, çünkü para sahtedir. Sahte paradan kurtulmanın yolunu, aldıkları yere bırakmak olarak gören kardeşler, cenaze evine parayı ölen dayılarının ceket cebine koymak için gelirler ve geri dönüşü imkansız bir maceraya girmiş olurlar.

Robot olan 216, insan olmanın hayalini kurmaktadır. Uzaydan dünyaya çok sevdiği arkadaşı Arif’in yanına gelir ve insan gibi yaşamaya başlar. Sıradan insanlar gibi bir yaşam sürmeye çalışsa da farklılığı kimsenin dikkatinden kaçmaz. Yeni yaşantısını alışmaya çalıştığı sırada aşk da kapısını çalmıştır. Robot olduğunu herkesten saklamaya çalışan 216 bunu başaramaz. 216’dan ilham alan bir iş adamı, onu herkese tanıtıp kopyalarını yapmak ister. Sunduğu cazip tekliflerle 216’yı kandırmayı başaran iş adamı, onun sayesinde geleceği değiştirecektir. Arif bu korkunç planı öğrenir ve hem dünyayı hem de 216’yı kurtarmak için bir mücadeleye girişir.

Çok küçük yaştayken öksüz kalan Sedat, babasının ona öğrettiği en önemli dersi, "korkunun gözünün içine bakmadığın sürece onu yenemezsin" mottosunu beynine kazır. Çıralı’da yenemediği korkuları ve babasından hatıra hayat tavsiyesi ile günübirlik ilişkiler ve işlerle hayatını geçirir. Ancak bir gün bu sakin hayatı bir anda değişiverir. Günübirlik ilişkilerinden biri olan Pınar, Sedat'ın kucağına bir bebek bırakıp aynı hızla ortadan kaybolur. İstanbul'a gelip Birol sayesinde iş bulan Sedat'ın hayatı artık kızının etrafında dönmektedir. Baba-kızın masal gibi geçen eğlenceli hayatları annenin tekrar ortaya çıkmasıyla bir kez daha kaos haline döner.

İlk filmde oğlunu evlendiren İsmail, ikinci filmde torununu sünnet ettirme telâşına girişir. Eski takım bir araya gelir, başını olmadık belâlara sokar, sünnet düğünü şehir çapında bir hadise halini alır.

"Kara Ağaç Destanı"nda; 1950 ve 1970’li yıllarda Anadolu’nun kadim topraklarında iyiliğin yanında kötülüğün, varlığın dünyası ile yokluğun gerçeği yan yana anlatılırken heyecan, hüzün ve sevda kalplere dokunacak.

Karanlık bir adamın kirli işlerini yapan Gölge, geçmişine ait sır perdesini aralamaya çalışırken işler karışır ve kendini bambaşka bir kimlikle küçük bir mahallede bulur.

Her Türk evladı asker doğar. Bazıları hem asker, hem kahraman… Bu milletin, bu ülkenin bekası için gece gündüz çalışırlar. Yeri gelir ölüme bile kafa tutarlar. Biz onlara “Kahraman” deriz. Onlar bize haykırarak cevap verir: Vatan sağ olsun!

Metin, Ali ve Feyyza orta halli bir mahallede büyümüş aynı evde aileleri ile yaşamak zorunda olan üç kardeştir. Tesisatçılık yapan Metin ve Ali “Dünya’ya barış ve mutluluk getirecek” diye iddia ettikleri bir icada imza atarlar. Kardeşler kimsenin ciddiye almadığı icatlarının gerçekten çalıştığını göstermeleriyle hayal bile edemeyecekleri bir maceranın içerisine sürüklenirler.

Orta halli bir İstanbul mahallesine konuğuz bu Ramazan. Kaybolmaya yüz tutmuş, bizi biz yapan ve birbirimize bağlayan tüm değerlerimize sımsıkı sarılmış, bir avuç insanın misafiriyiz. Oruç tutmanın sadece aç kalmak olmadığının bilincinde, helal dairenin keyfinin kafi olduğunun idrakinde ve harama lüzumsuz gözüyle bakan, her sene Ramazan ayında yaşadıklarımızı yaşayan insanlardır bize kapılarını açanlar. "Nerede o eski Ramazanlar?" demeyen insanlardır. O eski Ramazanları yaşarlar hala.
Görsel yokDizi, çocukluklarından beri bir arada olan Ela, Esme ve Ece'nin İstanbul'da buluşmalarıyla başlıyor. Üç kız, Adana'daki çocukluk yıllarından beri beraberdirler, Tarsus Amerikan Koleji'nden mezundurlar. Ece, lisenin son yılı Ferhat'a aşık olmuş, evlenmiş ve Ferhat'ın tahsilini yaptığı Londra'ya gitmiştir. Esme ve Ela, İstanbul'a okumak için gelmiş, Ela iletişim okumuş, bir reklam aşansında çalışmaktadır. Esme ise Güzel Sanatlar Akademisi'nde seramik okumakta ve Nişantaşı'nda Magrip Cafe'de çalışmaktadır. Hayat onlar için sakin akarken Ece aniden Londra'dan kaçar gelir.

Müjgan, bir zamanlar zengin olan ama şimdi fakirleşmiş bir ailenin kızıdır. Yoksulluktan kurtulmak için annesi Müjgan'ı zengin bir aile dostunun oğlu Kadim'le evlendirmek istemektedir. Müjgan bu duruma çaresiz boyun eğer. Sonunda Müjgan'ı istemeye gelirler. Tam bu sırada, Müjgan damat adayını tanımak için erkek kılığına girer.

Bütün kasabada mertliğiyle tanınan Halil, Ali Kaptan'a olan borcu yüzünden Rıza ve Olimpia'nın da aralarında bulunduğu işçilerle birlikte Ali Kaptan'ın kaçakçılık işinde çalışmak zorunda kalır. Bu sıralarda Çengi Eleni'yle yakınlaşmaya başlar. Borcunu ödeyene kadar bu "haram iş"te çalışmak zorunda olmaktan başka çaresi yoktur. Ta ki, kasabaya yeni kaymakam gelinceye dek...

Kemalettin Tuğcu'nun Üvey Baba adlı romanından TV'ye uyarlanan dram türündeki dizisidir.Üvey bir baba büyük bir mirası olan küçük kız ve bu mirasın üzerine konmak için kızını öldürmeye karar veren fakat bunu hiçbir zaman başaramayan bir alkolik bir babanın öyküsü.