İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
1964 yılında Burhaniye’de doğan Zerrin Tekindor, ilk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamlamıştır. 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olmuştur. Bu tarihte Adana Devlet Tiyatrosuna Stajyer Sanatçı olarak gitmiş, 1987 yılında da Ankara Devlet Tiyatrosunda göreve başlamıştır. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda pek çok oyunda oynamıştır. 2003 yılında İstanbul Devlet Tiyatrosuna tayin olmuştur. 2004 yılında “Müfettiş” adlı oyundaki Anna Andreyevna rolü ile, 2010 yılında “Vahşet Tanrısı” adlı oyundaki Annette Reille rolü ile ve 2014 yılında “Kim Korkar Hain Kurttan” adlı oyundaki Martha rolü ile 3. kez Afife Tiyatro Ödülüne layık görülmüştür. Bir yanda tiyatro kariyerini sürdürürken, 1990-1994 yılları arasında Bilkent Üniversitesi Resim Bölümü’nde öğrenim görmüştür. Çok sayıda yapıtı özel kolleksiyonlarda bulunan sanatçının, sergileri ve ödülleri bulunmaktadır. Televizyon kariyeri “Aşk-ı Memnu” dizisi ile başlamıştır. Zerrin Tekindor'un eski eşi Çetin Tekindor ile evliliğinden Hira isimli bir oğulları bulunmaktadır.

Başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ, Buğra Gülsoy ve Öykü Karayel'in paylaştığı Kuzey Güney, yeni sezonun en iddialı yapımlarından biri. Birbirine zıt iki karakteri oynayacak olan Tatlıtuğ ve Gülsoy, Kuzey Güney için bir araya geldi. Kuzey ve Güney çocukluklarından beri, birbirlerinde çok zıt karakterlere sahip iki kardeş. Kuzey'in serseri ve umursamaz tavırları, sorumluluk sahibi Güney'i hep sinir etmiştir. Aynı kızı seven Kuzey ve Güney'in birbirlerinden habersiz büyüttükleri sevgileri, Kuzey'in aşkını itiraf edeceği an öğrendiği acı gerçekle tokat gibi yüzüne çarpar. O günün uğursuzluğu bununla bitmeyecektir. Gecenin sonunda yaşanan acı olay, herkesin hayatını sonsuza kadar değiştirir.

İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Adnan Ziyagil, çok sevdiği eşi İnci öldükten sonra 17 yaşındaki kızı Nihal ve 11 yaşındaki oğlu Bülent ile köşkte bir başına kalır. Çocukların eğitimi için köşke yerleşen Matmazel Deniz de Courton, zaman içerisinde köşkte söz sahibi de olmaya başlar. Matmazel Adnan'ı yıllarca kendi içinde sevmiş olsa da, Adnan kendisinin yarı yaşında olan Bihter Yöreoğlu’na aşık olur ve onunla evlenir. Önce Bihter bir süre sonra da annesi Firdevs Yöreoğlu köşke yerleşir. Eşini kaybeden Firdevs’in hayattaki tek amacı lüks içindeki yaşamını sürdürebilmektir. Bihter annesine inat uğruna evlendiği Adnan’ı aralarındaki yaş farkına rağmen başlarda sevse de, bir süre sonra Adnan’ın manevi yeğeni hızlı çapkın Behlül Haznedar'a kapılır. Behlül ise Nihal’in küçüklüğünden beri ona aşık olduğunu anlamamazlıktan gelerek uzatmalı okuduğu üniversitede çapkın yaşamına devam eder; ta ki Bihter’le yasak bir aşkın içine girene kadar...

İstanbul'un orta yerinde bir masal başlıyor! Bu masal, güçlü ve karmaşık bir aşk hikâyesi ekseninde günümüz İstanbul'unda farklı kesimlerden insanların hayatlarını anlatıyor. Bir yanda iş dünyasının hırçın atmosferinde, lüks barlarda, araba yarışlarında, yatlarda, köşklerde geçen hayatlar, diğer yanda mütevazı ama tutkulu, güçlüklerle dolu ama aynı zamanda da eğlenceli insanlar. İstanbul'un rengarenk atmosferinin en çarpıcı hikayeleri, "Bir İstanbul Masalı"yla ekranlara taşınıyor.

Filmde Tilda Swinton, bir kavanoza hapsedilmiş bir Cin ile karşılaşan parlak bir bilgin Alithea rolünde. İstanbul'da bir otel odasında uzun bir sohbet sırasında Cin, Alithea'nın özgürlüğünü kazanmasına yardım etmesi halinde üç dileğini yerine getirmek için onunla bir anlaşma yapar. Alithea'nın dilekleri, zaman içinde yirmi yıl atlamayla sonuçlanır, bu arada birbirleri için beklenmedik duygular geliştirir.

Müslüm, arabesk müziğinin efsane ismi Müslüm Gürses'in hayat hikayesini beyaz perdeye taşıyor. Unutulmaz ses sanatçısının iniş ve çıkışlarla dolu yaşamının anlatıldığı filmde, Müslüm Gürses’in milyonları etkileyen müziğine, çocukluğundan ölümüne kadar geçen zamanda yaşamına etki eden kişilere ve çok sevdiğini her fırsatta dile getirdiği eşi Muhterem Nur’a odaklanılıyor.

Orhan travmatik bir kayıptan sonra her şeyini kaybetmiş ve vahşi bir yaşama yönelmiş eski bir yazardır. Her şeyi bırakarak Londra’ya yerleşir ve editör olarak çalışmaya başlar. Yıllar sonra İstanbul’a geri döner. Bu geri dönüşün nedeni zamanını Paris, Londra ve Berlin’de geçirmiş ünlü yönetmen Deniz Soysal ile tanışmaktır. Deniz hem tarihi aile köşkünden annesini taşımak hem de yeni filmi için hazırlık yapmak için İstanbul’dadır. Deniz doğup büyüdüğü şehirdeki çocukluk anıların anlattığı bir kitap yazmıştır. Orhan’ın İstanbul’daki işi, yayınlanmadan önce kitaba son dokunuşları yapmaktır. Uzun yazışmalardan sonra İstanbul’da buluşurlar. Ancak ertesi sabah Deniz ortadan kaybolur. Orhan’ın gelişi ve Deniz’in ortadan kayboluşu ilginç bir rastlantıya işarettir. Gizli bir soruşturma başlatılır. Herkes Deniz’in bir daha geri dönmeyeceğinden endişelidir.

Küçük bir kasabada yaşayan ve sürekli kendini tekrarlayan hayatının sırrını çözmeye çalışan Çiçek, ailesinin kendisine dayattığı hayatın içinde sıkışıp kalmış genç bir kadındır. Hayata dair çözülmeyen soruları olan genç kadın kasabaya yeni gelen edebiyat öğretmeni Doğan ile karşılaşınca her şey değişir. Doğan, bu yasak aşka ne kadar dirense de kendini Çiçek'e aşık olmaktan alıkoyamaz. İkili arasında büyük bir aşk başlar. Doğan ve Çiçek, farklı hayatlarına rağmen birbirlerinin yaralarını sarmaya çalışırken bir ailenin de kaderini kökünden değiştirecektir.