İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 filminden 5'i İzlenir çıktı, 2 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Thomas Geoffrey Wilkinson, 5 Şubat 1948 tarihinde Leeds, Batı Yorkshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Bir çiftçinin oğlu olan Wilkinson, çocukluk yıllarının bir kısmını ailesiyle birlikte taşındığı Kanada'da geçirdi, ancak daha sonra İngiltere'ye dönerek Cornwall'da bir pub işleten ailesine katıldı. Kent Üniversitesi'nde İngiliz ve Amerikan Edebiyatı okurken tiyatroya ilgi duymaya başladı ve ardından prestijli Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerine 1970'lerin ortalarında televizyon dizileriyle başlayan Wilkinson, ilk ciddi çıkışını BBC uyarlaması "Martin Chuzzlewit" (1994) dizisindeki Seth Pecksniff rolüyle yaptı. Sinema dünyasındaki asıl büyük patlaması ise, işsiz kalan bir grup çelik işçisinin striptiz grubu kurmasını konu alan ve dünya çapında fenomen haline gelen "Anadan Doğma" (The Full Monty) (1997) filmiyle gerçekleşti. Bu filmdeki Gerald Cooper rolü, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında BAFTA Ödülü kazandırdı ve uluslararası şöhretin kapılarını araladı. Karakter oyunculuğundaki ustalığı ve çok yönlülüğü sayesinde hem İngiliz dönem filmlerinde hem de büyük bütçeli Hollywood yapımlarında aranan bir isim haline geldi. "Aşık Shakespeare" (Shakespeare in Love) (1998) ve "Bitirim İkili" (Rush Hour) (1998) gibi popüler filmlerde yer aldıktan sonra, Todd Field'ın yönettiği bağımsız drama "Yatak Odasında" (In the Bedroom) (2001) filmindeki yaslı baba rolüyle kariyerinin zirvesine çıktı ve En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterildi. Wilkinson, "Sil Baştan" (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) (2004) filminde hafıza silme işlemini gerçekleştiren doktoru, Christopher Nolan'ın "Batman Başlıyor" (Batman Begins) (2005) filminde ise mafya babası Carmine Falcone'u canlandırarak farklı türlerdeki başarısını sürdürdü. Hukuk gerilimi "Avukat" (Michael Clayton) (2007) filmindeki Arthur Edens performansı, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ikinci Oscar adaylığını getirdi. Televizyon tarafında ise HBO yapımı "John Adams" (2008) mini dizisindeki Benjamin Franklin rolüyle Altın Küre ve Emmy Ödülü kazandı. Kariyerinin sonraki dönemlerinde "Hayatımın Tatili" (The Best Exotic Marigold Hotel) (2011), Wes Anderson'ın "Büyük Budapeşte Oteli" (The Grand Budapest Hotel) (2014) ve Martin Luther King Jr.'ın mücadelesini anlatan "Özgürlük Yürüyüşü" (Selma) (2014) gibi önemli yapımlarda rol aldı. Son olarak, ikonik rolünü yeniden canlandırdığı "The Full Monty" (2023) dizisiyle ekranlara veda etti. Usta oyuncu, 30 Aralık 2023 tarihinde Londra'daki evinde geçirdiği ani kalp durması sonucu 75 yaşında hayata veda etmiştir.

Joel Barish, iki yıl boyunca beraber olduğu sevgilisinden oldukça şaşırtıcı bir haber alıyor. Kadın, bir teknolojik deneye katılarak, ilişkilerini tamamen hafızasından silmiştir. Yani Barish'in kim olduğunu bile hatırlamamaktadır. Bu gelişme üzerine küplere binen adam, aynı prosedürü kendi üzerinde de gerçekleştirmek ister...Film, adamın hafızaları silinirken, yaşanılan ilişkiyi gözler önüne serer. Adam da bir kez daha oldukça iyi başlayan ve sonradan tadı kaçan ilişkiyi izler. Fakat zaman geçtikçe ve sıra yaşanılan güzel şeylere gelince, üzerindeki müdaheleyi durdurmak ister. Pişman olmuştur!

20. yüzyılın başlarında Gustave H., Büyük Budapeşte Oteli'nin işleyişini büyük bir profesyonellikle idare eden, müşterilerini en ince ayrıntılarına kadar tanıyan bir konsiyerj görevlisidir. Bir gün otele bellboy ve komi görevlisi olarak Zero Mustafa adında genç bir adam gelir ve kısa zamanda aralarında yakın bir arkadaşlık başlar. İkili birbirlerinin sırdaşı olurken yaşadıkları şehir de büyük bir savaşa doğru sürüklenmektedir. Bu esnada Gustave'ın yaşlı sevgilisi Madame D. esrarengiz bir şekilde hayata veda eder, ikili Madame D. adlı kadına veda etmek için yola çıkar. Bir asilzade olan Madame D. adlı kadının şatosuna vardıklarında miras paylaşırken denk gelirler. Madame D., Gustave'a miras olarak paha biçilmez bir rönesans tablosu bırakmıştır ve bunun açıklanmasıyla aile içerisinde büyük bir karmaşa çıkar. Bu andan itibaren belalarla dolu bir maceraya atılan Gustave ve Zero, gerçeklerin peşinde koşarken dışarıda da bir çağ değişmektedir.

Batman efsanesinin devamı olan Batman Başlıyor'da Kara Şövalye Gotham şehrinin iyiliği için her şeyi göze alıyor. Anne ile babasının ölümünün ardından hayal kırıklığına uğrayan miras zengini Bruce Wayne (Christian Bale) adaletsizliğe karşı savaşmak ve korkanlardan beslenenleri korkutmak için dünyayı gezer. Gotham'a geri dönen Wayne, şehri tehdit eden kötü güçlerle gücü, zekası ve bir dizi ileri teknoloji cihazı kullanan maskeli kahraman Batman olarak ortaya çıkar.

Dizi, 1770 yılının soğuk karlı bir kış gününde Boston’da başlıyor. Amerika’nın bağımsızlık savaşı ve kuruluş aşamasındaki ilk 50 yılını konu alan mini dizi, tüm bunların etrafında idealist avukat John Adams'ın politik hikayesi ve dramatik aile hayatına uzanıyor..

Küçük ölçekli bir şirketin çalışkan patronu ve iki iş arkadaşı, Avrupa'ya kendileri için çok önemli bir anlaşmayı sonlandırmak için hareket ederler. Her şey son derece sıradan başlasa da kısa bir süre sonra hiç hayal edemedikleri maceralara atılmak zorunda kalırlar.

Sekiz yaşında bir çocuk olan Pepper, neye mal olursa olsun II. Dünya Savaşını sona erdirip babasını eve geri getirmeyi istemektedir. "Little Boy" baba ve oğulun birbirlerine karşı duydukları inanılmaz sevgiyi gözler önüne seren kalbinizi ısıtacak sıcacık, duygusal bir hikâyedir * gayet güzel bir aile filmi olmuş * çok güzel bir film!... insanı derinden etkiliyor resmen. hem tatlı hem sıcak hem de dramı bol filmlerden... bir de hoş bir ironi kondurmuşlar: little boy dediğin hiroşimaya atılan atom bombasının adı. üstelik birkaç gün önce de sanırım yıldönümüydü

20. yüzyılın başlarında Gustave H., Büyük Budapeşte Oteli'nin işleyişini büyük bir profesyonellikle idare eden, müşterilerini en ince ayrıntılarına kadar tanıyan bir konsiyerj görevlisidir. Bir gün otele bellboy ve komi görevlisi olarak Zero Mustafa adında genç bir adam gelir ve kısa zamanda aralarında yakın bir arkadaşlık başlar. İkili birbirlerinin sırdaşı olurken yaşadıkları şehir de büyük bir savaşa doğru sürüklenmektedir. Bu esnada Gustave'ın yaşlı sevgilisi Madame D. esrarengiz bir şekilde hayata veda eder, ikili Madame D. adlı kadına veda etmek için yola çıkar. Bir asilzade olan Madame D. adlı kadının şatosuna vardıklarında miras paylaşırken denk gelirler. Madame D., Gustave'a miras olarak paha biçilmez bir rönesans tablosu bırakmıştır ve bunun açıklanmasıyla aile içerisinde büyük bir karmaşa çıkar. Bu andan itibaren belalarla dolu bir maceraya atılan Gustave ve Zero, gerçeklerin peşinde koşarken dışarıda da bir çağ değişmektedir.

Gerçek yaşanmış bir öyküden uyarlanmış bu film İngilterenin dünya köle ticaretinin başı olduğu bir dönemde İngiltere yüce mahkemesi başkanın oğlu siyahi bir kadından doğma bir kız çocuğunu büyütülmesi için aile malikahanesine getirmesiyle başlar. Belle İngiliz aristokrasi kurallarına göre büyütülecektir ama genede onlardan biri olabilmek için alınması yol uzundur.

Asıl adı John Reid olan Lone Ranger lakaplı bir kovboyun, Kızılderili ruhani yardımcısı Tonto ile haksızlıklara karşı verdiği mücadeleyi anlatan ünlü TV dizisinin sinema versiyonuyla beyaz perdeye aktarılıyor. Yapımcılığını Jerry Bruckheimer ve yönetmenliğini Gore Verbinski'nin yaptığı filmin baş rollerini ise Johnny Depp, Armie Hammer ve Tom Wilkinson paylaşıyor.

İngiliz bir grup emekli arkadaş emekliliklerinde lüks ama daha ekonomik bir tatil geçirmek isterler. Reklam broşürlerinden Hindistan'daki Marigold Hotel'i keşfeden arkadaşlar, uzak doğuya yaptıkları bu seyahatlerinde beklediklerinden çok daha farklı deneyimlerle karşılaşacaklardır. Zira Marigold Hotel sandıkları kadar lüks değildir ama Hindistan insanlarının sıcaklığı, misafirperverliği ve bu renkli ülkenin sevecen egzotikliği Amerikalı turistlerin yepyeni duygularla tanışmasına aracı olacaktır.

Britt Reid (Seth Rogen), Los Angeles’ın en bilinen medya şirketinin varisidir. Babası (Tom Wilkinson) beklenmedik bir şekilde ölüp ona bir medya imparatorluğu bırakana kadar çılgın partilerin baş aktörü olarak amaçsız bir hayat sürer. Babasının yaratıcı çalışanı Kato (Jay Chou) ile benzersiz bir arkadaşlık kurduklarında, ikisi de hayatlarında ilk kez anlamlı birşey yapabilme şansları olduğunu düşünürler ve böylece suç ile savaşları başlar. Ancak, bunu yapmak için önce kendilerinin de suçlu olmasına ve kanunları onlara karşı gelerek korumaya karar verirler. Böylece Britt, gizli kahraman Yeşil Yaban Arısı olur ve ortağı Kato ile suç ve suçluların peşinde sokaklara çıkar..

II. Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler’e karşı düzenlenen başarısız suikast girişimini konu alan, Tom Cruise’un başrolde olduğu tarihi bir gerilim filmidir. Film, Nazi rejimini içeriden çökertmeyi amaçlayan Alman subaylarının cesur planını anlatır. Albay Claus von Stauffenberg (Tom Cruise), Nazi rejiminin işlediği katliamları gördükten sonra Hitler’e karşı harekete geçmeye karar verir, planın adı ise “Operasyon Valkyrie”’dir. Bu operasyon, Hitler’e suikast düzenleyip ardından Valkyrie adlı acil durum planını kullanarak Nazi rejimini içeriden devirmeyi hedefler.

Batman efsanesinin devamı olan Batman Başlıyor'da Kara Şövalye Gotham şehrinin iyiliği için her şeyi göze alıyor. Anne ile babasının ölümünün ardından hayal kırıklığına uğrayan miras zengini Bruce Wayne (Christian Bale) adaletsizliğe karşı savaşmak ve korkanlardan beslenenleri korkutmak için dünyayı gezer. Gotham'a geri dönen Wayne, şehri tehdit eden kötü güçlerle gücü, zekası ve bir dizi ileri teknoloji cihazı kullanan maskeli kahraman Batman olarak ortaya çıkar.

Joel Barish, iki yıl boyunca beraber olduğu sevgilisinden oldukça şaşırtıcı bir haber alıyor. Kadın, bir teknolojik deneye katılarak, ilişkilerini tamamen hafızasından silmiştir. Yani Barish'in kim olduğunu bile hatırlamamaktadır. Bu gelişme üzerine küplere binen adam, aynı prosedürü kendi üzerinde de gerçekleştirmek ister...Film, adamın hafızaları silinirken, yaşanılan ilişkiyi gözler önüne serer. Adam da bir kez daha oldukça iyi başlayan ve sonradan tadı kaçan ilişkiyi izler. Fakat zaman geçtikçe ve sıra yaşanılan güzel şeylere gelince, üzerindeki müdaheleyi durdurmak ister. Pişman olmuştur!

Dedektif ve Müfettiş Lee, Hong Kong polisine bağlı uzak doğu dövüşleri konusunda rakip tanımayan son derece başarılı bir polis memurudur. Hayatta en çok değer verdiği varlık ABD'ye Çin Konsolosu olarak atanan çok saygı duyduğu bir bürokratın 11 yaşındaki kızı Soo Yung'dur. Soo Yung içinde Lee, en iyi dostu ve koruyucu meleğidir. Fakat, Çin Konsolosu, ABD'ye gidip yeni görevine başladıktan kısa bir süre sonra, Soo Yung kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırılır. Bunun üzerine Lee, Amerika'ya gönderilerek Soo Yung'u bu kişilerin elinden kurtarmakla görevlendirilir. Lee, Amerika'da hiç ummadığı bir durum ile karşılaşır. FBI, LAPD dedektiflerinden biri olan James Carter'ı (C. Tucker) da bu iş için görevlendirmiştir. Carter, sorumsuzluğu, vurdumduymazlığı ile çalıştığı kişiler için bir kabustur. Fakat FBI'ın amacı bir yabancı olan Carter'ı kendi işlerine karıştırmamaktır.

Altı işsiz adam, bir erkek striptiz grubundan aldıkları ilhamla, kendi striptiz şovlarını hazırlayarak bir servet kazanabileceklerini düşünürler, ama arada küçük bir fark vardır. Anadan doğma kalmaya ve tümüyle soyunmaya niyetleri vardır! Bu inanılmaz komik, içten eğlencede, bu altı arkadaş tüm dünyaya karşı önlerini açma cesaretini toplarlar.

Fleeing their doomed warren, a group of rabbits struggle to find and defend a new home.

Dizi, 1770 yılının soğuk karlı bir kış gününde Boston’da başlıyor. Amerika’nın bağımsızlık savaşı ve kuruluş aşamasındaki ilk 50 yılını konu alan mini dizi, tüm bunların etrafında idealist avukat John Adams'ın politik hikayesi ve dramatik aile hayatına uzanıyor..