İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Little Boy
Film · 2015 · 106 dk · Dram, Savaş, Komedi
Kısa Cevap: Beklentiye göre izlenir — içten ama duyguya çok oynayan.
İkinci Dünya Savaşı arka planında bir baba-oğul sevgisini anlatan, sıcak ve iyi niyetli bir dram. Duygulara güçlü biçimde oynaması ve inanç temalı tonu, kimi izleyiciye fazla abartılı gelebilir.
Resmi Fragman · YouTube üzerinden oynatılır.
Yönetmen: Alejandro Monteverde

Jakob Salvati
Pepper Flynt Busbee / Little Boy

Emily Watson
Emma Busbee

Cary-Hiroyuki Tagawa
Hashimoto

Michael Rapaport
James Busbee

David Henrie
London Busbee

Ben Chaplin
Ben Eagle

Eduardo Verástegui
Fr. Crispin

Ted Levine
Sam

Ali Landry
Ava

Abraham Benrubi
Teacup

Kevin James
Dr. Fox

Tom Wilkinson
Fr. Oliver

Toby Huss
Colonel Bob

Kelly Greyson
Tyra
Son kontrol: 14 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: II. Dünya Savaşı arka planı, baba kaybı korkusu ve Hiroşima'ya atılan atom bombası ironisi içerir.
Sekiz yaşındaki Pepper, ne pahasına olursa olsun İkinci Dünya Savaşı'nı bitirip babasını eve döndürmek ister. Bir baba ile oğulun birbirine bağlılığını merkeze alan duygusal bir dram.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

11 yaşındaki bir kız, ailesi New York City'den New Jersey'e taşındığında yeni arkadaşlar, duygular ve ergenliğin başlangıcı arasında gezinir.

Küçük Riley için hayat, babasının San Francisco’da yeni bir işe başlamasıyla baştan aşağıya değişir. Orta-Batı’daki yaşamını geride bırakan Riley'ı şimdi yeni bir ev, okul ve arkadaşlar beklemektedir. Peki içindeki duyguları ona ne söyler? Neşe, Korku, Öfke, Tiksinti ve Üzüntü… Riley'nin zihninin içinde yaşayan, ona günlük hayatında tavsiyeler veren duyguları bu yeni hayata alışırken ufak bir kaosa neden olacaktır. Neşe, Riley’nin en önemli duygusudur ve onu hep pozitif tutmaya çalışır ama diğer duygular bu yeni hayatına uyum sağlama konusunda biraz şaşkındır.

Beş yeniyetme ilk tanıştıklarında hiç bir ortak noktaları yok gibi gözüküyordu. Ancak müzik; Olivia, Stella, Wen, Mohini ve Charlieyi çözülmez bağlarla birbirine bağladı ve tarihteki en iyi lise grubunun içinde olduklarını, hayallerini sınırlayan şeyleri aştıklarında ve birbirlerine yaslandıklarında gerçekten fark yaratabileceklerini keşfettiler.

P.K. bi şehirdeki yabancının düşünceler komedisidir. P.K.(Aamir Khan) Daha önce kimsenin sormadığı sorular sorar. Bunlar masum, çocuk gibi sorulardır ama cevapları enteresandır.P.K.'in masum gözlerini gören insanlar kendi monoton hayatlarını gözden geçirirler.P.K.'in sadık arkadaşları ve dostları olur. Kırık kalpleri düzeltir öfkeleri dindirir. P.K.'in çocuksu merakı kendisi ve milyonlarca insan için manevi bir yolculuğa dönüşür.Film karmaşık felsefelerin iddialı ve benzersiz yönlerini orijinal bi şekilde ortaya koyuyor. Ayrıca basit, kahkaha dolu, insani bir aşk masalı da süregidiyor. Sonuç olarak ayrı dünyalardan gelen yabancılar arasında dostluk destanı işlenmiş diyebiliriz.

Hindistan’da mühendislik okuyan Farhan, bu bölüme ailesinin zoruyla girmiştir. Farhan'ın asıl arzusu ise fotoğrafçılık eğitimi almaktır. Oda arkadaşı Raju ise fakir bir ailede büyümüş, bir an önce mesleğini eline alıp onlara bakmak için çırpınan bir mühendis adayıdır. Odalarına gelen Rancho (Aamir Khan) ise her ikisinden de tamamen farklı, tuhaf ve bir o kadar da zeki bir çocuktur. Birbirlerinin en yakın arkadaşı haline gelen Farhan, Raju ve Rancho, Rancho’nun içinde bulunduğu okulu ve eğitim sistemini değiştirme çabalarının sonucunda okulun diktatör hocası “Virus”ün görüş alanına girerler. Kendilerine ve tüm okula ilham olan, herkesten farklı düşünen ve sistemi değiştirmenin mümkün olduğunu savunan Rancho, mezun olduktan sonra ortadan kaybolur. Rancho’yu bulmak için yıllar sonra yollara düşen Farhan ve Raju, bu yolculuklarında Rancho’nun şaşırtıcı hikâyesine tanık olacaktır.

Tarihin en büyük hazine avının gerçek hikayesinden uyarlanan The Monuments Men tuhaf bir 2. Dünya Savaşı müfrezesini anlatıyor. Bu müfrezedekiler FDR tarafından sanat eserlerini Nazi hırsızlarından kurtarmak ve sahiplerine ulaştırmak için Almanya’ya gitmekle görevlendiriliyorlar. Ancak bu imkansız bir görevdir: düşman hattının arkasında kalan sanat eserleri ve her şeyi yok etme emir almış Alman ordusuyla, bu adamlar – hiç askeri deneyimi olmayan yedi müze müdürü, koleksiyon yöneticisi ve sanat tarihçisi- nasıl başarılı olabilir ki? Ancak Monuments Men olarak bilinen bu adamlar kendilerini 1000 yıllık kültürün yok olmasını önlemek için zamana karşı yarışırken, insanoğlunun en büyük başarılarını korumak için hayatlarını da riske atacaklardır..