İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 dizisinden 5'i İzlenir çıktı
Ercan Kesal was born on 12 September 1959 in Avanos, Nevsehir, Turkey. He is an actor and writer, known for Once Upon a Time in Anatolia (2011), You Know Him (2020) and The Pit (2016). He has been married to Nazan Kesal since 2005.

Polis Akademisi'nde öğrenci olan Sarp ve Mert, kardeş olduklarından habersiz birbirlerine rakip olurlar. Bu rekabet, içine girdikleri tehlikeli hayatlarda da devam eder.

Dizide, genç ve hırslı dedektif Kemal ile tecrübeli ortağı Settar, İstanbul’da işlenen gizemli bir seri cinayet vakasının peşine düşüyor. Hem kişisel hayatları hem de olaylara yaklaşımlarıyla birbirine tamamen zıt bu ikiliye, bir üniversitede öğretim görevlisi olan Yaşar da katılıyor. Ekip, cinayetleri çözmeye çalışırken buldukları her delille yüzyıllar boyu saklı kalan bir sır perdesini de aralıyor. Bu sır açığa çıkmaya yaklaştıkça, her bir karakterin geçmişinin hayaletleri de ortaya çıkmaya başlıyor.

Kendine has karakterleri ve sert kurallarıyla renkli bir Roman mahallesi olan Çıngıraklı’nın “koruyucusu” konumundaki mafya lideri Kartal ile Organize Büro’nun gözü kara ve kural tanımaz komiseri Efe’nin arasındaki kovalamaca oyunu bir cinayet vakasıyla ters yüz olur. Katili yakalamak için girdikleri yollar onları hiç tahmin etmeyecekleri bir ismin karşısına çıkaracaktır.

Dört tarafı narenciye bahçeleriyle sarılı, sırtını Magarsus Antik Kenti’ne yaslamış bir sahil ilçesi Sarıbahçe... Despot bir narenciye tüccarı Halil Kurak… Ve bu narenciye krallığını ileride yönetmeye talip üç muhtemel varis... Tansu, Turgut ve Beton…

İşsiz annesiyle yaşayan genç ve hırslı bir halterci olan Hatice’nin amacı uluslararası yarışmalarda madalya kazanan sporculara sağlanan ömür boyu ödeneği kazanmaktır. Her ne pahasına olursa olsun başarı peşinde koşarken dünya şampiyonasında alışılmadık bir doping tekniği kullanmaya karar verir: Hamile kalarak hormonlarını arttıracak ve sonrasında kürtaj yapacaktır. Ancak denemeleri düşündüğü gibi yolunda gitmeyince beklenmedik yollara sapması gerekecektir.

Ağabeyinin işlediği bir suç yüzünden yıllarca hapis yatan bir adam, kırgın hâlde ailesiyle yeniden buluştuğunda küçük yeğeniyle kurduğu bağ sayesinde umut ve şifa bulur.

Hasta annesinin ölümü ile sarsılan Ali, babasından intikam almak üzere gizemli bahçıvanıyla kafa kafaya verir. Ancak ailesi ve yetkililer yaşlı adamın ortadan kayboluşunu araştırdıkça Ali eylemlerinin haklılığından şüphe etmeye başlar.

Anadolu’da küçük bir kasabada, genç bir çift, Emre ve Nazlı, geceyi beraber geçirmek için bir otel odası arar. Her yerden reddedildikten sonra, nihayet bir yolunu bulduklarını düşünürler. Oysa işler kısa sürede çığrından çıkar.

Bir mahkûm, kızıyla yeniden görüşüp kendini affettirmek için bir gardiyan eşliğinde memleketine gider ancak öğrendiği trajik gerçek, bu seyahati mahveder.

Yıllar sonra bir araya gelen üç kardeş: Cemal, Suzan ve Kenan… 30 yıl ayrı kaldıktan sonra, yıllardır haber almadıkları babalarından gelen bir telefon üzerine Hasanlar Köyü’ndeki evlerine giderler. Birbirini çok az tanıyan üç kardeş, köye vardıklarında babalarının öldüğünü öğrenirler. Cemal, Suzan ve Kenan acayipliklerle dolu bu köyde hem birbirlerinin hem kendilerinin hem de babalarının kim olduğunu anlama fırsatı bulurlar.

Sevgilisiyle birlikte olduğu gece karısı ve küçük kızını trafik kazasında kaybeden Ahmet, “akıl-fikir işleri” yapan mühim bir şahsiyettir. Kimseyi umursamayan, hiçbir şeyin önünde eğilmeyen biri olarak bu trajik olaydan pek etkilenmeden yaşamına devam eder ama bir süre sonra, görünürde bir sebep olmaksızın kendinde ve yaşamında bazı değişimler olmaya başlar. Küçük terslikler, tuhaf aksilikler art arda gelmekte, çok sevdiği kadınlarla arası bozulmakta, hayat karşısında zorlanmakta ve kendisinden beklenmeyecek zafiyetler göstermektedir.

8 Çocuklu Midyatlı sıradan bir kadın olan Xate'nin komşularından tek farkı, kocasının Midyat Belediye Başkanı olmasıdır. Bir gün, başına gelenler onun da Midyatlılar'ın da hayatını değiştirir. Okuma yazması olmayan Xate, Midyat Belediye Başkanı olur. Mutfak işlerine girişir gibi giriştiği devlet işlerinde çocuklarının kendi aralarındaki çocukça rekabeti, Midyat halkına kahkahalar attıran maceralara neden olur. Ancak hiçbir şey Xate'yi yolundan döndürmez. Hükümet gibi kadın Xate, işleri elinin hamuru ile çözmenin yolunu her seferinde bulur. Midyat'ta henüz kimse farkında olmasa da sadece onun için değil, tüm ülke için hayat eskisi gibi değildir aslında. Fakat en azından Midyat'ın değişimine giden yol, kahkahalarla doludur.

Hükümet Kadın 2'de ilk filmde yaşananların 7 yıl öncesine gidiyor. Xate ve kocası Aziz Veysel'in, Faruk ile olan azılı mücadelesine tanık oluyoruz. Xate'in, Güneydoğu'nun ilk kadın belediye başkanı olmasına henüz yedi yıl vardır ve şimdilik, belediye başkanı Aziz Veysel'in eşi olarak yaşamaktadır. Faruk'un bitmek bilmeyen koltuk sevdasının kökeni de bu günlere dayanmaktadır. Xate, sıradan sabahlardan birinde Aziz Veysel'i evden uğurlarken beklenmedik bir sürprizle karşılaşır. Bu kötü sürpriz de Xate ve Faruk'u bir kez daha karşı karşıya getirir. Daha da beklenmedik olanı ise tüm kasabalıyı şaşkına çeviren erken seçim kararıdır.

Basri, demir yollarında yol bekçisi olarak çalışmaktadır ve yalnızdır. Tek oğlu olan Seyfi tam 18 yıl önce, okuduğu üniversitede öğrenciyken gözaltına alınmış ve o günden sonra hiç kimse Seyfi'den başka bir haber alamamıştır. Bu durumda ne ölüdür Seyfi ne sağ, ne vardır ne de yoktur. Basri'nin oğlu kaybolduktan altı yıl sonra karısı da ölmüştür. Basri, oğlunun kayıbından sonra yavaş yavaş toplumdan soyutlamaya başlamıştır kendini. Onu günden güne çepeçevre saran bir umut yaşatmıştır bugüne kadar. Her gün kontrol etmek için üzerinde yürüdüğü tren yolları, on sekiz yıldır aralıksız, her ayın başında ve ortasında oğlunu bulmaları için yazdığı dilekçeler… Anadolu'nun bereketli toprakları ve onu sarıp sarmalayan uçsuz bucaksız tren yolları, umut ve vicdan…

Cemal, Akhisar'da babası ile aynı evde yaşayan ve aynı berber dükkanında çalışan genç bir adamdır. Herkesin birbirini tanıdığı bu kasabada, gayet sıradan gibi görünen insanların bazı olağanüstü güçleri vardır. Ama hiçbiri süper kahraman değildir, bilakis sıradan problemleri olan, sıradan insanlardır.

Aldıkları bir iş teklifi sonrasında Yozgat'a taşınan müzik öğretmeni ve şarkıcı Yavuz ve öğrencisi Neşe hayatlarının önemli bir dönüm noktasına adım atmak üzeredir. İcra ettikleri müzik türüyle bu yeni şehirde kimsenin ilgisini çekemeyen ikilinin çabalarına, buraya taşındıkları ilk günlerde tanıştıkları Sabri'nin yardımları da eklenir ancak sonuç yine olumsuzdur. Bu olumsuz sonuç beklenmedik gelişmeleri de beraberinde getirir...

Gece bitmek bilmez. Anadolu’nun bozkırında saatlerdir süren bir cinayet soruşturması herkesi yormuştur. Savcı, komiser, jandarma ve doktordan oluşan bir ekip, Kenan’la Ramazan’ın gömdüğü cesedi aramaktadır. Kenan, Yaşar’ı gömerken sarhoş olduğunu, yalnızca top gibi bir ağacı ve bir çeşmeyi hatırladığını söylemiştir. Ceset ya o tepenin ardındadır, ya bu tepenin… Engebeli, yılankavi yolların sırtında iş uzadıkça uzar. Araba farlarının titrek ışığında kuru otlar savrulur, gölgeler büyür, karanlık adım adım koyulaşır. Arap Ali, doktora yaklaşıp “Çoluk çocuk sahibi olunca anlatacak bir hikâyen olur. Fena mı?” der. “Bir zamanlar Anadolu’da, dersin, ücra bir yerde görev yaparken işte başımdan böyle böyle olaylar geçti dersin. Anlatırsın yani masal gibi.”

Yaklaşan genel seçimlere bir muhalefet partisinden aday olarak girecek iş adamı Servet, ıssız bir yolda trafik kazası yapar. Ölümle sonuçlanan kaza sırasında araçta bile olmayan şoförü Eyüp’e para verip yalan söyleterek ölümün sorumluluğunu almasını ister. Servet, kendisi yerine hapse giren Eyüp’ün karısı Hacer ile de ilişkiye girmeye başlayınca, olaylar sonunda bir aile dramına sebep olacak kadar karışır.

Yusuf kasabada ona bir gelecek olmadığına karar vererek İstanbul'a gelmiştir. Daha önce şehre yerleşmiş akrabası Mahmut'un yanında kalıp uzaklara giden gemilerde miço olarak iş bulmak ister. İdeallerine ulaşmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Fotoğrafçı Mahmut ise, idealleriyle arasının gitgide açıldığının bilincindedir. Üstelik, kendini bu durumdan kurtarmak için de hiçbir şey yapamaz ya da yapmaya yanaşmaz.

1970'lerin İstanbul'unda zengin bir adam ile tezgâhtar bir kız arasındaki yasak ilişki, ömür boyu sürecek saplantılı bir aşka dönüşür. Orhan Pamuk'un aynı adlı eserinden uyarlandı.

Zülfikar Karslı, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle otogardaki eski gücünü yitirirken, herkes gözünü yurt dışından döneceği söylenen oğlu Zafer’e dikmiştir. Babasından kalan borçlarla boğuşan seyyar tamirci Timur’un yolu bu sırlarla dolu aileyle kesişir ve hiç bilmediği bir kaderin içine, Zülfikar Karslı'nın veliahtı Zafer Karslı olarak adım atar. Zülfikar'ın çocukları Kudret, Derya, Cennet, Zafer ve Zafer'in eşi Reyhan için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Dört tarafı narenciye bahçeleriyle sarılı, sırtını Magarsus Antik Kenti’ne yaslamış bir sahil ilçesi Sarıbahçe... Despot bir narenciye tüccarı Halil Kurak… Ve bu narenciye krallığını ileride yönetmeye talip üç muhtemel varis... Tansu, Turgut ve Beton…

Güzide, saygıdeğer bir aile mahkemesi hakimidir. Pek çok evliliği yıkımdan kurtarmış, birçok çocuğun hak ettikleri şefkat ve sevgiyi görmesini sağlamış, her zaman adaletin yanında olmuş dürüst ve prensipli bir kadındır. Kocası ve iki çocuğuyla örnek bir aile olduklarını, onurlu bir hayat yaşadıklarını, evliliklerinin bundan sonrasının alışılmış bir sevgi, mutluluk ve huzur içinde geçeceğini sanmaktadır. Bir gün Güzide'nin tesadüfen çektiği bir ilmek çorap söküğü gibi ilerler ve mutlu sandığı ailesinin sıcak bir yuva değil, kumdan bir kale olduğunu anlamaya başlar.

Kendine has karakterleri ve sert kurallarıyla renkli bir Roman mahallesi olan Çıngıraklı’nın “koruyucusu” konumundaki mafya lideri Kartal ile Organize Büro’nun gözü kara ve kural tanımaz komiseri Efe’nin arasındaki kovalamaca oyunu bir cinayet vakasıyla ters yüz olur. Katili yakalamak için girdikleri yollar onları hiç tahmin etmeyecekleri bir ismin karşısına çıkaracaktır.

Dizide, genç ve hırslı dedektif Kemal ile tecrübeli ortağı Settar, İstanbul’da işlenen gizemli bir seri cinayet vakasının peşine düşüyor. Hem kişisel hayatları hem de olaylara yaklaşımlarıyla birbirine tamamen zıt bu ikiliye, bir üniversitede öğretim görevlisi olan Yaşar da katılıyor. Ekip, cinayetleri çözmeye çalışırken buldukları her delille yüzyıllar boyu saklı kalan bir sır perdesini de aralıyor. Bu sır açığa çıkmaya yaklaştıkça, her bir karakterin geçmişinin hayaletleri de ortaya çıkmaya başlıyor.

İstanbul’un en belalı mahallerinden Çukur’un kontrolü Koçova ailesinin elindedir. Koçovalıların Çukur’u yönetirken en önemli kuralları da uyuşturucuya asla izin vermemeleridir. Ancak gözünü bu mahalleye dikmiş ve bu yasağı kırmaya hazırlanan yeni bir grubun ortaya çıkması ile mevcut düzen bozulur.

Polis Akademisi'nde öğrenci olan Sarp ve Mert, kardeş olduklarından habersiz birbirlerine rakip olurlar. Bu rekabet, içine girdikleri tehlikeli hayatlarda da devam eder.